Karanlık ....
Hissedebilidiğim tek şey bu hissiyat...
Ruhumda yankılanan sessiz faryatlarım.
Hayatın en acımasız haliyle karşılaşmışken umuda tutunmak düşmüştü payıma.
Hayatım devam ediyor. Hissediyorum. Ama ben eski ben değilim nefes almak hiç işkence olur mu ? Bana oluyor.
Kimliksizliğe büründünüz mü hiç ? Ya da hayatınız hiç uğruna çalındı mı?
Kaybettiğiniz anda bile küçük bir umut kırıntısına tutunmak istediniz mi ? Yok olmak istediniz mi hiç? Hayatta kalmak adına hiç bir nedeniniz olmadığınızı hissettiniz mi? Sonu bile olmayan yokuştayım ne geri gidebiliyorum nede ileri çaresizce olduğum yerde bekliyorum bir yardım eli bekliyorum sabırla...Ama bana sunulan tek şey hayatımın zindanda bulunması.
İnsanoğlu acımasızdır.Büyüdükçe anlarsınız gerçekleri saf duyguların ikinci maskede gizlendiğini . Her şey küçükken size toz pembe gözükür . Hayat büyüdükçe renklenir . Hangi renk doğru hangisi yanlıştır bunu yaşadığımız deneyimler belirler.
Kırmızı acının rengidir.Yaralanırsınız...
Sarı masumluğun rengi. Yaşanan mutlu günleri hatırlarsınız...
Siyah kara haberlerin belirleyici rengi. Ateşte kavrulursunuz...
Ve beyaz kefenin rengi.
Yaşamın bitişini hissettirir ....Ben masum İzem değildim bunu artık biliyordum. Değişkenlik gösteriyordum zaman içersinde.
Yapabileceklerimden korkuyorum ilk kez. Ne yapmalıyım. Gerçekleri bildiğim halde susup ölümümü mü beklemeliyim, yoksa bunun sonsuza kadar ortadan kaldırmak için tedavimi olmalıyım...Hayat İzem sana acıdımı. Bence bu olağan durumdan faydalanmalısın. Sana yapılanı unutma..
Karar vermiştim gerçekler için...
'*'*'*
Gözlerimi duvara sabitleyip zamanın gelmesini bekliyordum.
Abimin gelmesini bekliyordum.
Beni canından öte seven abimi...Tam saatinde kapı aralanarak içeriye Ada girdi.
"İzem abin geldi seni bekliyor.Hadi gidelim bekletmeden."
İlk defa bu kadar kısa bir konuşma yapmıştı. Bir nedeni olmalıydı ama neydi...
Yataktan kalkıp kapıya ilerledim. Koridor boyunca ilerlemeye devam ettim. Merdivenlerin başına geldiğimde yavaşca inmeye başladım.
Kütüphanenin kapısını açıp içeri girdim. Beni gördüğünde ayağa kalktı abim. Ona anlatmalımıydım yaşadığım sorunları .
"Neyin var İzem kötü gözüküyorsun .Bir sorun mu var? "
Yaşamak için anlatmalıydım.
"Hastayım abi hemde çok bunu senden başkasına anlatmak istemiyorum bana yardım et lütfen iyleşmek istiyorum. "
"Nasıl bir hastalık abicim anlamadım."
"Düşüncelerimi kontrol edemiyorum . Sanki farklı kimliklere bürünmüş gibiyim başka İzemlerin himayesi altındayım . Ne yapmalıyım bilmiyorum."
"Tamam bak şimdi sakin ol ben bunun çaresine bakacağim kimseye bunu anlatma seni başka bir kıliniğe sefk ettireceğim. Orada tedavi görmeni sağlayacağım eğer başaramazsam seni buradan kaçırtabilirimde anlaştık mı?"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
DELİ VE DAHİ
ChickLitKadın; İnsan seçimleriyle bir yerlere gelebilir peki ben neyi seçtimde bu yalnızlığa savruldum karanlıkta bir başıma bırakıldım. Yıkık duvarlı hayatımda duvarlarımı tekrar inşa edilecekmidir... Mahvolan hayatım tekrar baştan başlayabilecekmıdır... ...