Tüm bu kavga dövüş mevzularından birkaç gün sonra isyancılar hem kaynak bulmak hem de yavaş yavaş İtalya dışına çıkmak için kampı toplayıp yürüyüşe geçti.
Bu arada Ada da iyileşiyordu.
İyileşmesi önemliydi çünkü birkaç gün içinde kazan orman eğitim üçlüsünü içeren görevlerine geri dönmek ve isyancı topluluğunun hayatına katkı vermek zorundaydı.
Bu isyana katılan her köle için geçeriydi.Artık iyileşmesine az bir zaman kala çadırlarının yanına gelen Gnaeus Neapos
G.N:Oooooo...Kavgaların başrolü, dövüşlerin yıldızı, eğitim grubumuzun neşe kaynağı nihayet iyileştiniz.Umarım yakında aramıza teşrif edersiniz ve biz sıradan insanlar yeniden eğlencenin tadına varırız =) =) =)
A:(Gnaeus'un ne demek istediğini anlasa da konuyu kapatması için sert ve kızgın bir ses tonuyla)Ne demek istiyorsun sen!
G.N:Sıkıcı eğitim seansı arasında bir dövüş gösterisi ile ortamı şenlendirmenizi kastediyorum tabii ki.
A:Salak salak konuşma!!!Birimiz ölebilirdi,o kız da bende günlerdir acı çekiyoruz.Bu durum oradan çok mu komik duruyor aptal herif.
G.N:Evet zaten bunu düşünerek dövüşü engellemeye çalıştım ama olan oldu.Yanisi artık bize kalan bu hoş anı ile eğlenmek sadece =) =) =)
A:Bunun neresi hoş anıysa....Embesil herif.
G.N:Tüm bu öfken ve hakaretlerine rağmen yatırdığımın karşılığını aldığım için sana fazlasıyla minnettarım sarılar içindeki kız =)
A:(artık cidden gıcık olmuştur)Sen bir de benim üzerimden para mı KAZANDIN!!!Siktir git burdan.
Gnaeus yanından ayrıldıktan sonra olay sebebi ile hâlâ vicdan azabı çeken Ada "biz neredeyse birbirimizi öldürüyorduk, belki bu olay sebebi ile kronik sağlık sorunlarımız olacak ama malın düşündüğüne bak" diye geçiriyordu içinden.
Bu olay özelinde özellikle öfke ile suratını dağıttığı kartacalı kızın sağlığı için endişeleniyordu.
Tüm yüreği ile kalıcı bir sıkıntısı olmamasını diliyordu.
Aslında kendisine neden sataştığını bilmediği ve adının Sophonisba olduğunu yeni öğrendiği kızla da konuşmak istiyordu.
En azından kızın kendi ile olan derdini çözmesi için bu şarttı.
Tabii kafasını kurcalayan tek kişi de o değildi.
Sabah sabah sinirlerini hoplatan gizemli hainle ilgili de kafasında çok soru işareti vardı.
Adam şaka maka kendi kendine tavırlarıyla Ada da merak uyandırmayı başarmıştı.Ki bu şu ana kadar çok az erkeğin başarabildiği bir şeydi.
Bir yandan bunlar olurken bir yandan da gün hızlıca geçiyordu.
Aslında genel olarak zaman Ada isyancılara katıldığından beri onun için hızlı geçmekteydi.Nitekim bundan dolayı iyileşme sürecinin son günleri de hızlı geçti.
Ada kısa süre sonra kamptaki normal hayata geri dönmeye hazırdı.Ve bu yine bir eğitim gününe denk gelmişti.
Eğitim başlamadan önce Ouwesun Ada'yı ve hâlâ eğitime katılamayacak durumdaki Sophonisba'yı yanına aldı ve bu ikisi ile herkesin gözü önünde ve duyacakları bir şekilde duyuru mahiyetinde bir konuşma yaptı.
O.W:Eğer ikinizden biri intikam almaya kalkar, "tesadüf eseri" başına bir şey gelirse ve hatta başına yıldırım düşse dahi diğerini sorumlu tutarım.Ve ödeyeceği bedel benimle silahlı bir dövüşe girmek olur.
Bu konuşma hem Ada'yı hem de yüzündeki şişlikler ve bacağı yavaş yavaş iyileşen kartacalıyı korkutmuştu.
Çünkü bu insan azmanı kadın olası bir gerginlikte dahi ikisini de çiy çiy yerdi.
Bu gözdağı verme seansının ardından Ada ve diğer savaşçı adayları nihayet eğitime geçti.
Kılıç eğitimi sırasında normalde daha önceki eğitimlerde işleri kıvırmakta çok sıkıntı yaşamayan Ada o gün öğrendikleri hamleyi yapamıyordu.
