Bir uyarı yapayım sonra okurken "noluyoz bea?" olmayın. Yoongi, Jimin ve Taehyung lisede aynı sınıftalar. Yoongi onlardan büyük ama geç yazıldığını düşünün. Hani çoğumuzun başına gelen şey dbebwhwhsj bakınız ben ilkokuldayken sınıftaki herkesten 10 ay küçüktüm :(
Neyse öyle işte. Artık başlıyoruz yavaş yavaş.
İyi okumalar. ~
Günlerden pazartesiydi, bu bile Jimin için katlanılmaz bir sebepken matematik sınavının da bugün olması onda bileklerini dikine kesme isteği uyandırıyordu. Lise, Taehyung ve Yoongi olmasa, onun için çekilmezdi. Her seferinde on yaşındaki hallerine geri dönmek istiyordu. O zamanlar her şey daha kolaydı çünkü. Dersler kolaydı, tek derdi video oyunlarında level atlayıp atlayamamaktı. Şimdi ise lanet matematik konularıyla uğraşıyordu. (yazarınız dilci olduğu her ana şükredip matematiğe sövecek elbette ♡)
Jimin oflayarak inledi ve elindeki kalemi masaya bırakıp kafasını masaya yasladı. Onun bu halini izleyen Yoongi, gözlerini devirdikten sonra okuduğu kitaba geri döndü. Bir haftadır matematik sınavına çalıştığı için şu an da çalışma gereği duymuyordu. Park Jimin, her zaman olduğu gibi işlerini son güne bırakmayı tercih etmişti. Matematik sınavı da buna dahil.
"Vazgeç." dedi Yoongi. "Bu kadar çalışmayla geçer not asla alamazsın."
Taehyung kulağında kulaklıklarıyla onlardan soyutlanmıştı. Önünde ki notlara bakıyor, kendince tekrar yapıyordu.
"Sağol ya," dedi Jimin başını kaldırmadan. Sadece gözlerini açmıştı. "Çok yardımcı oldun."
"Sana bir haftadır çalışman gerektiğini söylüyorum. Beni dinlemedin, ah, gerçi ne zaman dinledin ki?" dedi sitemkar şekilde Yoongi. Kitabın sayfasını çevirirken gözlüklerini düzeltti. Jimin bakışlarını Yoongi'nin üzerine çevirdiğinde, bir iç çekti. Büyük olan bunu sıkıldığı için yaptığını düşünmüştü ama asıl sebep farklıydı. Yine içi gitmişti Jimin'in. Yoongi, altı yıl içinde o kadar, o kadar güzelleşmişti ki, Jimin ne zaman ona baksa, iç çekmekten alıkoyamıyordu kendini. Yıllar birbirini kovalarken Jimin kendinde bazı şeyleri fark eder olmuştu. Mesela erkeklerden hoşlanması gibi. Küçüklüğünden beri Yoongi'ye olan ilgisini açıklığa kavuşturmuştu tam iki yıl önce. Yoongi'yi seviyordu, bunu bilen tek kişi de Taehyungtu. Fakat uzun bir süre Yoongi'ye söylemeye niyeti yoktu, mesela hayatının sonuna kadar. Öğrenirse vereceği tepkiden ve arkadaşlıklarının bozulacağından korkuyordu. Jimin'in ne kadar içi yansa da, hislerini açığa çıkarmamaya kararlıydı.
"Kalacağım ben bu sınavdan." Taehyung kulaklıklarını çıkarıp ofladı. Önünde ki defteri sinirle kapattı.
"Hayır, kalmayacaksın." dedi Yoongi. "Bazılarımızın aksine, sende günlerdir çalışıyorsun." derken Jimin'e bakış atmayı ihmal etmemişti.
"Aman iyi," dedi Jimin. "İkiniz geçeceksiniz ben kalacağım tamam anladık."
"Yalnız birazdan zil çalacak." Taehyung kulaklıklarının ceketinin cebine sıkıştırırken söyledi.
"Kalksak iyi olur."
Hepsi aynı anda ayaklandılar ve kafeteryadan çıkarak, koridorda yürümeye başladılar. Yoongi ve Jimin yan yana yürürken, Taehyung biraz gerilerindeydi. Taehyung aniden omzunda bir baskı hissettiğinde irkildi fakat tanıdık kokudan gelenin sevgilisi olduğunu anladı.
"Yavrum," dedi Bogum. Taehyung hafifçe tebessüm etti. Bogum ve Taehyung yaklaşık yedi aydır birlikteydi. Taehyung Bogumla çıkma fikrinin, onu unutabilmek için iyi bir yol olduğunu düşünmüştü. İlk başlarda oldukça zorlanmıştı ama yavaş yavaş alışıyordu. Taehyung kendini çok fazla açmıyordu, küçük öpücükler, el ele tutuşma ve sarılmanın ötesine hiç geçmemişlerdi. Böyle yaparak Bogum'u üzdüğünün çokça farkındaydı ama elinde değildi. Bir şey onu engelliyordu, yıllar önce gömdüğü hisleri, onun için çok büyük bir engeldi aslında.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
alone,sick,lover | yoonmin
FanfictionMin Yoongi hep yalnız ve hastaydı. Park Jimin ise aşıktı. #Yan çift vkook#
