Atlamak

159 20 10
                                        

Jisung az önce duyduklarından sonra merdiven ile inerlerse yetişemezler diye korkuyordu. O kadarda yüksek değil diye geçirdi içinden 12.katta olmaları dışında tabi, çantasından atlama ipi almış ve beline bağlamıştı sonra diğer ucunu kopmayacağı bir yere sıkıca bağlamıştı, Jeongin'i belinden tutmuş ve gerinmişti. "Merak etme senin ölmeye izin vermem" demiş ve onun belimi daha çok sıkıp aşağıya atlamıştı.

Kırılan camlar yüzlerine küçük kesikler bırakmıştı, etrafta ki insanlar onlara hayranlıkla bakıyordu. İp atladıkları mesafe için kısaydı son 3 kat kala ip güçlü bir şekilde sekmişti, Jisung ipi yavaşça çözmüş ve bırakmıştı 3 kat aşağı düştükten sonra yerde biraz yuvarlanmış ve kolu acımıştı. Etrafta Jeongin'i aramış bulduktan sonra yanına koşmuştu. "İyisin dimi?" Demiş ayağa kalkmasına yardım etmişti. Jeongin üstünü silkelemiş iyi olduğunu söylemişti, kapıya yakınlardı içerisinde boşaltan Minhoyu gördüğünde istemsiz gülümseme gelmişti. Astrid onları fark etmesi ile yanlarına koşmuş iyi olduklarını görünce içi rahatlamıştı. "Oppa Asia nerede?"

"Ne demek nerede senle değil mi?" Jeongin öne atlamış sorusu ile gözlerini büyütmüştü ne yani Asia hala içeride miydi, Changbin Jisung'un yanına koşmuştu Jisung onlara koşan Changbin'i görünce şaşırmış bir adım geri gitmişti. "Felix yaralı ve Seungmin de baygın hemen buradan gitmeniz lazım" Demişti nefes nefese, eli ile bir yer göstermişti onların orada olduğunu söylemişti. "Astrid bir taksi çağır ve onları eve götür Felix'in durumu kötüleşmiş olabilir. Changbin lütfen onla git sana ihtiyacımız var tek başına taşıyamaz" dediğinde şaşırmıştı Changbin onun gözünde bir suçlu şu an onu evine davet ediyordu. Changbin Felix'in olduğu yere koşmuş Astrid de peşinden gelmişti, oraya gittiklerinde Felix'in baygın olduğunu görünce istemsiz stres olmuştu. "Felix, Felix aç gözlerini!" Onun bu halini bilmesine rağmen tek bıraktığı için pişman olmuştu, nabzına baktığında yavaşladığını fark etmişti. Dikleşmiş ve Felix'i kucağına almıştı Astrid Seungmin'in kolunun altına geçmiş taksi arıyordu.

Eve gittiklerinde Astrid Seungmin'i koltuğa yatırmış içeriden ilk yardım setini getirmişti. Seungmin'e ilk serum takmıştı kafasına darbe almış gibi görünüyordu sonra koltuğun diğer tarafında yatan Felix'in tişörtünü çıkartmıştı, patlamadan oluşan yarası fazla korkutucu duruyordu. Yarayı ilk temizlemiş daha sonra dikmişti, kendisine gelmesi için serum takmış çok kambur durduğu için sırtını esnetmişti. Changbin'e baktığında etrafı toplamaya çalışıyor bir yandan da büyük evi inceliyordu. "Bırak ben yaparım" deyip onu durdurmuştu. "Louisa!" Evden ses gelmemişti, Changbin'e baktığında kemerine
asılı olan silahı görmüş eline almıştı. "Hey"

"Şşşş" Astrid silahı hazır halde tutmuş merdivenlerden yukarı çıkıyordu Changbin ne olduğunu anlamamış sadece peşinden geliyordu. Astrid Louisa'nın odasının kapısını açması ile odada kimsenin olmadığını görünce küfür etmişti Changbin ise odaya hayranlık ile bakıyordu ilk defa böyle bir oda görmüştü. Etrafta telefonunu aramıştı ama opera binasında bıraktığı aklına gelmiş bir kere daha küfür etmişti. "Telefonun var mı?" Changbin'e dönmüş baktığında Changbin ceplerini kontrol etmiş kafasını olumsuz yönde sallamıştı, Astrid sabır dilerim şekilde aşağa indi ve Felix'in ceplerini kontrol etti. Sol cebinden çıkan telefonu almış ve Jisung'u aramıştı. "Aradığınız kişiye ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyiniz"

"Siktir" Bu sefer Asiayı denemiş ama onunda telefonu çekmiyordu. "Niye birinize bile ulaşamıyorum ahğ, Minho'nun ya da başkasının numarasını ezbere biliyor musun?" Changbin kafasını sallamış telefonu ona verince Minhoyu aramıştı. "Alo" Changbin alo dedikten hemen sonra Astrid telefonu kendine almıştı. "Minho Jisung nerede?"

