18. Bölüm : Gizli Oda

984 96 22
                                    

Tiffany sıkıca sarıldı Taeyeon'a. Nedenini bilmiyordu ama ona sarılmak  iyi hissettiriyordu Tiffany'yi. Sanki...sanki sonsuza dek Taeyeon'a sarılabilirmiş ve bundan hiç bıkmayabilirmiş gibiydi...

Taeyeon  kalbinin maraton koşmuşçasına atıyor olmasını umursamadan kollarını Tiffany'nin kıvrımlı beline sardı.

Tiffany birden geri çekilip Taeyeon'un yüzüne baktı.
Gözleri kızarmıştı Taeyeon'un...
Ne yani ağlamış mıydı?

"S-sen...ağladın mı?"

Hızla hayır anlamında salladı kafasını. Tiffany'nin ağladığını bilmesine gerek yoktu.

"Hadi ama Taeyeon! Kekimi ye beni yeme! Ama bir saniye , kekimi niye yiyorsun? Kekimi ben yiyeceğim. Kekimi hiç sana verir miyim? Vermiycem vermiycem benim değil mi ver-" diyen Sooyoung'un lafı Sunny'nin obur kızın kafasına vurmasıyla bölünmüştü.

SooSun ikilisi...

Taeyeon'un dediği gibi Daltonlardaki Joe ve Avarel'den farksızdılar.

"Taeyeon senin ağladığını görünce endişelenmiş. O yüzden ağlamış."

Sunny'nin açıklamasıyla Taeyeon'a döndü Tiffany. İçinden ona sürekli sarılıp hiç bırakmamak geliyordu.

Bir kez daha sarıldı Taeyeon'a.

"Benim yüzümden ağlama... Sana güzelsin demiştim değil mi? Ağlayınca çirkin oluyorsun..."

Tiffany'nin hemen hemen her senaryoda geçen bir klasiği tekrarlamasıyla gülümsedi Taeyeon , her ne kadar Tiffany onun gülümsediğini göremese de...

Onlar sarılmaya devam ederken hastane kantininden su almak için kantine inen Jessica da gelmişti.
Tiffany , Taeyeon'a sarılıyor muydu? Kalbi...kalbi derin bir acıyla sarsılırken ayakta duramayacakmış gibi hissetti. Adımları yavaş yavaş onu geriye iterken gözyaşlarının akmasını engellemeye çalışıyordu.
Diğerleri onu fark etmemişti bile...
Yavaş adımları artık hızlanmış , koşmaya başlamıştı.

Vay canına bunun bir fotoğrafını çekin ya da bir yere not edin : rahatlıkta master yapmış Prenses Jessica Jung koşuyor!

Evet , Jessica Jung koşuyordu ve bu bir mucizeydi ama çok büyük bir yol katettiği söylenemezdi. Henüz hastanenin bahçesine yeni ulaşabilmişti.

Kafasını yerden ayırmadan , önüne bakmadan koşuyordu Jessica.

Az sonra çarptığı beden ile irkildi. Özür dilemek için kafasını kaldırıp karşısındaki kıza baktı. Fakat kız konuşmak için Jessica'dan önce davranmış , bağırmaya başlamıştı.

"Önüne baksana ya! Kör müsün?!"

"Belki de körüm ama senin gibi uyuz değilim!"

"Sen daha uyuzsun bir kere!!!"

"Yani uyuz olduğunu kabul ediyorsun"

Kız verecek herhangi bir cevabı olmadığından susup Jessica'ya ölümcül bakışlar attı. Şüphesiz karşılığında da Jessica'dan ölümcül bakışlar alıyordu.

Ortama üçüncü bir kişi ve onun sesi dahil olurken iki kız kafasını sesin sahibine çevirdi.

"Hara! Orada oyalanma da gel hadi. Gidelim artık."
Hara son kez Jessica'ya cins cins bakıp omuz silkti.

"Tamam Gyuri unni geliyorum..."

Hara yanındaki Gyuri ile uzaklaşırken bir süre arkalarından baktı Jessica.

Demek adı Hara'ymış... Ama bir saniye , bu Jessica'yı neden ilgilendirsin ki?

...

Tiffany , Taeyeon'a sarılmaya devam ederken kulağına fısıldadı.

"Taeyeon... Beni buradan götürür müsün?"

"O-oh...t-tabi... Nereye gitmek istersin? Y-yani evine mi bırakayım?"

"Hayır... Bir süre o eve gitmek , babamı görmek istediğimi sanmıyorum..."

Taeyeon kafasıyla onaylayınca odadan çıktılar. Onlar gider gitmez Sooyoung konuştu.

"Taeyeon ve Tiffany'nin arasında ne geçiyor ya? Bunlar birbirlerinden nefret etmiyor muydu? Cidden anlamıyorum..."

"Ben sanki çok anlıyorum ya..."

Sunny ve Sooyoung bu cümleden sonra 2-3 dakika boyunca konuşmadan boş odada  sap gibi dikildiler. Nihayet sessizlik bozulduğunda konuşan Sooyoung olmuştu.

"Sunny..."

"Hmm?"

"Tae ve Tiff gitti , biz niye hâlâ buradayız?"

"Ne bileyim ben?! Seninle takıla takıla ben de senin gibi oldum... Sooyoung sen dindarsın , bana bir dua et de düzeleyim."

Sooyoung'un ciddiye alarak her zaman yanında taşıdığı cep boy İncil'i çıkarmasıyla gözlerini devirdi.

...

Taeyeon ve Tiffany , Taeyeon'un evine gelmişti. Taeyeon'un evi ne çok gösterişli ne de çok sadeydi ve kesinlikle Tiffany , Bay Hwang'ın evi yerine bu evde yaşamayı tercih ederdi.

"Kendi evinmiş gibi takıl."  Taeyeon küçük ve yorgun bedenini koltuğa atarken söyledi.

"O hâlde etrafı incelemem de bir sorun yoktur değil mi?"

"Hayır , dediğim gibi kafana göre takıl."

Taeyeon'dan onay alan Tiffany , Taeyeon'un yanından ayrılarak evi gezmeye başladı.

Mutfak , misafir odası , salon vs odaları inceledikten sonra Taeyeon'un yatak odası olduğunu düşündüğü odaya gelebilmişti.

Taeyeon'un odası fazlasıyla sevimliydi. Tabii posterler biraz kızmasına sebep olmuştu ya neyse.

Taeyeon'un odasının duvarları posterlerle doluydu.TVXQ , SNSD , SUPER JUNIOR , SHINee , f(x) , EXO , Red Velvet... Hatta SM aktörlerinden Song Jae-rim'in bile posteri vardı.

Tiffany sinirlenmişti , çünkü yıllardır solo olarak çalıştığı SM şirketindeki tüm grupların posterleri vardı ama kendi posteri yoktu öyle mi? Hadi ama... İnsan evleneceği kişinin de posterini alabilir , hele ki SM Town'cıysa... Tiffany fena hâlde bozulmuştu. Taeyeon nasıl kendi posterini almazdı ki? Hergün EXO'ya , Super Junior'a , TVXQ'ya ve SHINee'ye bakarak uyuyordu değil mi? Gerçi eşcinsel olduğu göz önüne alınırsa SNSD'deki kızlar -ki liderini çok tatlı bulurdu Tiffany (Y/N : Acaba niye .s .s .s) , f(x)  ve Red Velvet de tehlike yaratıyordu.

Sinirliydi , çok sinirliydi. İçinden Taeyeon'un kafasını kopartmak geliyordu.

Tüm bu sinirinin arasında odanın içindeki ikinci bir odayı yeni fark edebilmişti. Hayır , hayır banyo türü bir yer değildi. Daha çok ikinci bir yatak odası görünümü vardı. Gerçi kapısı kapalı olduğu halde böyle bir şeyi nasıl düşünebildiğini bilmiyordu.

İçeride ne vardı acaba? O kadar çok ekşınlı hissediyordu ki , içeride düşündüğü gibi bir şey yerine banyo veya tuvaletle karşılaşsa çok bozulurdu.

Kapıya hızlı birkaç adımda ulaştığında kapıyı açmak için elini kapı koluna uzattı.

Dırırırım...

Ve kilitli kapı...

Kapı kilitliydi , içinde ne olabilirdi ki? Yoksa...yoksa Taeyeon buraya uygunsuz şeyler mi koymuştu?! WTF?!?!?!
Kapı kilitli olmasına rağmen yaptığı ne kadar mantıklıysa birkaç kez daha kapıyı açmayı denedi.

Ve çok şaşırtıcı (!) sonuç : Açılmayan kapı...

Onun kapıyı açmaya çalışırken çıkarttığı ses Taeyeon'u meraklandırmıştı.
Koşarak geldiğinde telaşla söyledi.

"Ne yapıyorsun sen?!'

Bölüm Sonu

Bugün başıma malca şeyler geldi , yazdığım taslağı silip tekrar yazmak zorunda kaldım. O yüzden biraz gecikti ama sizin için otobüste bile yazdım.

Aslında otobüste pek yazamadım sjsjsj Yanımda tesettürlü bir abla oturuyordu o yüzden utanıp yazamadım ahagzvafsv xD

Whisper ( TaeNy )✔Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin