[pörpıl, keyifli okumalar diler.]
"Kondom kullandın mı?"
Bakışlarım telefonun ekranında benimle dalga geçen iki arkadaşım üzerinde dolaşırken oldukça utanmış hissediyordum.
"Birleşmedik diyorum size!"
Hoseok sesimi incelterek çıkışmam karşısında gözlerinden akan yaşı silerek haykırdı. Gülmekten eriyordu resmen.
Yoongi "Üzülmüş lan bir de!" diye lafımın üzerine söylendiği sırada kaşlarım çatılmış tehditvari bir şekilde ona bakıyordum.
"İleri gitme yoksa ona söylerim."
Yoongi gözlerini kısıp söver gibi dişlerini sıktığında Hoseok gülmesine mola vermiş aramızdaki tuhaf gerginliğe dikkat kesilmişti.
Hoseok ve Yoongi liseden beri arkadaştı. Yoongi ondan uzun zamandır hoşlanıyordu. Bana gelip söylememişti ama ben anlamıştım. Ona bakışları farklıydı. Yoongi ile ben ilkokulu birlikte okumuş yıllar sonra üniversitede yeniden karşılaşmıştık. Yoongi ile Hoseok ile olduğundan daha yakındık ama ikisi de gözümde eşsiz bir yere sahipti. Yoongi Kardiyoloji okuyordu hala, Hoseok Pediatri. İkisinin de son senesiydi.
"Ne oldu şimdi?"
Yoongi tamamen onu görmezden gelerek bana döndü. Yarım saattir ilk kez tüm ciddiyetiyle konuşuyordu.
"Karşılaştık demiştin. Nasıl oldu? Aldın o zaman numarasını..."
"Hayır." dedim sesim kısık çıkmıştı "Numarasını vermedi. Sanki erkekler hep onu üzüyormuş ve bende yarasına basmışım gibi bir hali vardı. Sanırım biraz kırılgan birisi."
"Ne demek istediğini anlamadım?" diye araya girdi Hoseok.
"Bende anlamadım. Neredeyse benden etkilendiğini ve hastalığım yüzünden erekte olduğumu öğrendiğinde buna üzüldüğünü düşünecektim. Biraz..."
Cümlemi nasıl tamamlasam bilemiyordum. Bu yüzden susma ihtiyacı hissettim. Odamın içinde dolanıp duruyordum. Gece geç bir saatti. Onlarla daha çok konuşmak istiyordum ama yorulmuştum.
"Bunları yarın detaylı konuşuruz." dedi Hoseok. Sonra ağzından bir şey kaçırmış gibi eliyle ağzını örttü.
"Neler oluyor?" Kaşımın teki merakla kalkmıştı. Yoongi dudaklarını kemirip gözlerini devirdi.
"Bilet aldım," dedi "...yanına geliyoruz."
Haberi böyle öğrenmiştim. Burada bir hafta geçirmiştim. Yakında dönmeyi planlıyordum ama babam biraz daha onlarla vakit geçirmem için ısrar etmişti. Bu da benim işime gelmişti. Hala uçmak istemiyordum. Yoongi ve Hoseok gelirse en azından dönüşte uyuduğumdan emin olacak birileri yanımda olur, bana yolculuk arkadaşı olabilirlerdi. Habere sevinmiştim. Ani kararlarının sebebi ne bilmiyordum ama nasılsa geldiklerinde öğrenirdim. Bu yüzden sorgulamadım.
Konuşmamızın ardından bir tam gün geçmişti. O tam gün boyunca koşu yapmış, ailemle bir sanat sergisine katılmış ve biraz baba oğul satranç oynamıştık.
Annemin dinlenmek için odaya çekildiği bir saatti. Gece yarısı arkadaşlarım uçaktan inecekti ve bende onları almaya gidecektim. Babam kalan dört piyonum ve bir şahımla karşımda kale, at ve bir şahla kalmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
kokpit | 🛩
Fanfiction"Merhaba, bana sakso çekmiştin. Hatırladın mı?" [𝖪𝗈𝗄𝗉𝗂𝗍: Uçağın pilot kabinine verilen isim.]
