Keyifli Okumalar 🥑
Gözlerimi açtığımda hastanedeydim ve bileklerim sargılıydı.Mert'i bulmalıydım.Ona ihtiyacım vardı.Seneler sonra bulmuşken tekrar kaybedemezdim.Onsuz yaşayamazdım.
Annem ve teyzem odaya girince göz yaşlarım tekrar yerinden firar etmişti.
Teyzem yanıma gelip avuçlarımdan öptü."Canım, güzel kızım.İyi misin ?" dedi ağlarken.
Annem de yatağın diğer tarafına oturmuştu.
"İyi değilim ben,iyi değilim.Azıcık seviyorsanız beni Mert'imi bulun."
Resmen yalvarıyordum.Ama gitmişti.Her ne kadar inanmak istemesem de gidenler geri dönmezdi.Bu kabulleniş canımı yaksa da başka çarem yoktu.
"Telefon verin bana !" diyerek bağırdım.
İradesizce hareket ediyordum,güçsüzdüm.
Teyzem masanın üzerindeki telefonumu yavaşça verince elinden çektim.Mert'i arayacaktım.Her aradığımda açardı zaten bunu da açacaktır.
Aradığınız kişiye şu a-
Telefonu duvara fırlatıp komidinin üzerinde duran sürahiyi de de yere attım.Acım geçmiyordu,aksine fazlalaştıkça durdurulamaz hale geliyordum.Mahvoluyordum ben günden güne.
Hemşireler kollarımdan zorla tutup yatağa yatırmışlardı.Yerimde tepindiğim halde kolumdan iğne vurdukları an bir sakinlik gelmişti.Sonrası karanlık.
⛓️
Üzerimdeki sakinleştiricinin etkisi hâlâ geçmemişti.Sarı,kıvırcık saçlı beyaz önlüklü bir doktor odama gelip konuşmak istediğini belirtmişti.Kesin bir dille reddetsem de ısrarlarına dayanamamış ve odasına gelmiştim.
"Neden böyle bir şeye giriştin Selin? Bu bildiğin intihar ?"
Sorusuyla kafam allak bullak olurken gözlerimi kapattım bir kaç saniye.
Kahretsin,yine ağlıyordum."O gitti," diyebildim sadece.
"Sanırım sevgilin ?" diye sordu.
Kafamı sallayıp daha fazla konuşmayacağımı anladığım için odadan hızla uzaklaştım.Koridorun başında beni bekleyen insanlara aldırmadan hastaneden çıktım.Bileğimin acısı canımı dehşet derece yaksa da Mert'in bıraktığı iz daha çok kanatıyordu.
Arkamdan gelen seslere aldırış etmeden taksiye atlayıp eve geldim.Kapımı kilitleyip yatağıma girdim.Kimseyle görüşmek,kimsenin yüzünü görmek, kimseyle iletişim kurmak istemiyordum.Ben bu odada çürüsem de tek başıma Mert'in acısını yaşayacaktım.
Kapıdan gelen seslere aldırış etmedim.
"Selin,ne olur aç kapıyı kızım !"
"Selin,bak biz hep yanındayız.Aç kapıyı da konuşalım."
İstemiyordum hiç birini.Hiç kimseyi.
Tek birini istiyordum o da yoktu zaten.Çalışma masamın üzerinde duran siyah kağıt dikkatimi çekti.Hızla yatağımdan kalkıp kağıdı aldım.
Bu-bu Mert'in yazısıydı,Mert yazmıştı.
Ellerim titreye titreye açtım kağıdı.
Okumadan önce öptüm.O güzel elleriyle bu satırları yazmıştı.
sevgilim,
bunu sana yazarken baş ucunda oturuyorum saçlarını okşuyor o güzel yüzünü öpüyorum.Uzun süre yokum Selin,beni ben olmadan da seveceğini inanıyorum.Yalvarırım en azından bir kaç yıl hayatına hiç kimseyi alma.Üniversiteyi en güzel başarılarla oku, yemeklerini düzgün ye.Seni hep sevdim,inan hâlâ seviyorum.Yalan diye bağırma dinle,son kez dinle lütfen.Ne kadar süre yokum bilmiyorum.Tek bildiğim seni şu dünya üzerindeki herşeyden çok sevdiğim.Ayaz ve Yağız'a selam söyle sana çok dikkat etsinler.Önce onlara sonra Allah'a emanetsin.İrem şakalarıyla seni güldürsün ve ilet ki Yağız'a açılsın.Aşk zaman tanımıyor.Ayça diğerleri gibi benim için çok değerli Ayaz ve ona mutluluklar umarım araları bozulmaz.Yalvarırım suçlamasınlar beni,hepsinin yeri çok ayrı.Annem ve teyzem yıkılırlar Selin ben yokken ona iyi bak olur mu ? Sude ve Berk ikisi de Allah'a emanet.Ali ve Işıl'a selam söyle.Her neyse sevdiğim başını şişirdim yine.
-Ben bakamadım sen kendine iyi bak.Seni seviyorum hoşçakal.
-Mert'Mektubu kaç defa okudum bilmiyorum.Kaç kez satırları öptüm hatırlamıyorum.Bana iyi gelen adam bir anda gidemezdi ki bırakamazdı.Bu denli seven bir insan neden giderdi Allah'ım ?
Göz yaşlarımdan dolayı buruşmuş olan kağıdı yatağımın üzerine bıraktım.Kaç saattir odamda aç susuz duruyordum bilmiyorum.Öyle halsizdim ki,öyle bitkin.İstediğim tek şey uyumaktı,ama sonsuz bir uyku.
⛓️
1 ay sonra
Annemin getirdiği yemekleri yememekten ısrarcıydım.Tam tamına 1 ay geçmişti gideli.Onsuz geçen 30 gün..
Hiç bir şey değişmedi ama acımda.Aslında evet değişen bir şey vardı.Gün geçtikçe içimdeki yangın harlanıyor harlanıyor ve gün yüzüne çıkıyordu.Sinir krizleriyle..Kendimi kaybetmiştim âdeta kimseyle konuşmuyor yemek yemiyor dışarı bile çıkmıyordum.Sadece günde iki kez bitkin düştüğüm için bir doktor geliyor ve serum takıyordu.
Ayaz, Yağız,Ali,İrem,Ayça..Hepsi istisnasız her gün geliyordu yanıma ama yatağıma oturmuş penceremden dışarıyı izlemek dışında bir şey yapmadığım için hüsranla geri dönüyorlardı.Teyzem ve annem de benim kadar mahvolmuşlardı.Sadece onlar herkes için ayakta kalmak zorundaydı.Başka şansları da yoktu zaten.
Annemin zoruyla eve bir psikolog geliyordu,haftada 1 kez.Benimle bir kaç kelime konuşuyor,defterine notlar alıp gidiyordu.
Hayatım bundan ibaretti artık.İstediğim kişi yoksa,hayatımda kimseye yer yoktu.
Azap'ın dediği gibi;
yoksun hayatım,bu yüzden yolsuz hayatım.
Yatağımın üzerinde duran Mert'in tişört ve hırkalarına sarılarak geçiriyordum bütün günümü.Kokun burdayken sende gelsen sevdiğim.
Kokusuyla sarhoş olurken elimdeki bardağı sıktım,kırıldı.Camlarının elime batmasına izin verdim.Belki acım dinerdi.Sahi..acıma saygısızlık değil miydi bu yaptığım ?
Camlar elime batarken son gördüğüm şey mavi gök yüzü ve elimdeki kanlardı.
Kaçıncı vakam oldu bilmiyorum, alışmıştım artık.Acımıyordu da.19 Eylül 2020
Bugün yokluğunun 30. günü Mert.Herkes varken sen yoksun.Sol tarafım eksik.Yine eski zamanlar düşüyor zihnimin en ücra köşesine.Sarılışın,bakışın..
Bu Ekim dön olur mu ?
son

ŞİMDİ OKUDUĞUN
MERHEM (DÜZENLENDİ)
Roman pour Adolescentsİlk aşkınız teyzenizin oğlu olsaydı ? Önünde babanızdan dayaklar yediğiniz bir oğlan,Mert.En inatçısından bir kız,Selin. Mert Selin'in yaralarını sarabilecek mi ? "İyileştiremeyeceğin yaraya dokunma Mert." Hikayeye başlama tarihi: 21.11.2019