"Bilmiyorum, bine içinde değil en son sizinleyken gördüm" Astrid derin bir nefes almıştı cidden istediği hiçbir şey olmuyordu. "Onu hemen bul Louisa evde değil ve Asiaya ulaşamıyorum" Demişti Minhodan ses gelmemiş gelmeyince telefon mu kapandı acaba diye kontrol etmişti. "Minho beni duyuyor musun?"

"Ne demek evde yok?" Bu Jisungdu sanırım o yüzden konuşmamıştı, Jisung'un sesi telaşlıydı derin nefes alış verişleri mikrofona geliyor bu yüzden de cızırtı oluyordu. "Bildiğin yok eve geldiğimizde odasında değildi." Jisung etrafına bakınmıştı ama hiçbir yerde gözüne takılan bir yer yoktu. "Jisung şuraya bak"
___________________________
Yerini almış gözünü silahının dürbününe götürmüştü onu görmek için ayarlamış ve odayı izlemeye başlamıştı, bütün operasyonu oradan izlemişti. "Camdan atlamak he?" Az önce ki Jisung ve Jeongin'in atlamasını hatırladıkça sırıtıyordu. Hedefini odaya giren Asiaya odaklanmıştı, patlamayı bekliyordu. "Yazık olucak fazla güzel bir kızdı" Demişti kendi kendine, Asia nefes nefese boş odaya girdiğinde kırılan camı görmüştü. Kasaya adım atmış yerde olan usbyi almıştı, sanırım Jisunglar buradayken düşmüştü. Asia camdan aşağıya bakmış ne kadar da yüksek diye düşünmüştü Jisung'u deli sikmiş diyecem de Jisung işte ne yapacaksın.

Aslında amacı Usbyi onlara kaptırmamaktı, keskin nişancı olarak göreve girmiş elde edeni vuracaktı. "Yazık oldu çok hoş kızdı" Diye geçirdi silahı sıkarken. Yani şimdi o silahı sıktı ve Asia vuruldu dimi böyle şeylerde ya cidden vurulur ya da bir bok olur, ben bir bok olmasını seçiyorum. Louisa kapıdan içeri girmesi ile silah patlamış Asiayı koruyacak şekilde tutmuş ve aşağı atlamışlardı. "Louisa!"

"Sakin ol!" Havada olmanın basıncı yüzünden odaklanmaya zorlanıyordu ama Asiayı koruma düşüncesi daha ağır basıyordu, Louisa bir şeyleri kontrol etme gücünü kullanarak kendilerini yavaşlatmayı başarmıştı. Zorlanıyordu iki insanı taşımak fazla zordu özelliklere havadayken, kendini o kadar kasıyor ki beyni patlayacak gibi hissediyordu. Çok az kalmıştı, bir süre sonra yavaşça yere inmişler indikleri gibi kendisini yere bırakmıştı Louisa. Asiaya ona sarılmış derin bir nefes almıştı. "İyi misiniz?" Minho az önce Jisung'a aşağıya düşen ikisini göstermiş Jisung ikisini havada gördüğünde aşağıya inene kadar Minho'nun elini sıkmıştı, Jisung onlardan daha çok korkmuş gibiydi (sanki az önce o da oradan atlamamış gibi...) "iyiyiz Louisa sayesinde"

"Başım fazla ağrıyor"
"Merak etme bütün akşam senle ilgilenecem, ne istersen yaparım" demişti Asiya onu kendisine yaslayarak onun için fazla endişelenmişti. Jisung bu hallerine gülmüş etrafa bakınırken Minho ile gözgöze gelmişti, çok güzel gülümsüyor diye düşündü az önce ikilinin olayına gülerken Minho Jisung'un gülümsemesini izliyordu. "Araba buldum gidelim" Jeongin yanlarına geldiğinde Louisayı gördüğünde şaşırmış sonra hiç bozuntuya vermeden geri dönmüştü.

 "Araba buldum gidelim" Jeongin yanlarına geldiğinde Louisayı gördüğünde şaşırmış sonra hiç bozuntuya vermeden geri dönmüştü

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

(Görsel dersinde bunu çiziyom nası, bitmiş halini de atarım)

CriminalBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin