12. Bölüm

1.1K 113 29
                                    

"Beni öp."

Taeyeon'un söylediği cümleyi bir süre algılamaya çalıştı Tiffany.

"Ne diyorsun sen be?!"

Taeyeon 32 diş sırıtarak cevapladı -ki gözlerini hâlâ Tiffany'nin dudaklarından ayırmamıştı.

"Duydun işte beni öpmeni söyledim!"

Sırf bir oyun için neden bunu yapmak zorundaydı ki Tiffany? Yapmayacaktı , o gıcık kızı öpmeyecekti.

"Hayır. Seni öpmeyeceğim."

"Yapmak zorundasın."

"Hayır!"

Onların öpücük kavgası devam ederken Yoona ve Sooyoung bakıştı.

"Aynı şeyi mi düşünüyoruz?"

"Tabii ne sandın oburuz biz. Oburlar aynı şeyi düşünür."

İki obur , oburlar aynı şeyi düşünür mantığıyla Taeyeon ve Tiffany'nin kavgasını sona erdirmek için harekete geçti. İlk konuşan Sooyoung olmuştu. Elini çenesine yerleştirip profesör edasıyla konuştu.

"Hey! Şşşt sakin olun , sinirlerinize hakim olun! Öhöm herneyse , Tiffany bunu yapmak istemiyorsa yapmasın. Evet , Yoona sen devam et lütfen."

Yoona da Sooyoung'un yaptığını yaparak elini çenesine yerleştirdikten sonra konuşmaya başladı.

"Evet , Tiffany yapmak istemiyorsa yapmasın ama bunun bir cezası olmalı. Eğer Taeyeon'u öpmeyecekse ona bir ceza vermeliyiz. Tiffany için ödül gibi bir ceza olmamalı ;  yani Taeyeon'u öpmek ona daha  iyi bir şeymiş gibi gelsin."

Tiffany , hiçbir cezanın Taeyeon'u öpmek kadar iğrenç olacağını düşünmüyordu. Öpmek demişken... Maskeli kızla olan öpücüğünü hatırlayınca gülümsememek için kendisini zor tuttu. Ama onu unutacağına söz vermemiş miydi? Her fırsatta onu düşünmek zorunda mıydı?

"Nasıl bir ceza veriyorsanız verin hadi." Taeyeon soğuk ve umursamazca bir tonda söylediğinde bir kez daha ondan ne kadar çok nefret ettiğini fark etti Tiffany.

Yoona ve Sooyoung bir süre aralarında istişare yaptıktan sonra yine aynı profesör havasına büründüler.

"Bence Tiffany'ye vermemiz gereken ceza... Ha bu arada unutmayın verdiğimiz karar değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Neyse Tiffany için düşündüğümüz ceza... Ah hayır bunu ben söyleyemeyeceğim. Sooyoung lütfen sen söyle." diyen Yoona'nın durumunu daha ekşınlı bir hale getirmek isteyen Hyoyeon , arka fonda ekşın müziği  çalıyordu.

Dırırırım Dırırırım... Sooyoung derin bir nefes alıp konuşacakken Krystal sözünü kesti.

"The oscar goes to... Ya abi yeminle Oscar'dan daha ekşınlı bir hâle getirdiniz durumu. Söyletin artık!"

Aslında Sooyoung biraz daha heyecanlanma şeysini şey edecekti ; yani bir süre daha ekşınlanacaktı ama Krystal'in bu cümlesinden sonra direk söylemeye karar verdi.

"Tiffany için düşündüğümüz ceza..."

Ve telefon çalar...

"Listen to my heartbeat listen to my heartbeat..."

Sunny özür dileyerek telefonunu kapattı, bu ekşını kaçırmak istemiyordu.

Ama şu da bir gerçek ki Sunny'nin zil sesi çok pörfektti. Tam da böyle heyecanlı bir anda 2pm-Heartbeat'in çalması mükemmel bir tesadüf diyemeyeceğim , çünkü benim başımın altından çıkıyor. ^^

"Senin cezan , bu gece Taeyeon ile uyumak." Sooyoung en sonunda söyleyebildiğinde herkes derin bir nefes verdi. Ama bir saniye ne demişti? Uyumak... Taeyeon...ile?!
O kızdan nefret ediyorum dedikçe daha da yakın olmak zorunda olması çok sinir bozucuydu...

"Şaka yapıyorsunuz değil mi?"

"Hayır gayet ciddiyiz."

Ve Taeyeon salağının sesini duydu...

"Eğer bunu da kabul etmezsen seni öpmek için beklemedeyim."

Öpücük olayı hâlâ daha iğrenç gelirken uyuma şeysini kabul etmeye karar verdi. Sonuçta ; bunu da kabul etmese o Taeyeon psikopatı Tiffany'yi zorla öpebilirdi. Iyyykkk.....

"Tamam tamam kabul ediyorum ama bana herhangi bir cinsel temasta bulunmayacaksın. Anlaştık mı?"

Korkarak sorduğunda Taeyeon gözlerini devirdi.

"Aaa Tiffany aşk olsun hiç öyle şeyler yapar mıyım ben? Alt tarafı aynı yatakta , birlikte uyuyacağız."

Gıcıklık olsun diye 'aynı yatakta' ve 'birlikte' kelimelerini bastırarak söylemesi Tiffany'yi çileden çıkartıyordu. Şuan en çok istediği şey Taeyeon'un ağzını burnunu dağıtmaktı.

"Kim hangi odada kalacak bilmiyorum ama herkes kendi odasına hadi! " diye bağırdı Taeyeon.

"Ama oyun oynuyorduk..." diyerek aegyo yapan Sunny'ye sırıttı.

"Oyunu başka zaman da oynarız ya da oynarsınız herneyse. Burada bazı insanlar uyuyacak ya hani."

Jessica hariç diğerleri sırıtarak odadan çıkarken Jessica bir süre daha orada bekledi.

"Eğer yardıma ihtiyacın olursa seslenebilirsin Tiffany." deyip omuz silktikten sonra o da odadan çıktığında Taeyeon ve Tiffany sonunda yalnız kalmıştı. Taeyeon , Tiffany'yi yatağa iterken Tiffany yutkundu.

"Sakın bana dokunma! Seni pis sapık!"

"Dokunmayacağım zaten. Birlikte uyumadan sonraki aşamaya evlenince geçeceğiz. Şimdi uyuyalım hadi." Tiffany'nin yanına uzanırken söyledi.

Tiffany , yatakta Taeyeon'la arasında epey mesafe kalacak şekilde yatmıştı. İçinde garip duygular belirmişti , adlandıramadığı duygular...

Taeyeon'un yüzüne bakmak istemiyordu , arkasını döndü ona.

"Hey bana bak!"

"Nedenmiş?" umursamaz tonda bir sesle sormuştu.

"Çünkü bana dönersen yüzünü izleyerek uyuyabilirim." Tiffany bir an kalbinin hızlandığını hissetti , bu...bu...çok tanıdık geliyordu.

"Neden bunu yapayım ki?"

"Çünkü benim canım öyle istiyor... Ah tabii yüzün yerine kalçanı -ki çok seksi olduğunu söylemiş miydim?- izlememi istiyorsan böyle durmaya devam edebilirsin."

Tiffany , Taeyeon'un koluna vurdu yüzünü ona dönerken.

"Yah! Kim Taeyeon!"

Bölüm Sonu

Whisper ( TaeNy )✔Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin