Korku...Bedenimin her bir hücresini ele geçirip,acımasız darbelerini tek tek vururken ne yapacağımı şaşırmış,ne düşüneceğimi bilmeden demir kapının ağzında bekleyen adama baktım.
Neden geldiğini bilmiyor,bilmekte istemiyordum.Nedenleri geride bırakalı çok olmuştu bende.Zaten benim için önemli olan bunlar değildi.Önemli olan hiç istemediğim bir şekilde bu ikilinin karşılaşması ve Timur'un beni yanlış anlamasıydı.
Bu yüzden korkuyordum...Evet bu korku canımı yakıyordu fakat yapacak bir şeyimin olmadığının da farkındaydım.
Derin bir nefes alıp,canımı yakan düşüncelerin üstüne bir kapak örttükten sonra istemsiz bir şekilde titreyen parmaklarımı Timur'un omuzuna koydum.Gözlerine bakmaya korksam da bunu belli etmeden bana dönmesini bekledim ve ondan bu konuşmayı yapmak için sessiz bir izin istedim.
Ne tuhaftı değil mi?
Saatler önce mutluluktan çırpınan,her bakışta ,her dokunuşta taklalar atan kalbimin korkudan bu denli titremesi...
Bakışlarımız birleşti ve ben o bakıştan konuşmayı bana devrettiğini anladım.Bu durum karşısında ufak bir şaşkınlık yaşasam da bozuntuya vermeden,yıllar önce evlendiğim sonra da acı bir şekilde aldatıldığımı öğrenerek zerre pişmanlık duymadan ayrıldığım adama baktım bir kez daha.Yıllar ona hiç yaramamış gibiydi.Bir tek bile beyazı olamayan saçlarına yer yer ak düşmüş,giyim kuşamı değişmişti.
"Neden buradasın" dedim bir merhaba demeye bile gerek duymadan.Hırkamın iki yakasından tutup,kollarımı göğsümde birleştirdim.Timur'un varlığını her bir zerremde hissetsemde bozuntuya vermedim ve karşı tataftan gelecek cevabı bekledim.
"Seninle konuşmak için gelmiştim fakat görüyorum ki yanlış zamanda gelmişim"
Sesinde ki imayı anlamak için müneccim olmaya gerek yoktu fakat onun ne dediği,neyi ima ettiği beni zerre kadar ilgilendirmiyordu.Ona dair hiç bir şey umurumda bile değildi ki sözleri olsun...
"Bunun seni ilgilendirdiğini hiç sanmıyorum."
Konuyu uzatıp onunla daha fazla muhattap olmak istemiyordum.
"Eve erkek almak hemde bu saatte.Bu senin için ne zamandır normal olmaya başladı?"
Sözleri karşısında kahkaha atmak istesemde bunu yapmadım.
"Konuşman bittiyse kapıyı kapatacağım"
"Hayır bitmedi"
Arkamda duran adamın sabrının sonuna geldiğini biliyordum çünkü dişlerini sıkarak homurdanması,sesli bir şekilde nefes alıp vermesi bunun kanıtlar nitelikteydi.
Derken hiç beklemediğim bir şey olmuş ve Timur beni kendine çekerek kolunu belime dolamıştı.
''Bu kadar saçmalığa daha fazla sessiz kalamadığım için kusura bakma güzelim ama bir yerden sonra bu konuşma gerçekten çekilmez bir hal aldı.Hadi sen bana bir Türk kahvesi yap.Bende bu arkadaşın sorunu neymiş çözmeye çalışayım ne dersin?''
Gözlerimin içine bakarak söylediği sözler boğazımın kurumasına,kalp atışlarımın hızlanmasına ve daha fazla korkmama sebep olsada hiç bir şey demeden sessizce onaylayıp onu ardımda bıraktım.Ve ellerim titreyerek kahvesini pişirmek için hazırlıklara başladım.
************* TİMUR
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.