Kılıç derslerini aldıkları iki kişiden biri olan Gnaeus ona yardımcı oldu ve hareketi bir kez daha gösterdi.Sonrasında
G.N:Hadi bir kez de bana karşı dene.Bakalım öğrenmiş misin?
Ada hamleyi yaptı ama hainlik yapan Gnaeus blokla karşılık verip ve karşı bir hamle ile Ada'yı gafil avlamayı denedi.
Ama Ada sürpriz bir şekilde hızlıca reaksiyon gösterdi, eğilip kaçarak hamleyi savuşturdu.
Ve ardından hızlıca Gnaeus'un arkasına geçerek kolunu boğazına dolayıp kılıcı hafifçe sırtına doğru yasladı.
Ada'nın en ufak hamlesinde yere yapışacak olan ve onu gırgır olsun diye hazırlıksız yakalamayı uman Gnaeus şimdi kendi kıskıvrak vaziyetteydi.Ada'nın insafına kalmıştı.
Diğer köleler "gine mi kavga" diyerek ayırmaya yeltenirken Ada
A:(sarkastik ve ironi,alay içeren bir ses tonuyla)Hayıııır.Enişelenmeyin, hain lejyonerimizle sadece şakalaşıyoruz.
G.N:(acı ile karışık bir kahkahayla)Ahahahhhahah....Şu an benim sana gülüyor olmam lazımdı.Zalim tanrılar yine bana...
(şakayla karışık 5 gün önce onu gıcık eden Gnaeus'a kızgın da olan Ada dizi ile onun sırtına baskı uygulamaya başlar, Gnaeus düşmek üzeredir)
A:Söyle bakalım bir daha kafamı sikecek misin?
G.N:Evet =) =) =)
A:Uyuzluk yapacak mısın?
Acıdan dayanamayan Gnaeus
G.N:Ha...Hayır hayır merhamet.
Ada Gnaeus'u bıraktı ve yere düşen Gnaeus'un hiçbir şey olmamış havasıyla dersi vermeye devam etmesiyle gün akmaya devam etti.
Günün sonuna doğru ders bitti ve Ada yorgun bir şekilde çadırına doğru giderken ders sırasında kendisine bir eşşek şakası yapacakken gafil avladığı Gnaeus'la göz göze geldi
G.N:Ne o haince beni yere itişinin mi havasını atacaksın ?
A:Ava giden avlanır o yüzden hiç ağlama =) =) =)
G.N:Ya da belki 40. kez neden romaya ihanet ettiğimi sorarsın belki.
Neapos ile konuşma niyeti bile olmayan Ada bir an duraksamışken
G.N:Ama rahat ol bir gün hikayelerimdeki "gerçek romalı" kahramanla tanıştıracağım seni.
Ada bunu duyunca birden sırıtmaya başladı çünkü bu cıvık adamın anlattığı birbirinden saçma hikayeler aslında onu oldukça güldürmekteydi.
Bu hikayeler Ada'ya aylarca eziyet etmiş olan roma cumhuriyetini adeta bir parodi haline getiriyordu ve o "çok asil-havalı" romalıların tüm saçmalıklarını ortaya koyuyordu.
Bu karakterlerden birinin bile gerçek olması bile Ada'yı gülmekten yerlere yatırmaya yeter bir sebepti.
Ada'nın gülüşünün gitgide büyüdüğünü fark eden Gnaeus normalde kıllığına kaldığı yerden devam etmeyi düşünüyordu ama kızın güzelliği bir anda parlak güneş gibi yüzüne çarpmış ve onu sanki bir transın içine sokmuştu.Ada'nın
A:Heyyy.Orada mısın?Beni duyuyor musun?
Sözleri ile kendine gelen ama normalde makineli tüfek gibi çalışan çenesi adeta basılmış gibi hissetmesinden ötürü suskun kalan Gnaeus konuşmayı sürdüremeyince ikili başka bir şey konuşamadan dağıldı.
Gnaeus ile konuşmalarından yaklaşık bir hafta sonra Galya-Ksalpina Valisinin ordusunun İtalya'dan çıkışlarını engellemek için onlara yaklaştığı haberi geldi.
Köle isyanın üst yönetimi ise düşmanla karşılaşmadan önce onu yıpratmak ve oyalamak istiyordu.
Bunun için roma ordusunun ikmal hatlarına saldırılmasına karar verildi.
Bu amaçla kurulan küçük ekipler arasında Ada ve Daria'nında yer aldığı bir ekip vardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İlahi Adalet
Historical Fiction21. yüzyılda yaşayan şımarık, bencil bir üniversite öğrencisi bir adalet tanrıçası tarafından antik Roma'ya köle olarak yollanarak cezalandırılır.Bakalım kahramanımız dersini alıp geri dönebilecek mi?
