Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Rüzgâr dalları dansa davet edercesine bir sağa bir sola savururken,yapraklar kelebek misali havada uçuşuyor,gittiği her yere ayrı bir renk katıyordu.
Güneş cam gibi parlıyor,vurduğu her yeri etkisi altına alıyordu.Karlar erimiş,toprak uyanmış,kuş sesleri bizler buradayız dercesine ötmeye başlamıştı.
Gözlerimi kapadım ve bir kez daha kuş seslerinin oluşturduğu melodiyi dinledim.Gariptir ki hem ruhumu,hem bedenimi,hemde zihnimi dinlendiriyordu bu ses.
Omuzlarıma sardığım şalın uçlarından tutarak bedenime sıkı sıkı sardım ve karnımın guruldaması ile gülümsedim.
Yine acıkmıştım..
Oysa kahvaltıyı mideme indireli çok olmamıştı.Ama yinede acıkmıştım işte.
Yine gülümsedim...
Şu zor geçen hayatımda belkide hiç bu kadar gülümsememiştim.
Derin bir nefes aldım.Başımı göğe kaldırdım ve şükür sebeplerimi sıralamaya başladım.Derken enseme konan öpücük ve karnımı kavrayan kollarla yine gülümsedim.
"Çok tuhafsın be kadın.Görmedim senin gibisini.Rastlamadım hiç bir yerde.Bunca şeye rağmen gülüyorsun ya gerçekten çok tuhafsın"
Sevdiğim adamın kokusunu iliklerime kadar hissedip ona cevap verdim.
"Kaderden kaçamazsın.Anne karnında yazılırmış alnına.Sadece sabredip hayra yorarsın her şeyi."
Sırtımı göğsüne yaslayıp tekrar rüzgarın sesini dinlemeye başladım.Bu adam benim Sırtımı yasladığım dağdı.Bu adam canıma can katan,nefesime nefes olan adamdı.Bu adam benim sağım,solum,görmeyen gözüm,atan kalbim,aldığım nefes,yediğim ekmek..Kısacası bu adam benim her şeyimdi.
"Üşümüşsün"
"Nereden anladın?"
"Dudaklarıma değen tenin soğuk"
Gülüsedim..
"Üşümedim.."
Derin bir iç çekip tekrar konuşmaya başladım.
"Rüzgar çok güzel esiyor değil mi?Kırmadan,dökmeden,dağıtmadan.Ben çocukken çok severdim rüzgarı.Sokakta oynarken saçlarımız dağıtır ayrı bir huzur verirdi.Hava da uçuşan poşetleri yakalamakda cabasıydı tabi.Sonra büyüdüm.Bunun farkına varınca çok üzüldüm.Sanki çocukluğumu almışlardı elimden.Yokluktan belkide çabuk büyüdüm.Sonra bir baktım evlenmişim.Şöyle düşünüyorum da bunca yıldan sonra ilk kez rüzgar bana çocukluğumdaki huzuru veriyor.Sanki sesi sokağa çağırıyor,çık gel diye kulağıma fısıldıyor"
Beni iyice kendine çekmiş,suratını boynuma gömmüştü.
"Peki bugün rüzgarın davetini kabul edelim mi ne dersin?"