♪1.1♪

3.9K 306 400
                                        

İki beden ayrıldığında, tekrar birleşmeleri uzun sürmedi. Tek fark bu sefer sarılmak değil de daha yakın bir şey yapıyor oluşlarıydı. Kara Kedi'nin dudakları Marinette pembe dudaklarını örtmüştü. Marinette'yi öperken kafa karışıklığı yoktu, Uğur Böceği yoktu; çıldırmışçasına atan bir kalp ve daha fazlasını isteyen bir Kara Kedi vardı.

Ne zaman bu duruma geldiğini bilmiyordu. Ne yani, Uğur Böceği'ne aşıkken aynı zamanda da Marinette'den mi hoşlanıyordu? Bu durum birçok kelime ile ifade edilebilirdi, Kara Kedi bu kelimeleri düşünmek istemedi.

Öte yandan, şimdi ne olacaklardı? Öpüşüyorlardı değil mi? Hemde ikinci sefer! Birlikte çok vakit geçirmeye başlamışlardı ve Kara Kedi Marinette ileyken kendini kesinlikle mutlu hissediyordu. Ya Marinette? Düşünmesi zordu ama ya hâlâ Adrien'ı seviyorduysa? Ah, bu iş gerçekten çok karmaşıktı. Sevdiği kız Adrien ve kendisi, Kara Kedi arasında kalıyordu. Tek sorun şuydu ki, ikisi de aynı kişiydi!

Bir dakika, sevdiğim kız?

Nefes nefese kaldıkları sırada geri çekildiler ve alınlarını birbirlerine yasladılar. İkisinin de gözleri hâlâ kapalıydı. Hızlı kalp atışları sessiz odada yankılanıyordu. Fakat Marinette de en az Kara Kedi kadar düşüncelere boğulmuş haldeyken bunu fark edememişti.

Ne yapıyordu o böyle? Kara Kedi'yle öpüşmek, ikinci kez? Ne zamandan beri ondan hoşlanıyordu ve haberi bile yoktu? Adrien'den, hayatının aşkı olarak bahsettiği kişiden vazgeçmek nasıl bu kadar kolay olabilirdi? Duygularına güvenemez miydi yani?

Marinette başına ağrılar girdiğini hissetti. Bu durum çok karmaşıktı. Kara Kedi'den hoşlandığını kabullense bile Kara Kedi, Uğur Böceği'nden vazgeçebilir miydi?

Bir saniye, Kara Kedi'den hoşlandığını kabullenmek?

Kara Kedi tekrar öne atılmaya çalıştığında Marinette buna izin vermedi. Hâlâ tereddütleri vardı. Kara Kedi'nin de korktuğu şey tam olarak buydu, tereddütler. Yine de bir şey fark ettirmedi ve yavaşça geri çekildi.

"Ben... Gitsem iyi olur Prenses."

Evet, ikisi de yeniden kaçıyorlardı ama bunu daha yakın yapabilirlerdi değil mi?

"Eğer senin için bir sorun olmayacaksa," diye çekinerek konuşmaya başladı Marinette. Kara Kedi dışında her yere bakıyordu. Tanıdık bir duyguydu, utanç. "Bu akşam benimle kalmanı isterim."

Kara Kedi'nin yüzünde birden kocaman bir gülümseme belirdi. İnci gibi bembeyaz dişlerini gösterecek bir gülümsemeydi bu. Uzun tırnaklı ellerinden birini Marinette'nin çenesine koydu ve nazikçe kendisine çevirdi. "Sakıncası var mı Prenses?"

Marinette utangaç bir gülümseme ile kafasını iki yana salladı. "Elbette yok Kedicik."

İki genç bu sefer yumuşak battaniyenin altına girdiklerinde Marinette sıkıca Kara Kedi'ye sarılarak gözlerini kapattı. Aradan birkaç dakika geçtiğinde çoktan uykuya dalmak üzereydi.

"İstersen geri dönüşebilirsin Kedicik." dedi küçük bir mırıltıyla. Eğer Kara Kedi'nin keskin kulakları olmasaydı duyması imkansızdı. "Asla bakmam."

Kara Kedi, Marinette'ye duyduğu güven duygusu ile bir kez bile düşünmeden dönüşümden çıktı. Yıkım kwamisi Plagg, gümüş yüzükten çıktığı gibi, Kara Kedi hafızasından her şeyi bilerek alt kattaki kitap raflarına ilerledi ve onu bekleyen Tikki'nin yanına geldi.

"Merhaba küp şekerim."

"Sana da merhaba Plagg." dedi Tikki gülerek. İtiraf etmek istemese de onu özlemişti. Plagg sarılarak onun yanına yerleştiğinde itiraz etmedi. Beraber uykuya daldılar.




















Yia ben bu Plagg-Tikki ikilisini çoooook seviyoruuummm ALLAHIM ÇIVDIVICAAAMMM







çok boş ama bazı şeylerin fark edildiği bir bölümdü, fazla diyalog yoktu, düşüncelere yoğunlaşmak istedim daha çok ama bir dahaki bölümleri emin olun seveceksiniz



Özellikle siz ikiniz mariiiaskiim Iamwizardxx jdgdjgdkshd










Sizi severeeem💙
















Kediciğinprensesi 🌸

Princesse Et Chaton 1Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin