2.7

20.2K 1.3K 248
                                        

Eve gelmemizle hemen odama ilerlediğimde Gürkan'ı salona geçmesi için yönlendirmiştim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Eve gelmemizle hemen odama ilerlediğimde Gürkan'ı salona geçmesi için yönlendirmiştim.

Okulda ona sakso çekmemin üzerinden bir hafta geçmişti ve o günden sonra okulda sevişmemiz için duyduğum istek gitgide artıyordu. Bir gün cidden odasına dalacak ardından üzerine atlayacaktım.

Hızla üzerime eşofmanlarımı geçirerek salona gittiğimde koltuğuma yayılmış oturan ve telefonuyla ilgilenen Gürkan görüş alanıma girdiğinde gülümseyerek yanına gitmiş ve hızla yanına kurulmuştum.

"Haftaya yine sınavınız var."

Elini bacağıma atmış hafif hafif sıkarken konuşmasıyla kaşlarımı çattığımda derince iç çekmiştim.

"Sen niye sürekli bize sınav yapıp duruyorsun?"

Ciddi ciddi sormamla gözlerini devirdiğinde "Dersim zor bir ders Doruk. Anlayıp anlamadığınızı ölçmem gerekli." Diyerek beni yanıtlamış ardından da elini biraz daha yukarıya kaldırarak bacağımın iç kısmını sıkıştırmıştı.

Kasıklarıma yakın olmasından kaynaklı bu hareketiyle hassaslaştığımda derince yutkunarak gözlerimi gözlerine çıkartmıştım. Bana bakmasıyla dudağının köşesi kıvrıldığında bu halimin hoşuna gittiğini anlayarak eline sertçe vurmuştum.

"Oynama benimle."

Mırıldanmamla güldüğünde elini saçlarıma çıkartıp hafifçe onları düzeltmişti.

"Günce aradı sabah. Seni de çağırıyor yanına."

Susup gözlerime istekle baktığında ona sevgiyle bakıp elimi göğsüne koymuştum.

"Gideriz birlikte."

Sözlerimle gözlerinin içi parlarken dışarda fazlasıyla sert olan adamla karşımdaki halinin hiç alakası yoktu.

Bir an içimdeki sevginin coşmasıyla ona yakınlaştığımda kaşları ilgiyle havalanmıştı.

"Biz fanteziler denesek ya."

Kısık sesle mırıldanmamla Gürkan gerildiğinde sertçe yutkunmasıyla hareket eden adem elmasını dudaklarımın arasına alarak hafifçe emmiştim.

Elleri hızla saçlarımı bulmuşken kafasını geriye attığında açtığı alandan yararlanarak ağzımın içindeki adem elmasını hafif dişleyip yeniden emmiştim.

Geri çekilmemle gözlerini açarak gözlerime baktığında yanıt beklediğimi anlayarak gülümsemişti.

"Deneyelim bebeğim." Diyerek elini yanağıma getirdiğinde yanağımı eline bastırıp hafifçe ona sürtünmüştüm.

İkimizin de yeni şeylere açık olması böyle durumlarda fazlasıyla işime geliyordu. Aklımdaki şeylerin ise ucu bucağı yoktu.

***

Çalan alarmımla gözlerimi açtığımda okula öğleden sonra gidecek olduğum için rahattım sadece birkaç iş daha almışken onlarla biraz ilgilenmek istemiş ve bu yüzden erken kalkmıştım.

Banyoya gidip elimi yüzümü yıkadıktan sonra ekran başına geçerek kodlarla uğraşmaya başladığımda bu son gelen iki işin birbiriyle bağlantılı olması ve fazlaca para alıyor olmaktan açıkçası mutluydum.

Şirket yeni bir güvenlik duvarı istediğini söyleyerek bana gelmişken istedikleri kodları yazıp onlara teslim etmiştim fakat istedikleri şeyler biraz da garibime gitmiyor değildi.

Güvenlik duvarının yanında bu duvarı etkisiz hale getirebileceğim özgün bir kod daha istemişlerdi ve şu an bunun üzerine uğraşıyordum.

Size garipliği şöyle anlatayım: İlk önce benden duvar istemiş sonra da bu duvarı yıkmak için balyoz yapmamı istemişlerdi.

Yine de sorgulamadan paraya bakarak işi kabul ettiğimde ailemle tamamen bağımı kopartmış olduğum için fazla sorgulamaya ihtiyacım yoktu. İş gelirdi ve ben yapardım.

Gün ortasına kadar kodlarla uğraşmanın ardından bilgisayarımı kapatarak hazırlanmaya başladığımda giyinerek evden çıkıp direkt kampüse varmıştım.

Dersim bilgisayar ile ilgili olduğu için Can'la görüşmem imkansızken dersliğin olduğu binaya gelip zaman kaybetmeden içeriye girmiştim.

Sıkıca geçen dersin ardından ise çıktığımda kapıda arabasıyla bekleyen bir Gürkan görmek beni şaşırtmıştı.

"Bin hadi, size gidelim."

Demesiyle şaşkınca suratına baktığımda istemsizce etrafa da bakınmadan edememiştim.

"Bu bina çok arkada kalıyor, kimse yok. Olsa da pek sorgulamazlar, bin."

Tedirginliğimi anlamışçasına konuşmasıyla ve haklı olmasıyla birlikte hızla arabasına bindiğimde kemerimizi takmamızla yola koyulmuştuk.

"Eve istediğin bir şey var mı? Ben içecek aldım ama..."

Son kısımda ucu açık bırakıp bana döndüğünde onun bu düşüncesi beni gülümsetmişti.

"Yok hayır, her şey var." Diyerek elimi uzatıp viteste duran elinin üzerine koyduğumda o da gülümseyerek elimi elinin içine almıştı.

Birlikte kampüsten çıkarak evimin yoluna koyulduğumuzda günün ne kadar yorucu geçtiği ile ilgili muhabbetler edip gülerek evime varmıştık. Kapının önüne gelmemizle polis arabası dikkatimi çektiğinde apartmandan çıkan kişilerin bilgisayarımı taşıdığını görmemle hızla aşağıya inmiştim.

"Merhaba memur bey."

Aniden yanına gittiğim adam kaşlarını kaldırıp suratıma baktığında hemen ardımda duran Gürkan'ı rahatça hissediyordum.

"Merhaba."

Adam konuşmam için suratıma baktığında elimle bilgisayarımı işaret etmiştim.

"Bilgisayarımı nereye götürüyorsunuz acaba?"

Dememle adamın bakışları değişirken elindeki dosyaya bir bakış atarak gözlerime bakmıştı.

"Doruk Yılgın siz misiniz?"

Sorusu gerilmeme neden olsa da kafamı salladığımda hemen iki yanımda beliren polisler gerginliğimi daha da arttırmıştı.

"XX şirketinin güvenlik duvarı ile uğraşmışsınız sanırım. Hakkınızda suç duyurusu var. Bilgisayarınız inceleme için bizimle geliyor ve ifade için siz de."

Hızla gelişen olaylarla birlikte bir anda arkama dönüp kaşlarını çatmış duran Gürkan'a baktığımda elini omzuma atıp destek verircesine sıkmıştı.

"Yanlış bir şey yapmadın. Sakin ol. Ben hemen arkandayım ve avukat ayarlayacağım."

Sözlerini onaylamamla polis arabasına bindirildiğimde ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Saf endişe ve korku içindeydim.

***

25.07.2021

Yasak (bxb)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin