paradise/7

11.6K 831 387
                                        

7

Rüyamda Jimin'i görmüştüm.

Birlikte yaptığımız tek şey nehir kenarında oturmaktı. O kucağıma başını koymuş uzanıyor, ben ise onun saçlarıyla oynarken gülümsüyordum. İlk önce yıldızlardan bahsettiğimizi hatırlıyordum, ardından ise manzaranın ne kadar güzel olduğuyla ilgili konuşmuştuk sanırım. Cümlelerimiz aklımda değildi ama Tanrı biliyor ya hayatım boyunca istediğim tüm mutluluk o rüyamda saklıymış gibi hissettirmişti. Mutluydum. Sevdiğim kişiyle birlikteydim. Ve mutluydum. Daha önemli ne olabilirdi ki?

Telefonuma tekrar bakıp hiçbir bildirim olmadığın görünce püfledim. Daha önemli olan bir şey vardı. O da Jimin'in yanımda olmasıydı ama mesaj bile atmamıştı.

Kafedeydim. Joohyun yine dirseğiyle beni dürtüp tuttuğu tepsiyi bana verirken homurdanarak telefonumu cebime koyup tepsiyi elinden aldım. "Bensiz asla bir şey yapamıyorsun noona."

"Kes sesini ve gidip bunu siparişini aldığın masaya ver."

Güldüm ve on ikinci masaya doğru ilerlemeye başladım. Joohyun benden de büyüktü ve hala omegasıyla tanışmamıştı. Normalde birbirimizle bu konuda dalga geçsek de dün gece Jimin beni kokusuyla işaretlediği için anında omega kokumun bastırıldığını fark etmiş, biraz üzülmüştü. Ona bu konuda fazla bir şey söylemek istemiyordum çünkü üzülmesini görmenin beni pek mutlu ettiği söylenemezdi. Her ne kadar tatlı atışmalarımız olsa da o her zaman yanımdaydı ve alfa olduğu için beni koruyordu.

Siparişleri masaya bıraktıktan sonra üstümdeki bakışlara aldırmadan işimi yapmaya devam ettim. Jimin'in mesaj atıp atmadığını iki de bir kontrol ediyor, bir şey göremeyince çalışmaya devam ediyordum. Elimden bir şey gelmezdi. Ona mesaj atmak istiyordum ama yine de bir şey beni durduruyordu.

Neredeyse bir saat sonra, tekrar telefonumu kontrol ettiğimde sonunda istediğim bildirimi görmüştüm. Jimin mesaj atmıştı.

Hızlıca personel tuvaletine giderken Joohyun'a işimin olduğunu söylemiş, onu diğer üç çalışan ile yalnız bırakmıştım.

Jimin: Yoonie, stüdyoda bazı işler çıktığı için kafeye gelemiyorum...

Jimin: Ama üzülme, tamam mı?

Titreyen dudaklarım kendiliğinden büzülürken hiç beklemeden içimden geçenleri mesaj olarak yazdım.

Yoongi: Seni özledim.

Jimin: Yoonie, yapma

Yoongi: Çok özledim.

Jimin mesaj atıncaya kadar alt dudağımı ısırdım ama onun mesaj atmasını bekleyemeden tekrar mesaj attım.

Yoongi: Ve kokun yarına kadar üstümde kalmayacak gibi...

Jimin: Sikeyim

Jimin: Akşama kadar işim biter

Jimin: Seni kafeden alacağım

Durdum. Aklıma bu sabah Seokjin ve Namjoon'un yaptığı yemek muhabbetini gelirken alt dudağımı ısırdım. Eğer beni kafeden alırsa Joohyun üzülebilirdi. Tamam kafeye gelmesi de onu üzecekti ama en azından kafeye geldiğinde Jimin'i sadece görecektim. Çalıştığım için Bay Joo kimsenin masasına oturmama izin vermiyordu. Bir de alfamı bulduğumu öğrenince olan tepkisinden sonra alfamın masasına oturduğumu bilse...

Yoongi: Beni kafeden almak yerine akşam bize yemeğe gelmeye ne dersin?

Yoongi: Sen, Taehyung ve Jeongguk.

Paradise | yoonmin ✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin