üç

5.2K 358 430
                                        

eğer yorum yaparsanız kullanıcı adı grraxe olan kız çok mutlu oluyormuş

Jisoo ve ben iki kardeşin ne kadar farklı olabileceğinin sınırlarını belirler nitelikteydik. Her şeyimiz tamamen ayrıydı ve sadece iki yıl arayla doğup, tamamen aynı ortamda büyüyen iki kız çocuğu için bu garipti.

Jisoo genelde orta yolu bulmaya çalışır, insanlarla iyi geçinir, yüzündeki gülücüklerle herkesin sevgisini kazanırdı. Aldığı notları herkesle paylaşırdı çünkü diğerlerinin de yüksek alması onun için bir problem değildi. Sevgilisi ondan ayrılırsa ilk başta üzülür, biraz ağlar sonra kabullenir hayatına devam ederdi. Nasıl göründüğünü umursamaz, rahat hissettiği şekilde giyinirdi ve en çok özendiğim özelliği olarak insanların hakkındaki düşüncelerini önemsemezdi.

Ben ise tamamen farklıydım. Kavga çıkmasından büyük zevk alır, tartışma esnasında sevinirdim. Küçük dağları ben yarattım havasıyla gezer, insanların bana özenmesini sağlardım. Eğer not aldıysam bunu asla biriyle paylaşmazdım çünkü tek iyi notu alan ben olayım isterdim. Sevgilim benden ayrılırsa üzülür ama üzülmekten çok sinir krizleri geçirir, o çocuğa hayatı zindan ederdim. Dış görünüşüme çok önem verirdim ve insanların benim hakkımda ne düşündüğü benim için çok önemliydi.

Aynı yerlerde bile takılmazdık. Sadece evde ikimiz kaldığımız zamanlarda aptal bir filmi izler, iki kardeş gibi hissederdik. Birlikte kutu oyunları oynar, ikimizin de yeteneksiz olduğu bir yer olan mutfakta tarifler denerdik.

Bazı zamanlar olurdu ki ikimiz de nadiren aynı ortamda takılırdık ve ben o zaman nedensizce çok mutlu hissederdim. Her ne kadar dışımdan aksini söylüyor olsam da Jisoo'yla bir partiye gitmek beni daha güvende hissettirirdi. Dışarıdan özgüveni tavan yapmış ve fazlasıyla cesur biri gibi görünmeye çalışsam da asla öyle değildim. Korkak ve güvensizliklerle dolu bir yapım vardı. Yanımda ablam olduğunda ise sırtımı dayayabileceğim bir duvar gibi hissettiriyordu bana.

O yüzden klasik bir cumartesi günü onun odasında yatağına uzanmışken mutlu hissediyordum kendimi. Aslında onunla aramızın bozulacağını sanmıştım çünkü mutfakta en yakın arkadaşının kişisel alanına girip onu taciz etmiştim ve Taehyung'ın bunu Jisoo'ya anlatacağını düşünmüştüm. Eğer anlatırsa gerçekten biterdim. Benim kafayı yemiş olduğumu söyler, bağrınıp durur ve onu rezil ettiğim için bir ay benimle konuşmazdı.

Bunların hiçbiri yaşanmadı çünkü Taehyung beni satmadı. Bu yüzden ablamın gazete desenli -bence fazlasıyla iğrenç gözüken- nevresimi üstünde yüz üstü yatmış kıyafetlerini eleştirebiliyordum.

"Böyle giyinme Jisoo sen salak mısın?" dedim giydiği kıyafete bakarak. Eğer bir idol olsaydı elini kolunu sallaya sallaya grubun visuali olacak güzellikte bir ablam vardı ama bunu saklamak için çaba gösteriyordu. Üstüne giydiği siyah sweatshirt ve aptal bol kotuyla içimde çığlık atma isteği uyandırmıştı.

Yattığım yerden kalkarken aptal gibi söndürmekte çabaladığı saçlarına bakıyordum. "Ne var üstümde?" dediğinde yine gözlerimi devirdim. "Sonsuza kadar bekar kalmak istiyorsun galiba..." diye söylenirken dolabını açmıştım.

Elime ne gelirse gelsin işe yaramayacağında yatağa atıyordum. Muhtemelen bu hareketime deliriyor olsa da "Biri benden kıyafetlerim için hoşlanacaksa hoşlanmasın," diye başlamış söyleniyordu "İnsanlar için süslenmek kendine yapılan bir saygısızlıktır.".

Yanaklarımı şişirip bıkkınca oflarken onun bu klasik laflarını belki de bininciye dinliyordum. "Gel benimle," dediğimde onu tutmuş, odama doğru ilerletmeye başlamıştım.

rare || taennie.Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin