Quickly

9.9K 855 312
                                        

Yanındaki bedeni biraz süzdüğünde hiç de yabancı gelmediğini farketti.

"Jimin?"

Yanındaki dolgun dudaklı güzel adam şaşkın bir şekilde Taehyung'a döndü. Onu burada görmeyi beklemiyordu. Gözyaşlarını elinin tersiyle sildiğinde Taehyung meraktan ölmek üzereydi. Jimin kolay kolay ağlamazdı. Belli ki bir şeyler onu gerçekten üzmüştü.

"Neler olduğunu anlatmak ister misin?"

"Taehyung ben, ben özür dilerim."

Jimin hızlıca kollarını Taehyung'un boynuna sardığında afallamıştı.

"Noldu, lütfen anlat Jimin. Neden özür diliyorsun?"

"Ben seni, değmeyecek biri yüzünden kırmışım, onca zamandır aramıza mesafe koymuşum. Beni affet lütfen."

Taehyung eski dostunu bu hâlde görünce gözlerinin dolmasını engelleyemedi. Neler olmuştu böyle? Nasıl da dağılmıştı.

Uzun zamandır konuşmamışlardı. En azından eskisi gibi değillerdi. Bir şeyler engel olmuştu ve araları açılmıştı.

"Neden bahsediyorsun Jimin?"

"Joohyun."

•Jungkook•

Uzun zamandır koştuğumu farkedip soluklanmak için biraz durdum. Hâla ağlıyordum, hâlâ sinirliydim ve hâlâ midem bulanıyordu.

Aklım almıyordu olanları. Anlamak istemiyordum belki de. Anlamanın daha ağır geleceğini düşünüyordum kendimce.

Sahile vardığımı farkettiğimde sinirli bir şekilde güldüm. O kadar yolu koşmuş muydum gerçekten? Bu kadar mı takmıştım bana bir kere olsun sevgi göstermeyen bir adamı? Ya da anneme mi üzülmüştüm?

Uyuşuk adımlarımı banka doğru sürükledim ve oturdum. Bacaklarım fena hâlde ağrıyordu. Koşarken farketmemiştim fakat şimdi kendini oldukça belli ediyordu ağrı. Etrafa bakınırken tanıdık bir yüz görmemle şaşırdım.

Taehyung tek başına oturuyordu. Tam yanına gitmeye karar verip ayaklanmıştım ki başka biri oturdu. Anladığım kadarıyla o da benim gibi iyi değildi. Ağladığı belli oluyordu.

Taehyung ona döndü ve konuşmaya başladı, turuncu saçlı çocuk ani bir hareketle ona sarıldı.

Birbirlerini tanıdıklarını varsaydım ve önüme döndüm. Hem daha yeni tanışmıştık, gerçek bir tanışıklık da sayılmazdı. Belki yanına gitseydim rahatsız olurdu. Böylesi daha iyiydi. Sonrasında yüz yüze görüşebilirdik belki. Hem ağladığım için yüzüm çirkin olabilirdi. Karşısında çirkin olmak istemezdim ne de olsa.

Taehyung ve yanındaki ayaklanıp siyah bir arabaya bindiğinde onlara bakmaktan kendimi alıkoyamadım. Tanrım neden bu kadar meraklıydım?

Araba gözden kaybolduğunda yeniden önüme döndüm. Gözlerimi kapatıp derin derin nefes alıp vermeye başladım. Kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum. İşe yaramıştı neyse ki, daha iyi hissediyordum.

Eve dönmek istemiyordum ama kalacak bir yerim de yoktu. En iyisi cüzdanımı alıp otelde kalmak diye geçirdim içimden. Yine eve uğramam gerekiyordu ama cüzdanımı alır almaz çıkacaktım. Bir saniye daha kalmazdım işimi hallettikten sonra o evde.

...

Jeongguk: Hayatımın en iğrenç gecesini geçiriyorum. Babamı bizim evimizde başka bir kadınla bastım. Midem bulandı, öyle ki daha önce hiç bu kadar bulanmamıştı. Şimdiyse ucube bir pansiyondayım. Param ancak buna yetti.

Jeongguk: Annemi arıyorum fakat aramalarıma cevap vermiyor. Kim bilir belki o da babamı aldatıyordur.

Jeongguk: Sinirden gülüyorum şimdi. Ne yapmam gerektiğini kestirmeye çalışıyorum.

Jeongguk: Bildiğim tek bir şey var ki o da bu şehirden en kısa sürede çıkmam gerektiği.

Jeongguk: Burada boğulduğumu hissediyorum. Nefes almak gittikçe zorlaşıyor. Anılar bir bir canlanıyor ve ben başa çıkamıyorum.

Jeongguk: Eğer o yaşasaydı böyle olmazdı belki de.

Biraz garip bir yerde bitirdim farkındayım ama bu merakınızın taze kalması için. Lütfen bana kızmayın. Her neyse yorum ve oy konusunda bonkör davranın lütfen. Sizi seviyorum ♡

Diary | Taekook ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin