8 • hardcore but selfish

337 33 42
                                    

"Taehyung az önce kavgayı ayırma ayağına her yerimi elledin farkında mısın?" Yana doğru eğilip fısıldadım.

Kavganın ardından hiçbir şey olmamış gibi yedimiz de geçip bahçedeki çardağa oturmuştuk. Herkes arasında laflıyordu. Bi zararlı da ben çıktım bu arada. Tek yumruk yiyen benim. Ben yumruğu yer yemez Taehyung beni tutup çekti sonra ikimiz birden yere düştük. Bizim düştüğümüzü görünce diğer beş gerizekalı durup bize baktılar. Sonra nasıl oldu yemin ederim bilmiyorum. Bana buz alıp çardağa geldik. Kavga çıktı diye derse de girmedik. Yarım saattir öyle oturuyoruz. Hatta oturmayı geçtim bunlar şakalaşmaya bile başladılar. Namjoon hyung zaten hepsini tanıyordu. Hoseok ve Jimin birbirinden özür dileyince ortam bir anda neşelendi. Ben hariç. Alnım acıyor.

"Götünden uydurma istersen. Hayatını kurtardım." Yüzümü buruşturup tip tip baktım Taehyung'a. Ulan egolaman.

"Ne konuşuyorsunuz?" Seokjin denen uzun çok meraklıymış bu arada. Oturduğumuzda da neden yan yana olduğumuzu sormuştu. Mahallelerdeki dedikoducu teyzelere benziyor. Aynı Hoseok. Yemin ediyorum aynısı.

"Sana ne Seokjin?" Taehyung'un terslemesiyle bu yine buruşukluğu düzelmemiş yüzümle ona baktım.

"Arkadaş ayağı göt ayağı." Jimin gözünü kırpmaya çalışarak bağırınca hepsi birden güldü. Biz hariç. Ulan mal göz de kırpamıyorsun hala laf atma peşindesin. Onlar gülüşüp konuşurken Taehyung bana döndü.

"Dondurma alayım mı sana?" Bana bir fenalık geldi. Aklıma gelen dillerle ay pardon anlarla tükürüğüm boğazıma kaçtı. Ben öksürürken o sırtıma vurdu.

"Tamam bu sefer çikolatalı dondurma alırım." Diye mırıldandı. Bana bu tekliflerle gelirse nasıl reddedeyim?

"Ha tamam o zaman." Ayağa kalktım bir anda. Tüm bakışlar bana dönerken Taehyung'un tişörtünü tutup çekiştirdim. "Biz gidiyoruz. İşimiz var."

Taehyung gülerek ayaklandı. Diğerleri sorular sorarken o hiç takmadan bana ayak uydurdu ve beraber kantine ilerledik.

Bu sefer dondurmayı ben seçtim. En sevdiğim çikolatalıdan. Dolabı kapatıp parasını ödedi. Nerde beleş oraya yerleş.

"Sen yemiyor musun?" Dedim dondurmamı paketinden çıkartırken.

"Ben dondurma sevmiyorum."

"Geçen gün yaptıkların neydi o zaman?" Ah dilim kopaydı. İçimden geçen niye anında dışıma çıkıyor benim. Sabır.

"Ne yapmışım?" Gülerek sorduğu soruyla tip tip baktım.

"Salak taklidi mi yapıyorsun yoksa beni kışkırtmaya mı çalışıyorsun?"

"Hmm," Küçük yuvarlak masaya oturdu. "İkinci seçenek doğru."

Karşısındaki sandalyeye oturdum. Dondurmamdan birazcık yedikten sonra kafamı kaldırıp ona baktım. Önüne doğru yaslanmış beni izliyordu.

"Amacın ne Taehyung?"

"Arkadaş olmak." He ben de yedim.

"Bana mı halleniyorsun?" Ani sorumla afalladı.

"Ne?"

"Gay misin?" Diye sordum bu sefer. E ben biseksüelim. Anlarım bunları. Diyorum ama iki yıl boyunca Namjoon hyungun gay olduğunu anlamadım bu arada.

"Jeon, sana bir soru soracağım." Önce sen cevap ver it.

"Sor." Tutarlılık seviyemi anladınız sanırım.

"Bir haftadır tanışıyoruz. Benimle temas etmek seni rahatsız etti mi?"

"O ne demek şimdi?"

"Evet veya hayır diyemez misin sadece?" Bir anda ciddileşip sordu. Bu çocuk bir anda ciddileşip duruyor yemin ederim korkuyorum bazen.

"Hayır, rahatsız olmuyorum." Kavgadan ayırması hariç yan yana geldiğimizde de defalarca temas etmiştik. Normalde insanların yürürken bana değmeleri bile midemi bulandırıyordu ama kısacık sürede Taehyung'a alıştığımdan dolayı onunla temas etmek rahatsız edici değildi.

Gülümseyerek bana doğru daha çok eğildi masada.

"O zaman birbirimize yardım edelim." Wattpad kitaplarındaki gizemli-havalı çocuk triplerine girmeye çalışıyor bence.

"Ne yardımı Taehyung?" Bıkkınca konuştuğumda daha çok güldü.

"Sorduğun sorunun cevabını birlikte bulalım. Ben senin ihtiyaçlarını karşılayayım, sen benim yönelimimi çözmeme yardım et Jeon."

Ne?

huggy ⁷ taekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin