Köpek

126 5 0
                                        

Ekipler bölük ve takımlar halinde çoğu gladyatör veya eski asker olan isyancı komutanlar tarafından organize ediliyordu.

Ada ve Daria'da dahil olmak üzere tüm köleler ikmal kollarına saldırmaları için hazırlanıyordu.

Hazırlık hızla ilerliyor ve bu arada Ada ve Daria'da gitgide telaşlanıyordu.

İlk kez gerçek bir çarpışmaya gireceklerdi ve her şey olabilirdi.

Öledebilirlerdi, muzaffer de olabilirlerdi.

Bu düşünceler arasında mekik dokuyan ikili karmaşık birer zihinle boğuşuyordu.Bu sırada Daria;

D:Sence ne olur? Yani ikmal kollarıyla karşılaştığımızda.

Daria'nın gerginliğini gören ve kasveti kırmak isteyen Ada

A:(ciddi bir yüzle)Tabii ki de medeni insanlar gibi kibar cümleler ve görgü kuralları çerçevesinde silahlı olduğumuzu ve ellerindeki tahıla el koyacağımızı romalılara söyleriz.Onlar da bizim gibi nazik insanları geri çevirmezler.

Daria cümlenin yarısın doğru Ada'nın kendisi ile kafa yaptığını anladı ve

D:(biraz kızgın)Bende......Seni ciddiye alıyorum.Tanrılar sabır verin bana.

A:(ciddi ifade devam eder)Niye öyle dedin ben.....(suratına geniş bir gülümseme yayılır)ahahahhahahahaha çokkkkk ciiiddddi bir şeyden bahsediyorum.Aahahaha

D:Seni ciddiye alanın...

A:Yaaaa.Kızma bu kadar.Sadece biraz rahatla istedim.

D:Ve gerçekten rahatlattın beni aferin.

Daria soru sorduğuna pişmandı ve ironik bir sitemle konuşmasını noktalayıp işine döndü.

Bu konuşmanın ardından hızlıca geçen bir hafta sonrasında nihayet beklenen gün geldi ve Ada Daria dahil yaklaşık 20 kişi ile ana gruptan ayrılarak yollara düştü.

Ada kazandığı tüm kondisyona rağmen alçak makilerin ve yer yer sık ormanların kapladığı rotalarında yürürken oldukça zorlanıyordu.

Bu her ne kadar onun kendini yetersiz hissetmesini sağlıyorsa da aslında doğaldı çünkü günde 80 km gibi çarpıcı bir mesafeyi kat ediyorlardı.Tabii Ada şimdilik bunu bilmiyordu.

Tek bildiği devamlı,ayaklarına kara sular ininceye kadar yürüdüğüydü.Durmadan yürüdüğü...

Fark edilmemek adına daha engebeli ve zorlu rotaların tercih edilmesi ise işin tuzu biberi oluyordu.

Günün sonunda Ada adeta kaliteli bir kılıç yapmak için çekiçle sertçe dövülen demir gibi zorluklarla dövülüyordu.

Ve yakında çelik gibi ışıl ışıl parlayacaktı.

Ama şimdilik yoğunluk ve hatta susuzlukla başa çıkmak durumundaydı.

Tam Ada ve grubu takatlerini zorlayan bu durum karşısında pes edip geri dönecekti ki, aradıklarını buldular.

Bir yük arabası ona gözcülük yapan askerler eşliğinde birlik sancaklarını göstere göstere ilerliyordu.

Ve taşıdığı tahılı kimsesizler yurduna götürmediği belliydi =).

Arabayı güvenli mesafeden takibe alan takım uygun anı kollamaya başladı.

Birkaç saatlik bekleyişin ardından takımın hem eğitmeni hem de komutanı konumunda olan Ouwesun gecenin çökmesiyle saldırı emrini verdi.

20 tane silahlı kadın arkalarına saklandıkları kısa ve sık çalıların arasından çıkarak uykulu bir şekilde yollarına devam eden romalıları gafil avladı.

İlahi AdaletBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin