Duvar

138 21 11
                                        

"Cidden mi hyung?! Eminsin dimi iyisin, ateşin yok, kafana bir şey düşmedi dimi?" Changbin onla dalga geçerken Minho kafasına vurmuştu Changbin acı içinde orasını tutunca Minho kolunu çekmiş önden yürümüştü. "Sana ısmarlamayacam vazgeçtim, Hyunjin ve Chan yiyecek sadece" Minho bunu deyince Changbin hemen yanına koşmuş kolunu kavramıştı. "Tamam hyung sustum" Minho ona gülmüş merdivenlerden aşağıya inmişlerdi ama aklı Kitapların arasında bıraktığı Jisungdaydı. "Güzel kaçtın Lee know"

Evde ölüm sessizliği vardı, Minholar gittikten  sonra kimse konuşmamış herkes odalarına çekilmişti. Astrid arada Felix ve Seungmin'in odalarına gidip arada kontrollerini yapıyordu onun dışında evde sanki kimse yokmuş gibiydi, Jisung yatağında dikleşmiş derin nefes almıştı. Çok sıkılmıştı, 3 saattir yatakta yatıyor yanında olan boş duvarı izliyordu bu aralar bunu çok yapıyordu ve orada ki boşluk onu çok rahatsız etmeye başlamıştı. Diğer tarafına dönünce saatlerini resim çizmekle uğraştığı masasına takıldı gözleri, ayağa kalkmış ve resimlerini koyduğu dosyaları çıkartmıştı. "Bunları duvara assam güzel durur mu acaba?" Diye düşünmüştü sesli bir şekilde, bir süre daha duvara baktığında nasıl dizebileceğini düşündü. Masasında duran yapıştırıcıyı almış ve yapıştırmaya başladı.
______________________

"Ahğ çok yakındı!" Hyunjin topu kaçırdığı için evde bağırıyor Changbin ise golü atamadığı için sinirleniyordu, iki kişi Chan'a karşı gelemiyorlardı. "Utanın ulan iki kişisiniz bir de bu adam ne yapsın he" onlara kınar gibi bir bakış atmış kahvemi alarak koltuğa bir kedi gibi sığınmıştım, havalar soğuyordu ve bu hoşuma gitmiyordu yazı daha çok seviyordum sıcak hava üşümeme izin vermiyordu sadece bu yanını seviyorum artı olarak yazın yapacak daha çok şey oluyor ve tatilimiz oluyordu yıllık iznimi kullanmak için sabırsızlanıyorum diyebilirdik. "Hyung lütfen sende bize gel üç kişi deneyelim"

"Yok artık Hyunjin" buna Changbin bile şaşırmış biz onun bu fikrine gülerken dudak büzüyordu, Changbin onun büzmüş dudaklarını ısırır gibi yaptığında Hyunjin kaçmış benim yanıma gelmişti. "Pis sapık, Felix kim bilir neler çekecek yavrum" dediğinde gülmem daha çok artıyordu onları izlemek cidden zevkliydi, iş anında soğuk kanlı olan ben eve dönünce küçük bir çocuk oluyordum. "Hyung şimdi biz Jisunglar ile iş birliği mi yapacağız?" Hyunjin'in sorduğu soru ile Jisung'un odasına yaşadığımız olay aklıma gelince tekrar sıcak basmıştı, onlardan çıktığımızdan beri suratımda saçma bir sırıtış ve mutluluk vardı. Herkes bana baktığını fark ettiğimde boğazımı temizlemiş kahvemden yudum almıştım. "Evet amaçları kötü değil, aslında yaptıkları normal bir şeyken burada suçlu gözüküyorlar. Seungmin ile konuştuk amaçları aslında gayet normal." Chan benim yerime cevap verince ortam sessizleşmişti, haklılardı Jisung suçluluk duyuyordu. Bizi bu hale getiren kendi öz babasıydı, aslında Bay Han'ın Jisung'a bu deneyi yapma gibi bir planı yoktu ama Jisung bizi kurtarmaya çalışırken Bay Han'a yakalanınca Bay Han ona da bu deneyden uygulamıştı. Biz ikimizin de aynı özelliğe sahip olmamız tamamen şanstı. "Ya bizde suçlu ilan edilirsek"

"Yakalanmadığımız süreçte bir şey olmaz" Aden kapıdan içeri elinde bir tepsi kurabiye ile gelmiş masaya koymuştu. "Sende mi? Sana o kadar şey yapmalarına rağmen hem de" Hyunjin büyük bir şok yaşamıştı bu cevap en beklemediği kişiden gelmişti, yani evet Aden ile olan olayda çok ileriye girmişlerdi ama Aden bunun üstünde çok durmamayı tercih ediyordu. Orada çok korktuğunu kendisi çok iyi biliyordu ama onu korkutan kişi... Astrid, açıkçası ona korkutucu gelmiyor hatta aslında çok tatlı birisi olduğu olasılığı aklından çıkmıyordu.

~●~

"Daha iyi misin?" Astrid Felix'in odasının kapısını yavaşça açmış yatakta yatan civcive bakmıştı. Felix yatakta oturmuş telefonuna bakıyordu, Astrid girdiğinde telefonu kapatmış ve ona gülümsemişti. "Sayende iyiyim"

"Ben bir şey yapmadım sen fazla hızlı toparlıyorsun" Felix'in serumunu kontrol etmiş daha sonra yarasına bakmak için tişörtünü kaldırdığında Felix gözlerini büyütmüş elini tutmuştu. ''Ne yapıyorsun ya, sapık var!'' diye bağırdığında Astrid ne olduğunu anlamamış eliyle Felix'in ağzını kapatmıştı, ikisi de gözlerini büyütmüş bir birlerine bakıyordu ''Ya ne saçmalıyorsun lan, yarana bakacaktım. İyilikte yaramıyor baksana adım saniyesinde sapık oldu hem ne işim olur lan benim erkeklerle kadınlar varken.'' Felix onun bu haline gülmeye başladığında Astrid kendisiyle dalga geçtiğini fark etmişti, kenarda duran yastığı ona fırlatmış bitmek üzere olan serumu kontrol etmiş biten kan torbasını yenisi ile değiştirmişti. "Hey kızdın mı?" Astrid cevap vermiyordu. "Noona hadi ama" Felix ona tatlılık yaparken Astrid gülmemek için dudaklarını birbirlerine bastırıyordu. "Ya" bastırarak söylemişti, "hayatın şu an elimde olduğunu biliyorsun değil mi? Elim kan torbanın üzerinde her an onu çıkartık kanı kesebilirim" Felix ona dehşetle bakıyor, Astrid onun bu haline güldüğünde kendisi ile aynı şekilde dalga geçtiğini düşünerek rahatlıyordu. "Şaka yapmasını hiç bilmiyorsun"

"Şaka yapmıyordum ki"
"Korkutucusun" Felix Astrid'e bakarak gözlerini kırpıştırıyordu, ciddiyetini anlamaya çalışıyordu. Duvarın diğer tarafından bir düşme sesi geldiğinde ikisinin de gözleri oraya dönmüştü, bir süre sonra bağırarak küfür eden Jisung'un sesi duyulduğunda birbirlerine tekrardan baktılar. "Gidip baksan mi?" Felix şaşırmış bir şekilde hem duvara hem de Astrid'e bakıyordu, kafası yavaşça yukarı aşağı sallamış odadan çıkmıştı. "Jisung iyi misin?" Astrid kapıyı tıklatmış Jisungdan iyiyim cevabını beklemişti ama gelmemişti. "Jisung odaya giriyorum lütfen anadan doğma çıplak olma" Astrid gözlerini kapatarak kapıyı yavaşça açtığında yerde üzerinde merdiven olan Jisung'u gördüğünde koşarak yanına gitmişti. "Ne oldu burada, nasıl düştün?" Astrid merdiveni almış duvara yaşlandığında Jisung'un boş olan duvarının çizdiği resimlerle kapladığını fark etmişti. "Jisung..." hayranlıkla duvara bakıyordu, şimdiye kadar çizdiği büyün resimleri asmıştı Jisung. "Sağ ol ya beni kaldırdığın için." Astrid duvara o kadar dalmıştı ki Jisung'u yerden kaldırmayı bile unutmuştu, o gün bir kere daha neden Han Jisung'a hayran olduğunu hatırlamıştı.

CriminalBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin