O+1

1.1K 102 250
                                        

"Babaaaaaa,"

Burnumu çeke çeke soğanları doğrarken kulağıma dolan sesle gülümseyerek kafamı arkaya çevirdim ama hiçbir şey göremedim. Zorla gözlerimi koluma sildiğimde şaşkınca bana bakan minik bir şeyle gözgöze geldiğimde sırıtmam iyice genişledi. "Efendim bücürük?"

"Baba!" Olduğu yerde zıpladığında iki yandan beceriksizce örülmüş -büyük ihtimalle Baekhyun'un eseriydi bunlar- saçları sallanırken çok sevimli görünüyordu. "Ben bücürük değilim."

Büzülmüş dudaklarına kahkaha attım. "Efendim prenses, ne söyleyeceksin?"

Hitap şeklim hoşuna gitmiş olacak ki memnun bir gülümsemeyle konuştu. "Yarın annem gelecekmiş, babam söylememi istedi."

"Ne?!" Elimdeki bıçak doğrama tahtasına düştüğünde ağzımdan kaçan şaşkınlık nidasına dramatik bir arka fon oluşturmuştu. "Bebeğim, babana söyle: ellerimi yıkadıktan sonra gelip onu boğacağım."

Mia başını salladıktan sonra "Babaaaa," diye bağırarak mutfağın çıkışına doğru koşmaya başladığında ben de hızlıca ellerimi yıkadım. Bu soğan fena acıydı, daha fazla kendime eziyet edemezdim.

Salona ulaştığımda koltuğa yayılmış gevşek gevşek televizyon izleyen Baekhyun sinirlerimin iyice tepeme çıkmasına sebep oldu. "Park Baekhyun!" Beni umursamadığında koltuğa tekme atarak sarsılmasını sağladım. "Dinlesene beni!"

Hala tık yoktu. Derin bir nefes aldım. "Mia yarın annem gelecek diyor, doğru mu?" Baekhyun'dan bir kez daha cevap alamadığımda sınırım çoktan aşılmıştı. Kendimi koltuğa bıraktım ve gözlerimi kapattım. "Çileden çıkarıyorsun beni."

"İtlik yapıyorsun sen de." Nihayet Baekhyun'dan bir şeyler duyabildiğimde gözlerimi geri açtım. "Hem neden yalan söylesin? Geliyor yarın."

Baekhyun tek kaşını kaldırmış sorgularcasına bana bakmaya başladığında anca fark ettim hayal kırıklığıyla bir nefes verdiğimi.

"Ne o? İstemiyor musun yoksa gelmesini?" Yüzünde yan bir gülüş vardı.

"N-ne? Hayır ya ne alaka? Gelsin tabii."

Uzandığı yerden doğrulup bacaklarını iki yanıma atarak kucağıma oturduğunda kalbim tekledi. "Henüz benimle özlem gideremeden eve birilerinin gelmesi üzdü mü yoksa seni?"

Alayla büzdüğü dudaklarına odaklanmamaya çalıştım. "Saçmalama, hiç özlemedim seni be-"

Dudaklarımı örten dudaklar cümlemi yarıda kestiğinde çoktan pes etmiştim. Hızlıca öpüşüne karşılık verirken ellerimi beline indirip daha yakınıma çektim. Çok özlemiştim bu pisliği gerçekten.

Öpüşmemiz gittikçe derinleşirken kulağıma Mia'nın sevinç dolu sesi doldu. "Euunnnn, yarın annem geliyormuuşşş."

Mia'nın sesi kesildiğinde hızlıca ayrıldık. Kafamı çevirdiğimde şaşkınca bize bakan Mia'yla karşılaştım. "Ne yapıyorsunuz baba?"

"Ee, biz şey, şey yapıyoruz..."

"Öpüşüyoruz." Hızlıca kafamı Baekhyun'a çevirdiğimde sırıttığını gördüm.

"Ben de öpüşebilir miyim?" Mia merakla sorduğunda Baekhyun kucağımdan inip ona doğru uzandı.

"Neden olmasın?" Baekhyun, Mia'yı kucağına almış yanaklarını şapır şupur öperken Mia tiz kahkahalar atıyordu. Sırıtarak bir süre hemen yanımda boğuşan ikiliyi izledikten sonra bağırdım.

ocean [bbh+pcy]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin