Agripina Mefta Olduktan Birkaç Saat Sonra
İsyancılar bulabildikleri masa-bira-et ne varsa bir yerlere yerleştiriyor, bir kutlamaya hazırlanıyorlardı.
Çünkü zorlu bir savaşın ardından zaferin tadını çıkarmak şarttı.
Aslına bakarsanız bu Ada'nın ilk kutlaması da olmayacaktı ama...
Bu sefer hizmetçi değil muzaffer bir askerdi.
Ya da günlerdir yıkanamayan leş kokulu 20 li yaşlarında hafif bir zırh giyen bir kadın.
Sonuçta ikisi aynı kapıya çıkıyordu.
Her şey bir yana doğru düzgün içip partilemeyeli-midesine yemek denebilecek bir şeyler girmeyeli epey zaman olmuştu.
İçinde bulunduğu son birkaç parti ve düzgün yemeği hizmetçi olarak uzaktan izlemek zorunda kalan Ada için artık dağıtma vaktiydi.
"Umarım gene kafayı bulup rezillik çıkarmam" diye geçirdi içinden.
Bu düşüncelerin üzerinden daha iki saat bile geçmeden de parti başladı.
Bununla da beraber Ada arkadaşı Daria'yı bulma zahmetine dahi katlanmadan etlere ve içkiye saldırdı.
Anlaşılan biraz bencillik her zaman kahramanımızın içinde olacaktı.
Ve de içki.
Birazını üst komuta kademesine doğru giden bir küçük arabadan çaldığı 2 şişe şarapla birlikte bol miktarda arkol Ada'nın bencilliğinin yanına midesine doğru yol alıyordu.
Kısa süre içinde sarhoş oldu.
Sonrasında da kendine eğlence aramaya başladı.
Çünkü gelecekteki olası bir arkolizm probleminin henüz giriş aşamasında olan Ada'ya göre kafanız güzelken her şey daha eğlenceliydi.
Genelde bu "kıyak kafa ile eğlence arayışı" cinsellikle son bulan kahramanımız bu sefer farklı bir arayış içindeydi.
Bunun sebebi ise yakışıklı duran ama fare gibi kokan bu adamların hiçbiri ile birlikte olmak istememesiydi.
Ama kaderin-daha doğrusu söz konusu fare kokululardan birinin daha farklı bir planı vardı.
Ada kalçasında bir el hissetti.Ardından da sert bir darbe.
Dangalak herif adiliğini yapmıştı işte.
Güreşçi kökenli iri yapılı nispeten kısa boylu bir gladyatörün hadsizliğiydi bu.
Güçlü kuvvetli duran bu adam istese Ada'yı sıkarak sıvılaştırabilecek kadar güçlü duruyordu.
Fakat bu kafası bir milyon olan ve yapılan kalleşliğe sinirlenen Ada'yı durdurmadı.
Arkasını döndüğü gibi adama çok sert bir kroşe geçirdi.
Tam çenesine denk gelmişti.
Ayı yarması gladyatör önce etrafı boş gözlerle inceledi.
Sonra da çenesini eliyle ovuşturdu.
Ve kıç üstü yere düştü.
Yumruğun sağlamlığı onun gibi dev cüsseli bir adamı bile tek seferde haklamıştı.
Bu olumlu bir gelişmeydi.Özellikle de olayı gören ve Ada'yı korumak için elinde gizlediği küçük bir bıçakla gladyatöre doğru yaklaşan Neapos için.
Derin bir nefes almıştı.
Tıpkı kendine eğlence aramaya devam eden-aşık olmaya başladığı-Ada gibi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İlahi Adalet
Ficción Histórica21. yüzyılda yaşayan şımarık, bencil bir üniversite öğrencisi bir adalet tanrıçası tarafından antik Roma'ya köle olarak yollanarak cezalandırılır.Bakalım kahramanımız dersini alıp geri dönebilecek mi?
