BÖLÜM -9

444 22 6
                                    

🧸
Akif bey öfkeyle bir ileri bir geri giderken en sonunda konuşmamla bana döndü yüzündeki sinirli ifadeyle

"Akif bey sakin olur musunuz lütfen?"

"Sakin mi? Böyle bir adamla sözleşme imzaladığıma inanmıyorum. Kendi şirketime seçtiğim kişileri bundan sonra başarısına göre değil adamlığına göre seçicem. Malûm bu devirde adam bulmak zor oluyor" göz ucuyla Bora'ya baktığımda 'ben karışmam' der gibi omzunu silkerek camdan dışarıya baktı

"Akif bey çok haklısınız tabikide ama geçti gitti sakin olun artık"

"Yok yok... ben böyle elim kolum bağlı duramam. Ecem hemen sözleşmeyi feshediyorsun ve dava açıyorsun" şaşkınlıkla yüzüne bakarken derin bir nefes aldım. Bu konuşma artık canımı sıkmaya başladı

"Sözleşmeyi feshederim ama dava açmam"

"O neden?" Bana sinirle baktığında kaşlarımı çattım

"Büyütecek birşey yok"

"Büyütecek birşey yok öyle mi? Herif benim çalışanıma sarkıyor. Ne dediğinin farkında mısın sen Ecem!" Sinirle elimi yumruk yaparken, yara olan elimi sıktığımı fark edip acıdan dolayı elimi açtım

"Bu benim meselem Akif bey! Ben bunlarla uğraşmak istemiyorum! Kendinize gelin ve sakin olun artık!" Öfkeli çıkışımı ikiside beklemiyor olacak ki şaşkın bakışlarla bana baktıklarında sakinleşmek için birkaç saniye bekledim

"İzninizle bugünlük burda bırakıp eve gitmek istiyorum" birşey demeden başını salladığında odadan çıkarak kendi odama geçtim. Azra beni gördüğü gibi ayağa kalkıp yanımda biterken, hızla ceketimi üzerime geçirip çantamı omzuma taktım

"Ecem duyduklarım doğru mu gerçekten? Şirket Karan bey'i hastanelik etmen hakkında çalkalandı. Herkes bunu konuşuyor" telefonumu çantadan çıkartıp cebime atarken bakışlarımı Azra'ya çevirdim

"Şimdi değil Azra sonra konuşalım lütfen. Yeterince sinirliyim şu an" başını sallayarak omzumu sıvazladığında, kendimi odadan dışarı atarak hızla asansöre bindim. Kapılar kapanmadan önce asansöre binen Yağızla bakışlarım ona çevrilirken, Yağız da beni görünce hafif bir şekilde gülümsemişti

"Nasılsın Ecem?" Omzumu silkerek sırtımı aynaya yasladım

"Daha iyi gunlerim oldu" yanıma gelerek kolumu tuttuğunda iç çektim. İşte yine başlıyoruz...

"Olanları duydum. Gerçekten iyi misin?"

"Iyiyim. Maşallah şirkette haberler de daha içeriye adımımızı atmadan yayılmış oluyor" gülerek karşıma geçtiğinde eliyle saçlarını düzeltti

"Ee olucak o kadar. Burada dedikodular hızlı yayılır. Ellerine sağlık bu arada, çok güzel kafasını patlatmışsın" ellerimi cebime sokarak güldüm

"Teşekkür ederim" asansörün açılan kapısıyla inerek çıkışa ilerledik

"Istersen seni evine bırakabilirim. Gitmem gereken bir yer var ne de olsa"

"Teşekkürler ama gerek yok. Semih beni bekliyor" kaşlarını çatarak bana baktığında adımları ilk başta yavaşlamış, sonradan tekrar bana yetişmişti

"Semih mi? Şu sahildeyken tanıştığımız arkadaşın?" Arkadaşım diye tanıtmıştım değil mi...
Başımı sallayarak onayladım

"Hem evet hem hayır... Semih benim abim" binadan çıktığımızda söylediğim şeyden dolayı durmasıyla bende durarak Yağız'a döndüm

"Arkadaşım demiştin?"

"Evet bir anlık boşluğuma geldi sadece... affedersin" elini sallayarak tekrar yürümeye başladığında ilerde arabada bekleyen Semihe doğru adımlarımı yönlendirdim

Serseri 2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin