Dokunulmazlar olarak bizim evin salonununda pizza ve kola tıkınıyorduk.
"Lan bugün okulda hiçbir bokluk yapmadan eğlendim." diyen Kuzey ile "Aynen lan." dedim.
"Kabul etmelisiniz bu farklı bir yetenek! Her durumda eğlenebiliyoruz." dedi Kuzey.
"Alazlar da gerçekten iyi insanlar." diyen Yankı ile "Aynen fena sayılmazlar." dedim.
"Aklıma gelmişken sırtındaki yaralara bakalım." diyen Yankı ile "Gerek yok." dedim.
"Gece ben soru sormuyorum. O yaralara bakacağız." diyen Yankı ile tişörtümü sıyırıp sırtımı gösterdim.
"Yaralara baktıysanız kapatıyorum." dedim. İkisi de bu dediğime göz devirirken Yankı ayaklanıp ilk yardım çantasını aldı.
"Tişörtünü çıkar da bakalım yaralarına." diyen Yankı ile tişörtümü çıkardım. Üstümde sadece sütyenim kalırken rahatsızlık duymadım. Çünkü ikisi de benim kardeşimdi.
Yankı yaralarıma soğuk kremi sürerken yüzümü buruşturdum. Vicdansızın oğulları kız olup olmadığıma bakmayıp gavura vurur gibi vurdular.
Yankı "Adi şerefsizler! Nasıl da vurmuşlar." derken Kuzey "Köpek çükleri!" dedi. Gülerek "Lan öyle küfür mü olur? Köpek çükü ne lan?" dedim.
O sırada kapı çalınca Kuzey bizi şaşırtıp üşenmeden "Ben bakarım." diyerek ayaklandı.
"Şimdi ayağa kalk da belini sargı beziyle saralım." diyen Yankı ile ikimizde ayağa kalktık.
"Kollarını kaldır." diyen Yankı ile ellerimi havaya kaldırdım. Yankı sargı bezini belime nazikçe sardıktan sonra kolumu indirecekken gıdıklamaya başladı.
Ben kahkahalar atarken sırt üstü koltuğa düştüm. Yankı düşmemi fırsat bilip üstüme çıkarken gıdıklamaya devam diyordu.
Kahkahalarımın arasında "Yankı dur! Ay Yankı yapma!" diye bağırdım. Yankı beni gıdıklamaya devam ederken içeri gelenler ile durmak zorunda kaldı.
Gelen Alaz idi. Yankı ile bana kızgınlık ve üzüntüyle bakarken elindeki poşeti masanın üzerine bıraktı.
"Yaraların için birkaç krem getirmiştim ama siz bugün bahsettiğiniz gibi sarhoş olup yaralarınızı saracaksınız sanırım. Ben rahatsız etmeyeyim." diyerek giden Alaz ile kaşlarımı çattım.
Şaşkınlıkla "Az önce ne dedi lan o?" dedim. Bizimkiler bilmiyorum dercesine omuz silkerken çıkardığım tişörtümü hızla giyip peşinden gittim.
Alaz tam arabasına binecekken kolundan tuttum. Alaz çatık kaşları ile bana dönerken "Az önce ne diye sinirlendin?" diye sordum.
"Gece baksana senin sevdiğin gibi yağmur da yağarken bence ilişkiye girmek için harika bir zaman." dedi Alaz.
"Ne diyorsun sen!" diye bağırdım. Yankı benim kardeşimdi ve bizim aramızda asla öyle bir ilişki olmazdı.
Alaz soruma cevap vermezken kolunu benden çekip arabasına bindi. Arkasından bakarken ilk kez yağmurun altında olmaktan nefret ettim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Dokunulmazlar
Chick-LitOkulun baş belaları. Nerede, ne zaman, nasıl, ne, neden ve kim soruları onları hiç ilgilendirmiyor. Her zaman nerede oldukları fark etmezsizin başlarını belaya sokabilirler. Peki okuldan atılmak için fazla korkunçlar ise okul müdürü buna nası bir çö...
