KEYİFLİ OKUMALAR DİLERİM🤍
BEDBAHT
-XI-
XI- UÇURUM
🌙
"Ölmek Bir Şey Değil Yaşamamak Korkunç!"
- Victor Hugo
Hüzünü, kutsal bir miras gibi daima; gözlerinin yeşilinde, dudağının kenarındaki tebessümde, bakışlarında taşıyan genç bir kız... Bir hazan mevsiminde, bir oğlanı delice sevdi. Ve bir hazan mevsiminde terk edildi!
Adı, hayatına ve karakterine sirayet eden genç bir adam... Bir çift yeşil gözü delice sevdi. Yedi yıl evvel terk edip, yedi yıl boyunca adıyla yaşadı!
Tek bir cümle gecede kıyametler koparıyordu... "Hayatımı avuçlarımın arasından aldın!"
Bunu kim, kime zikrediyordu?
Bir acımasız el... Bir yüreği paramparça ederken, genç bir oğlan annesi hayattayken öksüz kalıyordu!
11 Ocak 2022,
Dağılmıştı bütün sis... Her şey tüm çıplaklığıyla ortadaydı. Ama o gökteki kara bulutlar, bu şehre lanet yağdırmaya devam edecekti!
İhtiyar merhametine yenik düşüp, bir kuş misali, kafesinde özgürlüğe çırpınan o genç kızı, tehlikenin göbeğine salıverdi... Ama bilemedi, bu karanlık şehrin fırtınaları onun kanatlarını kıracaktı!
Hasan Bey'in tuttuğu taksiyle evine gidiyordu. Bilmiyordu ki babası çoktan gitmiş... Hissediyordu! Eli, dakikalardır sızlayan yüreğindeydi. Olanca gücüyle bastırdı kalbinin üzerine. Gözyaşları yanağını ıslatıyordu.
"Gideceğim babam çok kızacak, ama olsun... Doyasıya sarılacağım!"
Sessiz sessiz sarf ettiği bu cümle diline pelesenk olmuştu. Sürekli bunu tekrarlıyordu... Ama yalnızca kendi duyuyordu.
O anda taksi şoförü,
"Ablam sen iyi misin?" Diye sordu. Cevap vermiyordu. Hisleri, yüreğini yakarken, sükunet diline bir mühür gibi vurulmuştu.
"Daha hızlı lütfen!" Dedi, sessizliğini bozarak. Taksicinin telefonundan birkaç kere Pelin'i aradı ama önce şebeke çekmedi, sonra cevap alamadı.
Deliye dönmek üzereydi. Aklına gelenlerin haddi hesabı yoktu! Dakikalar akıp gidiyordu, ama içine çöreklenen o melun his bir türlü gitmek bilmiyordu.
Cam kenarında otururken, yanından geçtikleri parka takıldı gözü. Anıları yankılandı hafızasında.
Tam şu bankta pamuk şeker yiyordu, kaydırağın ucunda babasının o şefkatli kolları... Sevinç çığlıkları atıyordu.
"Hoppala... Aferin benim prensesime..."
Gözlerinden usul usul yaşlar akarken, bulunduğu ana geri döndü. Yüreğinde kıvılcımlanan hasreti alev alıp, cayır cayır yaktı onu.
Hislerini yaşadı. Bir insan ardında ki dağ yıkılırda hissetmez mi?
"Daha hızlı!" Diye bağırdı taksi şoförüne.
"Az kaldı abla, beş dakikaya oradayız." Dedi taksici adam.
Yollar, sırtına bir yük gibi çöktüğünde, dakikalar bir asır gibi geçti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BEDBAHT
General FictionKaranlık gecenin çanları uğursuz ve lanetli saatleri haber veriyordu. Ruhu küle dönmüş bedeni, kendini ölüme sürüklerken, ayak parmaklarının uç kısımlarından sivri taşların tesiriyle kan akıyordu. Yararlarını hissetmiyordu, sadece koyu kan gözüne ba...
