chapter 8

1.4K 219 57
                                        



...Kırmızıya çalan saçları geniş alnına dökülmüş, yeşil gözleri tehlikeli pırıltılar saçan, müzedeki eski Yunan ilahlarının tam bir kopyası gibi ortalıkta dolaşan onu görüyor. Nemours Dükü...

...Nemours dükü doğanın bir başyapıtıydı.

Hiç de inandırıcı gelmiyor kulağa. Yetenekli hırsız Jaehyun doğanın bir başyapıtıydı...

İşte böyle daha iyi. Bu dünyada beni göremeden ölen bütün kadınlara acıyorum doğrusu. Benim kadar yakışıklısını göremedikleri için her gördüklerine 'doğanın başyapıtı' diyorlardı büyük ihtimalle. Madame de Fayette, umarım cennetinden ya da cehenneminden beni görüyor ve kızıl kafalı herifin tekine 'doğanın başyapıtı' dediğin için kahroluyorsundur.

Tanrım, büyük bir çelişki içerisindeyim. Ölen çocuklara, savaşa ve kıtlığa baktığımda senin yokluğundan tamamen emin oluyorum ama sonra aynanın karşısına geçip mükemmelliğin, şehvetin, zekanın ve yakışıklılığın beden bulmuş hali kendime baktığımda benim gibi birinin kolay bir gen çaprazlaması sonucu ortaya çıkmış olması imkansızmış gibi geliyor.

Teorim mi? Teorim şu Tanrı'm: Bir gün dünyadaki benim gibi yakışıklı birini görememiş bütün kadınlara acıyıp beni yarattın... -Ama hala şu savaş olayını falan açıklayamıyorum. Sen varsan ve bizi seviyorsan neden can çekişerek ölmemize göz yumuyorsun?- Diğer erkekleri de hiç düşünmedin sanırım.

Ama ben düşündüm! Zaten sırf kör edici yakışıklılığımın ışığında yok olup giden erkekler biraz ortaya çıksın diye şu an karnımda bir yastık bağlı ve iğrenç bir peruk takıyorum. Tanrım! Benim kadar hayranlık dolu bakışlara ve arzu dolu iç çekişlere alışık bir yakışıklılık Tanrı'sının saçları yağlı tombul bir adam kılığına girmiş olması o kadar zorlayıcı ki!

Tam 11 saat 25 dakika ve 36 saniye, 37, 38, 39, 40...her  neyse! Sonuç olarak neredeyse yarım bir gündür çirkin bir herif gibi dolaşıyorum. Çirkinliğin içime işlediğini hissediyorum. Her an takma sakal ve bıyığımdan kurtulmak ve doya doya yakışıklı yüzüme bakmak istiyorum!

Bir daha asla ama asla kılık değiştirdiğimde çirkin bir adam olmayacağım! Bir de benim dış görünüşüm yetmezmiş gibi bölüme gelen yeni eleman bütün iltifatları topluyor. Bütün kızlar onun bir 'tanrı' kadar yakışıklı olduğunu söylüyor.

Görüyorsun değil mi Madame de Fayette?! Herkesin bir tanrısı var işte...

Oysa o herif tırnağım kadar güzel bile değil. Cidden, ellerim muhteşem görünüyormuş... Uzun ince parmaklar, bembeyaz pürüzsüz bir ten ve hilal şeklinde kesilmiş tırnaklar...

Yemek yerken Doyoung'un gözlerini ellerime dikmesine şaşırmamak lazım doğrusu... Ben bile şu an gözlerimi ellerimden alamıyorum!

Doyoung...

Hayır, Jaehyun! Yine onu düşünmeye başlıyorsun! Ama o... o, o kadar düşünülesi ki! Kendi uydurduğu sıfatın arkasına saklanmayı tercih etmişti. Her şey, bana Doyoung hatırlatıyor...  Evet, Jaehyun işte şimdi tam ergen bir kız gibi düşünmeye başladın. Bir sonraki cümle ne olacak? Bekaretimi onunla kaybetmek istiyorum falan mı?

Acaba... Doyoung daha önce hiç biriyle beraber olmuş mudur?

"Simon? Simon iyi misin? Birden kızardın."

Jaehyun daha ismini ezberleyemediği bir adamın endişeli bakışlarla yanında bitmesiyle sıçradı. "İyiyim, ışıklardan oluyordur." diye mırıldandı cidden yandığını fark ederken. Her Doyoung'un düşündüğünde bedeninin cayır cayır yandığını dün tesadüfen fark etmişti Jaehyun.

trauma + dojaeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin