❝ hiç sevilmemişsin gibi kalbini ortaya dökmüşsün ❞

492 66 86
                                        

Uyanalı tam olarak yedi saat geçmişti. Natalie kıyafetlerini çıkardıktan sonra yemek hazırlamak için mutfağa geçmiş ve beni de yanına çağırmıştı. Pişmanlığım her saniye artarken, Natalie beni yanında tutarak -farkında olmasa da- bana acı çektiriyordu fakat bunun için onu suçlayacak değildim; hiçbir şeyden haberi yoktu. Yine de, elimden geldiğince ona bakmamaya çalışıyordum ve umarım bunu fark etmezdi; barışalı kaç gün olmuştu ki?

Natalie ve Michael ile birlikte yemek yerken, Michael'ın ağzından bir şey kaçıracağını ya da aramızda geçenleri direkt anlatacağını düşündüm. Aslında, tüm düşüncelerimin başında, Michael'ın beni tehdit etmesi yatıyordu. Yemek vaktine kadar Michael ile yaşadıklarımızın Natalie'ye ulaşmasıyla tehdit edileceğimden o kadar emindim ki Natalie öğrendiğinde ne söyleyeceğimi bile planlamıştım. Hepsi benim suçum. Ona göz yummamalıydım. İçmişti ve büyük ihtimalle sarhoştu, ben de pek iyi hissetmiyordum. Olayların gelişimini fark ettiğimde, dürüst olmak gerekirse, durdurmak içimden gelmedi. Biliyorum, beni kurtarabilecek bir açıklama değil ama mantıklı bir açıklamam yok, sadece oldu ve bunun için çok üzgünüm. Şimdi beni öldürebilirsin.

Bu konuşmayı zihnimde planlarken bile Michael'ı düşünüyor olmam ve onu olaydan olabildiğince uzak tutmam, sabahki davranışını es geçmem bile durumu daha karmaşık bir hale sokuyor ve sürekli kendime sevgilimin Natalie Clifford olduğunu hatırlatmama sebep oluyordu. Michael değil, Natalie.

Fakat bir şey olmadı, düşüncelerimin aksine. Michael bu konu için tek kelime bile etmedi, ne bana ne de Natalie'ye. Sadece masaya oturduk ve çoğunlukla Natalie konuşurken onu dinledik, ara sıra birkaç kelime sarf etsek de çoğu zaman ikimiz de sessizdik fakat benimkinin sebebi tamamen gerginlikti; Natalie'nin neşeli ifadesinin düşme olasılığı her anımda beni korkutuyordu. Michael ise çok daha rahat gibiydi, bazen sesli bir şekilde bile güldü ve sadece o zamanlarda ona baktım. Güzel yüzünü gözlerimden ve zihnimden uzak tutmak fazlasıyla zordu fakat kafamı yemek tabağımdan kaldıracak cesareti pek bulamamıştım.

Sonrasında, Natalie ile ben bulaşıkları yıkadık ve Michael da odasına çıktı; bu eve geldiğimden beri, ben dışında değişen bir şey yoktu. Duygularımın ve davranışlarımın değişime uğradığı barizdi fakat bunun iyi mi yoksa kötü mü olduğunu hâlâ çözememiştim. Diğerleri ise aynı gibiydi. Natalie barıştığımızdan beri daha çok üzerimde duruyordu ve Michael ise sürekli bir duygu değişimi halindeydi, Natalie bunu farklı karşılamadığına göre bu da sıradan bir şeydi.

Natalie'nin ısrarlarıyla geçtiğim yatağında, kız arkadaşım pijamalarıyla yanımda uyuklarken düşündüğüm şey ne kadar değiştiğimdi. Görünüş olarak bir şey söyleyemezdim; her zamanki gibi, yanıma ne getirdiysem onlardan birini giyiyordum fakat duygusal yönden bir değişiklik içinde olduğum açıkça görülüyordu. En başında, Natalie'yi eskisi kadar sevmediğime karar vermiştim. Bu belki de kısa süre önce gerçekleşen kavgamızdan ötürüydü, belki de kavga sadece bir bahaneydi; bir fikrim yoktu. Yine de, ona baktığımda aynı duyguların içimde yeşermediğinin farkındaydım. Artık onu melek gibi görmüyordum, hatta güzel yüzü bana biraz sıradan gelmeye bile başlamıştı ve kusurları olduğunu fark etmiştim. Öncelikle, elleri küçük bedenine oranla biraz büyük kaçıyordu ve yüzü için daha fazla makyaj malzemesi kullanmaya başlamıştı. Ruj ve rimelin yanında artık bir göz kalemi de vardı. Ellerinin kuru olmamasının sebebi kullandığı kremlerdi ve yüzünde sivilce çıkmamasının da öyle. Beraber olmaya başladığımızdan beri çikolata yediğini nadiren görmüştüm, birlikte sinemaya gittiğimizde patlamış mısıra el sürmemişti bile.

Natalie gerçekten bakımlı biriydi, oysaki küçükken sevgilimin yanımda rahat olmasını isterdim. Natalie rahattı fakat yine de evde makyajla dolaşıyordu, neredeyse hiç abur cubur yemiyordu, sağlıklı beslenmeye özen gösteriyordu. Sanırım bu, yetiştirme biçimiyle ilgiliydi ya da Natalie kendini bildi bileli böyleydi. O, her zaman böyleydi, kimsenin yanında rahat değildi.

kill him with kindness || mukeBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin