altı

3.9K 332 209
                                        

yorum yaparsanız grraxe çok mutlu oluyomuş 👉🏼👈🏼

"Jennie aptal gibi davranma ve ye şu yemeğini.".

İnsanlar bazen benim prensiplerimi anlamamakta ısrarcı oluyordu.

Ben birinin kararlarına saygı duyuyorsam onlar da benimkilerine duymak zorundaydı. Ablamdan örnek verecek olursak onun ısrarla giydiği bir asır öncesinden kalma oduncu gömleklerine bir şey söylemiyorsam o da benim tercihlerime karşı susmalıydı.

Örneğin ideal kilo olarak kafamda belirlediğim kiloyu aşmışsam eğer bunu düzeltmek için çabalardım. Kırk beş kilo olmak istiyordum, ne eksiği ne de fazlası. Bu yüzden eğer kırk yediye ulaştıysam hiç umrumda olmazdı, o iki kiloyu verene kadar yemek yemezdim ve tüm ailem ne kadar sağlıksız olduğum konusunda söylenir dururdu.

Bu yüzden kafamı iki yana salladım ve ablam bıkkınca ofladı. "Jennie," dedi sanki yemek yemeyen çocuğuna baskı yapan bir anneymiş gibi bana kızıyordu. "Dün akşam sadece salata yedin, sabah kahvaltı etmedin, öğlen zaten yemek yemiyorsun." diye açıkladı "Lütfen şu tavuktan biraz yer misin?".

"Yedim ya!" diye savundum kendimi ablama. Jisoo bir siyah renkli tabağın üstünde duran tavuğa, bir de bana baktı. Sadece küçük bir dilim almıştım ama kendimi biliyordum. Açlıktan bayılacak değildim sonuçta. Ayrıca öğlen saatinde biraz diyet bisküvi yemiştim.

"Taehyung nerede?" diye sordum konuyu değiştirmeye çalışarak. Beni partide öptüğü günden beri evimize gelmiyor olması gerçekten garip bir durumdu. Ben nedenini biliyordum ama tabii ki Jisoo bilmiyordu ve bunu tuhaf bulması gerekirdi aslında.

"Neden?" diye soran Jisoo bana sinirlenmişti. Yemek yemediğim için ne dersem batacağını biliyordum ona. İlgisizce omuz silktim. Keşke dışarıdan göründüğüm kadar ilgisiz olsaydım bu konuya karşılık ama ne yazık ki değildim.

"Hiç," dedim öylesine "Sadece normalde hep biz de olurdu. Annem ve babam da olmadığı için kesin gelir diye düşünmüştüm.".

Jisoo güldü "O her geldiğinde gitmesi için söylenip duruyorsun." dedi "Şimdi neden yok diye mi soruyorsun?".

Evet soruyorum diye geçirdim içimden. Onun beni nasıl öptüğünü, daha sonra onun yüzünden nasıl bir kriz geçirdiğimi bilsen bunu sorgulamazdın.

"Ne bileyim merak ettim işte. Tuhaf geldi." dedim rengimi belli etmemeye çalışarak. Jisoo bu durumdan eğlenmişti çünkü gerçekten sürekli onlara söylenip dururdum. "Bazı işleri var." dedi daha sonra.

"Bugün Eunbi'yi gördüm." diyerek konuyu değiştirince Taehyung'ın bazı işleri ne diye anlayamadığım için moralim bozuldu. Jisoo eğlenen bir tavırla "Onun hiçbir bir savaş izi yoktu." diye dalga geçti "Tek hasarlı sensin sanırım.".

Gözlerimi devirdim. Aptal Eunbi'nin burnumun üstünde yaptığı iz zaten her aynaya baktığımda sinirlerimi bozuyordu. Keşke ben de ona tırnaklarımla bir iz bırakmış olsaydım diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyordum. En azından onu rencide etmiştim, elimde bu vardı.

"Çok komik." dedim yüzümü buruşturarak hoşnutsuz bir tavırla. Ablamsa sadece kafasını olumlu anlamda sallarken "Bence komik." diyerek gülmeye devam etti. "Bu akşam ne yapacaksın?".

"Ne bileyim." derken omuz silktim. Ne kadar omuz silktiğim bir konuşma olmuştu. Yalan söylersem ya da bir şey saklamaya çalışırsam çok omuz silkerdim halbuki. Jisoo bunu farkedemiyordu. "Film falan izleriz diye düşünmüştüm.".

"Ben dışarı çıkacağım." dedi son lokmasını da çatalı yardımıyla ağzına atıp çiğnemeye başladığında. Yüzümdeki hayal kırıklığıyla ona döndüm. "Ne?" diye sordum "Ama yalnız kalmak istemiyorum.".

rare || taennie.Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin