13-İLK ADIMLAR-

120 91 0
                                    


Kendimi soyut bir ayanada seyrediyor gibiyim .Sırtımda bir şüphe küfesi hayallerimi sürüklüyorum peşimde.
Tam ıssızlığımın kavşağına gelince duruyorum arkama bakma hissi uyanıyor bedenimde, zihnimde . Ama bakacak cesareti bulamıyorum. Arkamda duran yıkık duvarlar arasında hapsolmuş İzemi görmeye gücüm yok.

Ben o İzemi tarihin tozlanmış sayfalarında kaybettim.  Bulabilmek ne hacet.

Ellerimin arasında duran hediye ile koridorda yürüyordum. Adım seslerin duvarlar arasında çarpa çarpa kulaklarıma ulaşıyordu. Koridordaki sessizliğin eşliğinde merdivenlere ilerliyordum.
İlk zamanlar burasının sonumun sonsuluğu olacak zannediyordum . Şimdide öyle geliyordu ama nedense burdan ayrılmaya adımladığımda düşüncelerimin yanılgıdan ibaret olduğunu anlıyordum bu zaman dilimi içersinde.

Ellerimle kutuyu sımsıkı tutmuş vaziyette merdivenlerden yavaşça inmeye başladım.  Her inişimde tekrar bir huzur bedenimi yokluyordu. Burası çığlık seslerimle dolmuştu.İlk adımlarım çığlıklarımla taçlanmıştı. Şimdi ise sessizce gidiyordum. Hiç ses çıkarmadan. Merdivenin son basamağına bastığımda  bedenimde  anlamlandıramayacağım  bir tuhaflık oldu.

Bu korku değildi. Rahatlama hisside değildi. Bedenimde olan bu garipliği kelimelerle isimlendiremiyordum.
Derin bir nefes alarak çıkışa doğru yürüdüm . Gözlerimi dışarı çevirdiğimde abimi ve daha önce gördüğüm adamı fark ettim.

Adımlarımı hızlandırıp çıkış kapısında ilerledim. Kapıyı açıp kendimi dışarı attım. Derin bir nefes aldım. Buna ihtiyacım vardı.  Abim beni görünce yüzünde anında tebessümü yer aldı.  Burada olacağını bilmiyordum. Çiflik evinde buluşacaktık . Acaba bir sorun mu olmuştu ?

Elimdeki kutuyu yanında duran adam ellerimin arasından aldı. O aldığı anda abim beni kendine çekip sımsıkı sardı kollarıyla bedenimi.

"Sonunda İzem seni hiçbir tedirginlik yaşmadan kollarımın arsına aldım. İyimisin sen güzelim."

Kafamı onu onaylayarak salladım. Bu hareketim onu güldürmüştü.

Hiçbir şey demeden beni tek koluyla sarıp arabaya doğru ilerletti.
O sırada arkamdan bir ses duydum.

Ada arkamdan koşturarak bana doğru geliyordu.
Bir kaça adım önümde durarak yüzüme bakmaya başladı. Konuşmadan sadece birbirimize bakmaya başladık .
Daha ne olduğunu anlamadan Ada ağlayarak bana sarıldı.

"Ben sensiz şimdi ne yapacağım ha ! Sana bu kadar alışmışken gitmen beni üzüyor hem daha yeni konuşmaya başlamıştın. Ben senle daha hayal ettiğim şeyleri yapmadan gitmen hiç hoş değil.
İzem gitme ne olur . Aslında gitmene seviniyorum bir yandan da üzülüyorum. Bak gittiğinde beni aramazsan varya büyük ahımı alırsın tamam mı?"

Kollarımı bedeninden ayırıp ellerimi omzunda sardım.

"Merak etme  çok konuşan papağan seni unutmayacağım. Ve seni arayacağım bir gün tamam . Şimdi gitmem gerek kendine iyi bak Ada . Seni özleyeceğim hoşçakal ."

Arkama bile bakmadan arabaya doğru gitmeye başladım. Arabanın kapağını açıp içeriye girdim.

Abimde hemen arkamdan gelip arabanın sağ tarafına geçti. Arkadaşı arabaya geçip arabayı çalıştırmaya başladı. Son kez pencereden arkamdakilere baktım.

Ada bana el sallıyordu. Onun biraz arkasında İmren duruyurdu. Onu yeni fark etmiştim. Benim ona baktığımı anlar anlamaz içeriye girdi.
Gözlerimi bahçede gezdirdim. Burada ne çok anım vardı.
Kendi odamın penceresine bakarken içeride beni bir beden karşıladı.  Daha dikkatli baktığımda bu baş belasından başkası değildi.

Odamda ne arıyor olurduki. Pencereyi açıp dikkatli bakacağım zaman arabayı çalıştırdı adam ve yavaşça uzaklaşmaya başladı. ASLI BATUR TIMARHANESİNDEN

Derin bir nefes alarak önümde gelip geçen yoldaki ağaçlara bakmaya başladım.

Arabadaki suskunluk beni rahatsız ediyordu. Abimin hala bir şey demeyişi beni tedirgin ediyordu.

Tam konuşacağım sırada abim elimi ellerinin arasına alıp konuşmaya başladı.

"Merak etme her şey zamanla düzelecek izem sen içini ferah tut ben senin için elimden geleni yapacağım hatta fazlasını."

Onu başımla  onayladıktan sonra başımı pencereye çevirdim . Araba süratle ilerliyordu ormanlık alanda . Ağaçların capcanlı renkleri , uzaktan uçuşan kuşları seyretmeye daldım uzun zamandır bu denli huzuru bedenim kabul etmemişti. Gözlerimi kapatarak bu huzurlu günde bedenimi dinlenmesi için uykuya uğurladım.

Tıkırtılar duyuyordum ama gözlerimi açıp ne olduğuna bakacak gücü kendimde bulamıyordum sesler çok uzaktan geliyordu. Bir süre sonra uyku tamamen esir aldı beni .

'*''*'*

Gözlerimi açtığımda bembeyaz bir tavan karşıladı beni . Bedenimi doğrultup nerede olduğumu anlamaya çalıştım.  Beni gri ve siyahın uyumuyla dizayn edilmiş oda karşıladı.

Sanırım abim beni odasına getirmişti. Yataktan ayağa kalkıp karşımdaki bonyo olduğunu düşündüğüm kapıya ilerledin. Kapıyı açtığımda yanılmadığımı anladım. Karşımdaki aynaya geçip kendimi seyre daldım . Gözlerimde eski hüzün yoktu yerine huzur yer edinmişti. Musluğu açıp ellerimi ve yüzümü yıkamaya başladım. Soğuk su iyi gelmişti. Havluyla yüzümü duruladıktan sonra. Saçlarıma çeki düzen vermeye başladım epey kabarmışlardı. Kabarıklığını hafif giderdikten sonra örmeye başaladım. Bu sayede kabarmasını önleyebilirdim.

Banyodan çıkıp karşımda duran iki kapıya baktım acaba hangisi buranın çıkışıydı. Karar verip solumdaki kapıya ilerledim. Kapıyı açtığımda beni bir çalışma odası karşıladı. Siyah ve beyazın uyumuyla döşenmişti.
Kitaplıktaki özenle dizilmiş kitaplar dikkatimi çekti. Bir kaç adımla oraya vardım. Çoğunlukla şiir kitaplarıyla doluydu. Bir çok yazarın kitabı vardı. Abimin bu denli şiir tutkusu olduğunu bilmiyordum.
Burada fazla durmam hoş değildi hemen adımlarımı kapıya adımlattım. Kapıyı örtüp sağımda duran kapıya ilerledim. Kapıyı açıp dışarı çıktım. Beni kahve ve kremin uyumlu olduğu hol karşıladı. Duvara asılan resimler bana çok tanıdık geliyordu. Yaklaştığımda bunların benim eski çizdiğim tablolar olduğunu anladım. Bunları nasıl bulabilmişti ki. Ben bunların olduğu bile hatırlamıyordum çoğunu daha annem ve babam saha hayattayken çizmiştim. Derin bir nefes alarak merdivenlerin bulunduğu tarafa ilerledim. Bunu abime sormalıydım. Merdivenleri hızla inip abimi aramya başladım. Tam o esnada karşıma 50-55 yaşlarımda bir kadın  çıktı. Ani çıkışıyla geriye sendelendim. Bunu fark ettiğinde telaşla konuşmaya başladı.

"Ah kusura bakma güzel kızım korkuttum mu?"

" Önemli değil asıl siz kusura bakmayın sizn geldiğinizi far edemedim."

"Ne kusuru güzel kızım bir şey mi arıyorsun?"

"Şey evet abim nerede acaba."

"Edim oğlum mu? O çalışma odasında telefon görüşmesi vardı. İstersen sen salonda bekle onu , ben haberdar ederim."

"Hayır siz çalışma odasını gösterin  yeter ben onunla hemen konuşmalıyım ."

Kafasıyla onayladıktan sonra odayı gösterdi. Hzlıca kapıya doğru ilerledim . Tam kapıyı açacakken tanıdık ismi duyunca olduğum yerde kalakaldım.

"Muhammed seni hemen görmek isteyeceğini sanmıyorum. İzem'e biraz zaman vermelisin. Daha yeni konuşmaya başladı . Onu tekrar seni görmesi belki hoş olmayabilir. "

Ne görmesi ben abimi sedece uzaktan görmüştüm bundan Edim abimn nasıl haberi olmuştu ki...

:*:*:*:*::

MERHABALAR NASILSINIZ YENİ BİR BÖLÜMLE SİZİNLEYİM UMARIM SEVEREK OKUDUĞUNUZ BİR BÖLÜM OLUR.

okuyan arkadaşlardan rica yorumlarınızı merak ediyorum bunu esirgemeyin benden .   

DELİ VE DAHİ Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin