Güç Dalgası

258 37 8
                                        

Cebinden telefonunu çıkartmış Asiaya mesaj atmış ve cebine geri koymuştu. ''Hadi gidelim.'' Deyip bahçeye çıkmıştı. Ah cidden bu soğukta antrenmanı dışarıda mı yapmak istiyordu? Ben içeride yaparız diye düşünmüştüm...

Yaklaşık 2 - 3 saattir dışarıda antrenman yapıyorduk. Vücutlarımız artık soğuğa alıştığı için hava bizi etkilemiyordu. Ama tek sorun benim artık yorulmamdı. Louisaya kalsak akşama kadar devam ederdi.  ''Louisa yeter artık. 3 saat oldu.'' Dediğinde bana doğru son bir yumruk atmıştı. 

Ellerinde ki sargı bezlerini çıkartmış ve masanın üstünde duran şişeyi almıştı. ''İçeri geçelim, üşüteceğiz.'' Demiştim yanına doğru giderken. ''Duşa girip yeni işime gideceğim. Hatırlatayım ben Seul Dedektiflik bürosundan Lee Emilia. '' Demişti sırıtarak. Antrenman yapmak onu kendine getiriyordu.

''Dikkatli ol. Pek fazla dikkat çekmemen lazım.'' Dedim evin kapısına doğru beraber yürürken. ''Biliyorum. Sen o işi bana bırak, her şey kontrolüm altında olacak.'' Demişti gücü ile omzumda duran havluyu alarak. ''Güçlerin gelişiyor, bu iyi bir şey.''

''Dimi o yüzden benim hakkımda bir şey düşünürsen her şeyi duyabilirim. Biliyorsun aklını okumam için yanında durmam yeterli.'' Dedi sinsice gülerek. ''Bak sen öyle. Senin dilin antrenman yaptıktan sonra açılıyor sanırım.'' Demiştim saçlarını karıştırarak.

''Odandan daha çok dışarı çıkmalısın Louisa. Hatta odanı bize göstermelisin, odanı hiç görmedim. Bir yazarın odasını merak ediyorum.'' Dediğimde kafasını sallamıştı. Odasına geçerken bana dönmüş ve el sallamıştı.

-------------------------------------------------------

Louisa'nın Ağzından

''Louisa sesimi net duyabiliyorsun değil mi?''
"Evet duyuyorum"
"Güzel. Sana buradan yardım edeceğiz. Orada bir tane suç ortağın olacak, adı Park Arianna. İçeri girdiğinde gücünle zaten onu fark edersin. Telepati gücü var senle iletişime geçecektir." Demişti Felix taktığım gözlüğe Arianna'nın fotoğrafını yansıtarak.

"Cidden şu ayakkabıları giymek zorunda mıydım? Dedektifim ben moda gösterisine gitmiyorum." Demiştim sinirli bir şekilde.

"Kasanın içerisindeki flaş belleği alman lazım önemli olan her şeyi oraya koyuyorlar. Sakın yakalanmayın." Demişti Jisung. Ah cidden bana bir şey demesi beni çok sinir ediyor.

"Daha sonra ne olacak. Herhalde ömrümün sonuna kadar dedektiflik yapmayacağım."

"Tabi ki de yapmayacaksın, orada işin içine biz gireceğiz. Birisi bizi ihbar edecek ve sende orada öleceksin."

"Ölecek miyim?"
"Evet. Dediğim gibi orası bizde." Dediğinde Peki anlamında nefes vermiştim. Büroya yaklaştığımda sustum ve içeri girdim.

İçeri girmem ile bütün hepsi bana bakmıştı. Ne yani ilk defa mı kadın dedektif görüyorlar?

Uzun koridoru geçtikten sonra sola dönmüş ve 1.ekip yazan odaya girmiştim. Ariannayı hala etrafta görememiştim.

Kapının açılması ile hepsi bana bakmıştı. Bana bakmaları ile akıllarında ki bütün düşünceleri hissetmiştim. Ah bu cidden baş ağrıtıyor.

"Sen Lee Emilia olmasın, ben Bang Chan ekibin en büyüğüm." Demişti bana gülen bir yüzle. 'Seni gayet iyi tanıyorum Chan' diye içimden geçirmiştim.

Suratına  baktığımda tepki vermemi beklediği belliydi. Bende ona karşı gülümsediğimde geri çekilmişti. Uzun zamandır gülümsemiyordum.

Hyunjin karşıma geçmiş konuşacakken kapı çalınmış ve içeri Arianna girmişti. 'Selam' demiştim onla bağlantı kurarak. 'Selam ortak'

"Sende Arianna olmalısın, ikinizle de tanıştığımıza memnun olduk. Umarım kısa sürede bir birlerimize alışırız." Dedi Hyunjin mutlulukla.

CriminalBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin