Başımı iki yana sallayarak okul binasına doğru yürüdüm. Ciddi ciddi bana bebeğim diyordu.Gözlerimi kaçıncı olduğunu bilmediğim kez devirerek binaya girdiğimde kendimi garip hissediyordum. Sanki yalnızlığımın tortul tabakası yavaş yavaş kazınmış, bana nefes alabileceğim bir alan yaratılmıştı.
Göğsümdeki sıkışma yalnız olmadığımı hissettiğim, o numaranın sahibinin bana hissettirdiği duyguydu. Adı neydi bilmiyorum ama sanki IQ fazlalığı yüzünden kendinden yaşça büyüklerle okumak zorunda kalma zorunluluğumun içimde yeşettiği öfke ve sürekli kendini koruma iç güdüsünü bir anda daha kaldırılabilir bir dozaja getirmişti.
Titreyen telefonu almak için elimi cebime attığımda sınıfa girmiş ve sırama doğru yönelmiştim ki o gün koridorda düşürdüğüm kızı yerime oturduğu sırada fark ettim. Gözlerimi bir kez daha devirirken kulaklıklarımı olası bir kavgadan korumak için çoktan çıkarıp ceketimin iç cebine yerleştirmiştim.
"Evet?"
"Ne oldu canım?" O kadar samimiyetsizdi ki insanda suratına kusma isteği uyandırıyordu.
"Senden, onca boş sıra varken benim yerimde oturuyor olmanın mantıklı bir açıklamasını bekliyorum."
Kız sırama iyice yayılırken bana sırıtarak baktı. "O zeka patlaması yaşayan kıt beyninle ne istediğimi anlayamadın mı?"
"Sen bunu asla yapamayacağımı yıllardır anlamadın mı?" Omzumdaki çantamı ön sıralardan birine koyup önüne doğru yürüdüm. "Ben sizin hamallığınızı yapacak o kişi değilim."
O da ayağa kalktı. Sinirlendiğini suratından okuyordum fakat istedikleri ele avuca sığar bir şey değildi. Ki olsaydı dahi bu insanlar için kılımı dahi kıpırdatmazdım.
"Bana bak bücür,"
"Ee," dedim gülerek. "Sana baktım, söyle."
Daha da sinirlenmişti, bense gülecek gibi oluyordum. Güldüm. Hatta hayatımda hiç atmadığım kadar büyük bir kahkaha attım suratına doğru. Kendimi gerçekten durduramıyordum.
Ben kahkaha atmaya devam ederken kız bir an bana doğru meyletti fakat açılan kapıyla birlikte başı kapıya doğru dönmüştü. O kapıya doğru bakarken tanıdık erkek sesini duydum, hâlâ gülüyordum. Tıpkı bir aptal gibi hissederken yavaşça önünde durduğum sıraya oturdum.
Kızın çıkıp gittiğini kapanan kapıdan fark etmiştim. Karnımı tutup derin derin iç çekerken oturduğum yerin ilerisinde bir çift erkek spor ayakkabısı gördüm. Siyah, kumaş pantolondan yavaş yavaş yukarı çıkarken bana üstten üstten bakanın Mesih olduğunu çoktan anlamıştım. Ben ondan çok aşağıda kalınca dizlerini kırarak önüme çöktü. Aynı boya gelmiştik.
"Sana bir şey mi yaptı?" Sesi suratımı devirirken gözleri yüzümde dönüyordu.
"O aptal bana hiçbir şey yapamaz."
Gülümser gibi olmuştu. "Çok mutlu gibisin."
Ben de güler gibi olmuştum. "Şey esprisi yapmıştım... Şey..."
Güldüm. "Bana; bana bak, dedi de."
Yüzümü tahtaya doğru çevirdim. Ne yapıyordum? Aptal aptal güldüm. Ona döndüğümde öylece beni izlediğini fark etmiştim.
"Çok pardon, sanırım sinirlerim bozuldu," diye kıvırıdım. Muhtemelen şu an beni deli sanıyordu.
"Bence hep sinirlerin bozulmalı."
"Ne?"
Gözlerimin içine baktığında bir an nefessiz kalmıştım. Garip, çok garip bir his içimi sarmaladı. "Anlamazsın. Boş ver."
"Anlarım." Diretiyordum. Bu çocuğun gizli saklı cümleleri artık bir anlam kazanmalıydı.
Derin bir nefes alarak verdi. Suratıma karanfil kokusu çarpmıştı. Kırdığı dizlerine yasladığı kollarını oynattı. Bir şey yapmak istiyor da yapamıyor gibiydi. Sonra omuzları yavaşça çöktü ve gözlerini benden kaçırdığı an ayağa kalktı. Onunla birlikte ben de kalkmıştım.
Kapıya doğru ilerlerdi. Sınıftan dışarı çıkmadan önce bana doğru dönmüştü. Öylece ona baktığımı fark ettiğinde hafifçe kıpırdadı dudağının bir yanı.
"Bu arada matematikten doksan beş almışsın. Artık somurtmana gerek yok. Umarım daha çok gülümsersin."
Ve gitti.
Ne garip bir göz rengi diye düşünürken bir yandan da ne garip bir insan mahsulü diye de düşündüm.
Ayrıca neden bu kadar güzel gülümsediğini ne kendi kendime sorguluyordum.
Sanırım iyice garipleştim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kağıttan Güller Sarayı
Teen Fiction(Tamamlandı.) Kimsem yoktu. Sonra o geldi. Her şeyim oldu. Texting/Kısa Hikaye