15'

2.3K 160 42
                                        

Ben geldiiimm

Bol bol satır arası yorum yapmayı unutmayın lütfen:)

Bol bol satır arası yorum yapmayı unutmayın lütfen:)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

15. Bölüm : Esra

Enseme değen sıcak nefesle gözlerimi hafifçe aralayıp yavaşça arkamı döndüğümde bir adet uyuyan Karan'la karşılaştım. Sabaha karşı gelmiş olmalıydı. Bir süre kusursuz yüzünü inceledikten sonra onu uyandırmamaya özen göstererek yataktan kalktım ve odanın içinde bulunan banyoda elimi yüzümü yıkayıp ihtiyaçlarımı giderdim. Ardından aşağı inip kahvaltı hazırlamak için direkt mutfağa girdim. Saat çoktan 10.30 olmuştu bile.

Kahvaltıyı hazırlamıştım sıra Karan'ı uyandırmaktaydı. Tam merdivenlere yöneldiğimde Karan'ın telefonunun melodi sesi ilişti kulağıma. L koltuğun üzerine fırlatılmış olan telefonun ekranında yazan 'ESRA' yazısıyla kaşlarımı çattım hafifçe. İki olmuştu bu. Sıkıntılı bir nefes doldurdum ciğerlerime. Ardından öfkeyle telefonu açıp kulağıma götürdüm.

"Alo Karan! Sonunda cevap verdin telefonlarıma. Abimin yaptığı şey için gerçekten özür dilerim. Bak sana çok aşığım biliyorsun-" Aniden yüzüne kapattığımda şaşkınlıkla kalakaldım. Ne düşüneceğimi bilemiyordum. Son cümle kafamın içinde yankılanmaya başladı.

Sana çok aşığım biliyorsun.

Yavaşça koltuğa oturdum.

Kimdi bu Esra?

Telefonu hırsla elime aldım. Tam merdivenlere yöneleceğim sırada Karan indi dağınık saçları ve hafif şişmiş gözleriyle. Bir kaç adımda yanına gittim. Tam alnımı öpeceği sırada geri çekilip  dudaklarımı dilimle ıslattım.

"Karan, Esra kim?" Bunu beklemediği afallayan yüz ifadesinden belliydi.

"Bilmiyorum güzelim nereden bileyim Esra kim?" Elimi saçlarımdan geçirip telefonun son arama kayıtlarını gözünün önünde sallayarak sesimin tonuna asla dikkat etmeden konuştum.

"Bana yalan söyleme Karan! Gözlerimin içine baka baka yalan söyleme bana! Esra kim!" Son cümleyi üzerine basa basa söylediğimde eline aldığı telefona bakarak yutkundu.

"Elfida bak anlatacağım... Gel." Öfkem hâlâ yerli yerindeyken geçip koltuğa oturdum. O da yanıma geçip oturduğunda 'anlat' dercesine başımı salladım.

"Esra.. Yıllardır bana takıntılı. Manyağın teki." Sıkıntıyla başını elleri arasına aldı.

"Sen gittikten bir kaç hafta sonra beni onunla nişanlamaya kalktılar." Söylediği şeyle kaşlarım çatılırken gözlerim ise kendiliğinden çaresizce kapanmıştı.

ELFİDAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin