10-TATİLE GİDİYORUZ

979 31 2
                                        

HALE DİLA DEMİR...

Elimdeki kahve bardağını bırakıp,ağır adımlarla yukarı çıkmaya başladım.sabaha kadar uyuyamamıştım.söylediği şeyleri kafamda kurup durmuş,3 sezonluk dizi çıkarmıştım.

Belkide beni en çok etkileyen o son söylediğiydi.Eğer ciddiyse bir daha karşısına çıkmaya niyetim yoktu.yüzsüzlüğünde bir sınırı vardı.benim yüzsüzlüğümün bile...

Okul formamı giydim ve spor ayakkabılarımı ayağıma geçirdim.ağır adımlarla okula doğru yürürken melis'e ne anlatacağımı düşünüyordum.Aral'ı tabiki anlatamazdım.o zaman mecburen Barış'la ilgili bütün sorularını yanıtlıyıcaktım.

Okulun büyük kapısından içeri girdiğimde herşey aynıydı.ben hariç herşey.okul binasına doğru ilerlerken melis'in koşarak yanıma geldiğini gördüm ve yüzüme kabul göreceğini umduğum bir gülümseme takındım.

Kabul görmediğini bir saniye sonra melis'in gülümsemesi solup kaşları çatıldığında anlamıştım.kolumdan tutup sınıfa doğru sürüklemeye başladı.bir taraftanda endişeyle konuşuyordu.

"Ne-Ne oldu sana böyle!?"

o kadarmı kötüydüm?sabah keşke  aynaya bir gözatsaydım diye hayıflandım.

"Ne varmış?"

"Ne yokki!gözlerin kıpkırmızı ve şişmiş.yüzünden yorgunluk akıyor ve her an düşüp bayılacakmış gibi duruyorsun.kısacası Berbatsın!"

"Ah çok saol.çok iyi moral veriyorsun."

"Moral vermeye çalışmıyordum zaten.dün barış'la neler oldu?"

Bizim bağrışmamız yüzünden herkesin bize sanki  dinazor görmüş gibi bakmasını saymassak normal bir şekilde sınıfa gelmiştik.

Hemen yerime geçtim ve kafamı sıraya koyup uyuyabilmeyi diledim.

Tabi melis'in 5 dakika sonra kafama bir şaplak patlatmasıyla dileklerimin bir kez daha kabul olmadığını öğrenmiş oldum.

Pes  edip kafamı kaldırdığımda merakla bana bakıyordu.

"Hiç birşey olmadı Melis tamam mı?beni eve bıraktı o kadar."

"Sadece bu mu?hiçbirşey söylemedi mi?"

"Kedicik dedi..."

"Kedicik mi?"

Yüzünü buruşturmasına karşılık güldüm.bunu yapınca çok komik oluyordu.

"Evet kedicik.ona küçük,ürkek kedileri hatırlatıyormuşum."

"Ama bu çok...tatlı."

"Evet çok tatlı.şimdi uyuyabilir miyim?"

"Evet!"

Mutlulukla gülümseyip yanağıma bir öpücük kondurdu.onu mutlu edebilmek çok kolaydı.zihnimi dış etkenlere kapattım ve düşünmeyi bıraktım.gözlerim kapanırken onun kokusunu duymuştum.

Hemen kafamı kaldırıp vanilya kokusunu takip ettim.tam arkama oturmuştu ama yüzüme bile bakmamıştı.

Aslında bir bakıma mutlu oldum. çünkü şu anda gerçekten melis'in anlattağı gibiysem sırf göz zevkini bozdum diye beni öldürebilirdi.

Hoca sınıfa girip anında ders anlatmaya başladığında konuya çok uzaktım.bu gidişle sınıfta kalıcaktım.

sinirle ofladım ve kafamı duvara  bakarmış gibi hafif arkaya çevirmeye çalıştım.Boş,boş tahtaya bakıyordu.bakışlarını bana odakladığında hemen önüme döndüm ve saçlarımı önüme getirdim.cidden tenefüste bir lavaboya uğramalıydım.

~~~~~~~~~~

Kendimi toparlamış her zaman ki halime dönmüştüm.gerçi normalde de güzel olduğum söylenemezdi ama yüzüme bakılabilicek bir haldeydim.

Gün o kadar hızlı geçmişti ki okulun nasıl bittiğini anlamamıştım.Melis'le birlikte çıkış kapısına yürürken Barış'ın arabasını gördüm.

Melis'e döndüğümde şimdiye kadar ki gördüğüm en büyük gülümsemseyi sergiliyordu.ona gözlerimi devirerek Barış'a döndüğümde yanımıza doğru geliyordu ve yüzünde onu çok yakışıklı gösteren bir gülümseme vardı.

Yanımıza geldiğinde anında kollarını bana doladı.Şaşırdığım için tepki verememiştim.

Ayrıldığımızda gülümsemesi biraz solmuştu sanki ama önemsemedim.

"Bu-Burada ne işin var?"

"Sana tekrar görüşeceğimizi söylemiştim kedicik."

Melis'le ikisi konuşurken etrafıma bakınmaya başladım.Aral'ı gördüğümde tek kaşını kaldırmış alay edercesine gözlerini bana dikmişti.birden içimi tarifi imkansız bir öfke sardı.kimseye böyle davranmaya hakkı yoktu.

Barış'ın sesiyle kendime geldiğimde öfkemi dizginlemeye çalışıyordum.

"Sen bizi dinliyor musun kedicik?"

"Afedersiniz ne diyordunuz?"

"bir tatile çıkalım diyordum.biraz kafamızı dağıtırız.Baran'la konuştum.Quinn ,Aral'ı ikna edecek.Melis'te evet dedi.sen kabul edersen?"

"Ben nasıl olur-"

"Hadi ama kedicik.oyun bozanlık yapma."

Seçeneklerimi tarttım.kabul etmemek için bir bahanem yoktu.hem kabul etmezsem Melis'in gazabıyla karşılaşırdım ve ömür boyu bunu kafama kakardı.

"Tamam.kabul."

"Evet!o zaman 3 gün sonra Bodrum'dayız."

Melis milyonlar kazanmış bir evsiz gibi seviniyordu.onun bu coşkusuna karşılık gülümsedim.

Barış bir anda elime yapışınca ne olduğunu şaşırmıştım.

"Hey nereye!"

"Tatil alışverişine kedicik."

"Ben ne?hey!"

Kendimi bir anda arabanın içinde bulmuştum.Melis'e baktığımda bu halimize kahkahalar atıyordu.gözlerim onu bulunca çenesinin seğirdiğini gördüm.gözlerinde gördüğüm ise...öfkeydi.saf öfke.

Arkadaşlar özür dilerim diğer hikayelerimden dolayı biraz geç geldi.bundan sonra daha sık yazmaya çalışacağım.yorumlarınızı okudukça çok mutlu oluyorum ve ne yazacağımı kafamda toparlayabiliyorum bu yüzden onlara çok ihtiyacım var.bu arda vote'lerseniz sevinirim.bir saniyenizi almaz.sizi seviyorum.benimle kalın!!♥♥

KELEBEKBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin