Mevsim bahar sanki. Ellerin yine saçlarımda dolaşıyor rüyalarımda. Teninin sıcaklığı kimsede olmayan o bilmediğim eşsiz kokun, masumiyetin ve sadece bir kez söyleyebildiğin adımı söyleyişin beni bambaşka yerlere götürüyor.
Bu yaşa geldim, hala seni arıyorum anne. Rüyalarımdan uyanmak istemiyorum bir daha seni fotoğraflarda olduğun halde göremem diye.
Neden gittin erkenden, neden göremedin büyüdüğümü, neden aşktan acı çekerken yanımda olamıyorsun ve neden senin acınla büyümek zorunda kaldım anne?
Ben burada Alaz'a platonikken onun sevgilisinin olması ile acı çekerken neden yanımda yoksun anne?
Canım yanarken gözlerimin kararması ile kafam Furkan'ın omzuna düştü.
Furkan'dan
Son ders sıkıcılığı ile devam ederken yanımda oturan, benim sweatımı giymiş, güzel kıza baktım. Yüzünü göremiyordum ama defterine bir şeyler karaladığını görebiliyordum.
Acaba şuan zihninden ne geçiyordu? Ne düşünüyordu? Ya da bunlar beni ilgilendirmiyorken neden düşünüyordum?
Sıkıntıyla ders anlatan geometri hocasına baktım. Siyah mini etek ve beyaz gömlek giymişti. Siyah kilotlu çorabı ve siyah topukluları kilosunu gizlemeye başlamıştı.
Hafif kıvırcık sarı saçlarının bağlama şeklinden görenlerin sayılsal öğretmeni olduğunu fark ettiriyordu.
Bir anda Gece'nin kafası omzuma düşerken kaşlarımı çattım. Bir anda uyuyakalmış olamazdı değil mi?
Gece'ye baktığım da burnundan kanlar atıyordu. Dehşetle "Gece!" diye bağırdım.
Bütün herkes bize dönerken Gece'nin suratına hafifçe tokatlar atmaya başladım. "Gece uyansana! Gece!" diye bağırırken adlarını Alaz, Beril, Yeşim, Kuzey ve Yankı olduğunu öğrendiğim kişiler hızlıca ayağa kalktım.
Gece'nin bilinci tamamıyla kapalıyken Yankı "Kuzey kalk hastaneye gidiyoruz!" dedi.
Onlar yanımıza gelirken hepsinden önce davranıp Gece'yi kucağıma aldım. Burun kanaması durmuştu ama bilinci hala kapalıydı.
"Ben en yakın hastaneye götürüyorum. Orada buluşuruz." dedim ve cevap vermelerine izin vermeden sınıftan çıktım.
Nedensizce bu kız ilgimi çok çekmişti. Nasıl anlatayım duruşu, hareketleri ,gülüşü, bakışı, kalbi, yüzü, ses tonu... Her şeyi dikkatimi çok çekmişti. O kadar doğal ve güzel ki derslerde ona bakmamak elimde değil.
Sanırım ilk kez bir kız Furkan Atasoy'un kalbinin zincirlerini kırıp içeri girmeyi başarmıştı. Umarım bende aynı şekilde onun kalbine yerleşebilirim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Dokunulmazlar
ChickLitOkulun baş belaları. Nerede, ne zaman, nasıl, ne, neden ve kim soruları onları hiç ilgilendirmiyor. Her zaman nerede oldukları fark etmezsizin başlarını belaya sokabilirler. Peki okuldan atılmak için fazla korkunçlar ise okul müdürü buna nası bir çö...
