7 - MUHATARA -

174 152 2
                                    


Merhaba arkadaşlar yeni bölümle karşınızdayım.
Umarım keyifli bir bölüm olur sizin için.

Muhatara : korku verici durum , tehlike .

Oy ve yorumlarınızı bekliyorum.

Her şey bir yıkımla başlar .
Dağılırsın , yok olmak üzere.

Ağlasam sesim duyulur mu benim.Çizgilerimdeki ben bulunabilir miyim ? dokunabilirler mi ? Benim masumluğuma
göz pınarlarım silinir mi ?

Bilmedim hayatın acımasızlığını.
Hayatın hiçten ibaret olduğunu
ağlamalarımın sessiz ve buruk olduğunu .
Hayata dair bir şey söylemek mümkün değil
karmaşık , çözümlenmeyecek derecede zor bir bulmaca gibi hayatım.
Anlatamıyorum.
Anlayamıyorum.

Ellerim beyaz kağıdın üzerinde durmuş bir şekilde, sanki içerisinde ne oldugunu hisseder gibi...

Korkuyorum gerçeklerimle yüzleşmekten . Gerçeğin peşinden gidip yıkılıp yok olmaya başlamaktan.

Kimligim yoktu sanki bu mektubu alana kadar sıradan bir kızdım, mektubu ellerimin arasına aldıktan sonra o küçük savunmasız kız kimliğine büründüm saniyeler içerisinde.

Ellimdeki kutuya mektubu koyduktan sonra yatağıma geçtim.
Yatağa kendimi yaslayıp kutuyu dizlermin üstüne bıraktım.

Tam tamına dört zarf vardı.
Elime rasgele bir tanesini aldım .
Üzerinde yazan morgülüme kelimesi beni uzayın sonsuzluğuna uğurladı. Zarfın içindeki kağıdı yavaşça çıkardım.

İlk bir kaç dakika boyunca sadece üzerindeki yazan kelimeleri izledim sonra derin bir nefes alıp okumaya başladım.

SEVGİLİ MORGÜLÜM...

Mutsuzum sensiz ....
Yoksun yanımda . Kokuna hasretim, yüzündeki o hoş tebessümüne . Sen hayatımdan çıkınaca ben hayatın neresinde kaldım bilmiyorum.Bu soruyu san o kadar çok sormak isterdim ki ...
Ama gittin benden . Beni burada yaralı bir kuş misali gibi bıraktın. Hayatımın hatta canımın bir parçası olduğunu sensizliği tattıkça öğrendim.

Ama bunu kendime çok geç verdiğim bir yanıttı. Şimdi geç diyorsundur belki , ama inanki hayır. Her şey için çok gec değil hâla...

Tam yedi yıl oldu aldığın kararın ardından bize , hayata ve kendine olan takındığın davranışını bir sözünle bozabilirsin. Sen bizi terk ettin en çokta kendini.

Ne güzel anlaşırdık seninle . Daha doğrusu en çok sen anlaşırdın benimle . Ben hep bir geri çekilmişlik gösterirdim sana karşı. Uzaktım belki ama sensizde olamıyordum.

Korktum. Senide kaybetmekten korktum bu hissi bir daha yaşamaktan senin ölme ihtimalini bile düşünmek beni mahvediyordu .
Senin için güzel bir başlangıç alma adına girdiğim yolda sensizliğe sürüklendim. Böyle bir şey yapacağını bilmiyorudm. Belki sözleşmeyi göz ardı edip benimle iletişime geçersin zannettim ama nafile.

Gömüldün , kendi sessizliğine .
Ama ne var biliyormusun bir gün beni affedecek ve eski yaşantımıza döneceğimizi hissediyorum. Seni görebildiğimde sana sımsıkı sarılıp defalaraca seni ne kadar özlediğimi dile getireceğim. Beni affetmeni isteyeceğim, böyle bir hata yaptığım için ve sende elimi tutup beni affettiğini söyleyeceksin kanaâtimce .

Belki geride bıraktığın dünyayı merak ediyorsundur .
Senden sonra dünya çok değişti ama evimiz hayır, ev senin bıraktığın gibi hiç bir eşya yerinden bir santim olsa dair yer değiştirilmedi. Yedi yıl önce bıraktığın gibi...

DELİ VE DAHİ Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin