Masaya oturduğumdan beri yüzümden eksik olmayan gülümsememle Atlas'ın annesinin anlattığı şeyi dinliyordum. Anlattığı şey de mahalledekilerin dedikodusuydu.
"Anne bırak Allah aşkına çocuk ne yapsın Hacer'in kocasını aldatmasını yemek yesin."
"Sus dinliyor yavrum beni! Dinliyorsun değil mi annem?" diye bana dönerek sordu Meral Teyze. İlk kez tanışıyor olmamıza rağmen öylesine sevgi dolu ve sıcakkanlıydı ki dışarıya ördüğüm duvarları aynı Atlas gibi hemencecik yıkmıştı.
"Dinliyorum Meral Teyze eee kocası ne demiş?"
"Kız bize ne, ne demişse demiş." dedi Atlas kolumu dürterken. Omuz silkip Meral Teyze'ye döndüm, o da anlatmaya devam etti.
Okul çıkışında Atlas beni ailesiyle tanıştırmak istediğinde şaşırmıştım. Çok çok yakındık ve birbirimizden pek ayrı geçmiyordu günlerimiz, yine de aniden söylemesi afallamama yetmişti. İçimde garip bir korku da boy göstermişti; ya beni sevmez hor görürlerse diye... O zaman çocuklarının da benimle konuşmasını istemezlerdi ve ben bu saatten sonra en yakın arkadaşım olmadan ne yapacağımı pek bilemiyordum.
Eve geldiğimizde babası zaten çalıştığı için yoktu. Ön yargıyla yaklaşmak istemiyordum ancak Atlas'ın babasıyla arası zaten pek iyi değil gibiydi. Annesi beni görür görmez sıkıca sarılmış, Aslı da dostane bir şekilde selam vermişti. Onunla aramız iyiydi çünkü abisi kızı darladığında ben araya giriyordum. Meral Teyze bana bir ton soru sormuştu. Ne zaman ailemi sorsa Atlas araya girmiş, ben üzülmeyeyim diye konuyu değiştirmişti. Muhabbetimiz bittiğinde beni kuş sütü eksik olan masaya oturtmuştu ve tıka basa karnımı doyurmuştu. Şimdi de çay içiyorduk.
"...Ya işte öyle Bulut'çuğum herkes benim kadar el becerisine sahip olamaz elbette." Uzun uzun anlattığı olaylardan sonra hızla başımı salladım.
"Ona şüphem yok." dedim gülümseyerek. Meral Teyze neşeli bir kahkaha atıp çay doldurmak için kalkmıştı.
"Sıkılmıyorsun değil mi, annem de böyle işte..." dedi Atlas gözlerini devirerek. Koluna vurdum hafifçe.
"Deme öyle çok çok tatlı kadın baksana!"
"Bir de bana sor."
"Yani evini bilemem ama benim annem hiç böyle olmadığı için..." derken sesim hafiften kısılmıştı.
"Olsun be gülüm benim anam sana da ana olur." dedi ve kapıdan gelen annesinin elindeki çayları aldı.
"Oyy yerim!" diyen annesinin yanaklarını sıktı.
"Kız Meral sen de iyi kilo aldın he." dediğinde gözlerimi büyültüp ağzını kapadım. Kadın şaşırıp bir tane dizine geçirdiğinde acıyla inlemişti.
"Eşek sıpası! Nerem kilolu benim?!"
"Y-yok Meral Teyze vallahi mükemmelsin fiziğin falan... Dehşet yani of of!" dediğimde sakinleşip saçlarını düzeltti.
"Ay biliyorum!" Kıkırdayarak Atlas'ın ağzından çektim elimi.
"Acıdı varya." dedi oflayarak. Meral Teyze yüzünü buruşturdu.
"Beter ol." Atlas'la beraber güldüm.
————
Uzun bir gecenin ardından Atlas ve Meral Teyze çok ısrar edince burada kalmaya karar vermiştim. Atlas asla yapmayacağı ama bir an beni de şaşırtan şeyi yapıp yatağını bana vermişti. Çok iyi bir arkadaş olabilirdi ama bir centilmen... Hayır kesinlikle değildi.
Giyinmem için verdiği biraz büyük kıyafetleri giyip kendi okul kıyafetlerimi güzelce katladım.
Şimdi beraber oturmuş kendi halimizde takılıyorduk. Daha doğrusu o video izliyor, ben tavanı izliyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Elma Ağacı (bxb)
Ficção AdolescenteBir homofobikle aynı evdeyken hayatta kalma sürem ne kadar olabilirdi? Not: Yazdığım ilk kurgu olduğu için cringe öğeler fazlasıyla mevcuttur.
