Rastgele numaraları sallayan bir kızın konuşmaya başladığı kişi hayatını derinden etkileyecektir.
B: Fazla üzülmemek için hayal kuramıyor olmam çok acı...
B: Hiçbir şeyi takmadan yaşayabilsem keşke
B: Çok fazla keşke var hayatımda
B: İyikim olur mu...
"Ha. Kusuruma bakma lütfen. Dalmışım." dedim hâlâ bana bakarken.
"İnanamıyorum."
"Neye?"
"Bundan bir ay kadar önce biri gelip bana sana bir kız yazacak ve sen onunla konuşmak için zaman ayıracaksın deseydi inanmazdım. Şuan seninle konuşuyor olmama inanamıyorum."
Gülümsedim.
"Bende inanamıyorum." dedim.
"Odan çok güzelmiş."
"Seninki de öyle." dedim gözlerine bakarken.
Konuştukça daha çok konuşsun istiyordum.
Onu uzun uzun seyretmek istemem normal miydi?
"Bana nerede yaşadığını hâlâ söylemeyecek misin?"
Ona henüz güvenmiyor olmam beni paranoyak yapmazdı değil mi?
"Söylemeyeceğim."
Böyle soruyordu ama kendisi de nerede yaşadığını söylemiyordu.
Telefonumun sesini duyunca bütün dikkatim dağılmıştı.
Hemen telefonumu alıp Arese elimle bir dakika işareti yapmıştım. Arayan kişinin kayıtlı olmayan bir numara olduğunu gördüğümde açmak istememiştim.
Aramayı sonunda açabildiğimde korkarak "Alo?" demiştim.
"Berra hanımla mı görüşüyorum?"
"Evet. Ne istemiştiniz?"
"Babanız bir trafik kazası geçirdi. Hemen hastaneye gelmeniz gerek."
"Ne! Hangi hastane?"
"*** Hastanesi. Çabuk gelseniz iyi olur."
"Tamam. Hemen geliyorum."
Telefon kapandığında ne yapacağımız bilmez halde bir süre öylece kalmıştım. Babama bir şey olmamalıydı. O benim sırtımı hiç sorgulamadan yasladığım görünmez dağımdı.
Aresin sesiyle kendime geldiğimde ona anlatmalımıyım diye düşündüm bir süre.
"Ares. Benim birisi için acilen hastaneye gitmem gerek. Özür diliyorum. Böyle olmasını istemezdim." dediğimde Ares özür diliyorum dediğim zaman kafasını çevirmiş, sabır çekmişti.
"Sorun değil. Bir daha özür dileme yeter."
"Özür dilememe neden bu kadar taktın? Bunu senden öğreneceğim ama şu an acilen kapatmam gerek. Görüşürüz."
Cümlelerimi bitirdiğimde el sallayarak kapatacakken "Görüşürüz." dediğini duymuştum.
Bilgisayarı kapattığımda aceleyle evden çıkmış, gördüğüm ilk taksiye binmiştim.
***
Hayatım boyunca hep kendi ayaklarımın üzerinde durmam gerektiğine inanmıştım.
Çünkü her an her şey olabilirdi. Karşımda gördüğüm bu görüntü kalbimde yoğun bir acıya sebep olurken aklından tek bir soru geçiyordu.
Neden?
Bana kimse bir açıklama yapmıyordu. Babam hasta yatağında kablolar içinde duruyorken uyanıp uyanmayacağını bile bilmiyordum.
Nasıl hissetmem gerekiyordu?
Sevinmeliydim belki de. Sonuçta yaşıyordu. Kalp atışlarını duyuyordum.