1.2

1.2K 96 18
                                        

Bora onları takmamamı ve her zaman onların boş konuştuğunu söylemişti. Ama ne olursa olsun insan inciniyordu. Bora üzüldüğümü anladığından beri beni güldürmek için her elinden geleni yapmıştı.

Taklit bile yapmıştı.

En son dayanamayarak sordum Bora'ya:

''Bora, beni nasıl gördüğün an tanıdın?'' dediğimde Bora koltuğa oturdu ve konuşmaya başladı.

''Her zaman kafamda silik sahneler vardı ama çok silik. Yüzler yok sadece sesler vardı özellikle kabuslarımda. Sen bana yazdıktan sonra sana iki gün dönüş yapmamıştım hatırlarsan. Senin bana anlattığın o son şeyden sonra kafamı sadece bunlara yormuştum.'' dedi ve derin nefes verdi.

''ondan sonraki gün eğitimde bayılmışım ama nedenini bilmiyorum. Doktorlar açlıktan demişti ama bilmiyorum. Uyandığım zaman kesitler daha netti, bana anlattığın 3 andan 2'sini ben hatırlıyordum. Özellikle seni. Zaten sana yazacağı günün sabahı sen geldin güzelim.'' dediğinde gözlerim dolmuştu.

Bayılmıştı.

Nedenini bilmediğim şekilde içimden çok onu öpmek geldi.

Dolgun dudakları aralanmış, benim bir şey söylememi bekliyordu.

Hızlıca boynuna sarıldım. Bora çok geçmeden kollarını sırtıma koymuş sıvazlıyordu bile. İstemsizce o sıvazlarken ağlamaya başladım.

''Hayır,hayır ağlamak yok.'' diyordu ama nafileydi.

Onu dinlemeden sanki yılların yükünü, acılarımı gözyaşı ile dökmek ister gibi ağlamaya başladım. Omuzlarım o kadar sarsılıyordu ki Bora'nın bile vücudu titriyordu bu şekilde.

''Hayır, lütfen ağlama. Sen böyleyken kendimi çok çaresiz hissediyorum Nil. Lütfen ağlama güzelim, yalvarırım ağlama.'' dediğinde daha çok ağladım.

''Asla kimse tarafından hak edilemeyeceğim. Asla kimsenin önceliği olmayacağım, asla.'' diyordum ama bunlar benden bağımsız çıkıyordu.

O kadar dışlanmıştım ki bazen Bora'nın bana gösterdiği ilgi bile sahte geliyordu.

''Sende beni bırakacaksın bir zaman sonra. Arkadaşım bile yok benim. Herkes beni bırakıyor, ben kimim ki zaten.'' son dediklerimi hem hıçkırarak hem de bağırarak söylemiştim.

''Hayır Nil, saçmalıyorsun şuan. Olmayacak öyle şey. Çıkar aklından bunları. Seni yani hayatımda ki tek kişiyi bırakmayacağım, söz veriyorum sana. Yalnız kalmayacaksın bundan sonra  arkadaşında, kardeşinde, babanda ve hayat arkadaşın, kocan bile ben olacağım. Yalnız olmayacaksın söz veriyorum.'' diyerek beni sakinleştirmeye çalışıyordu.

Sakinleşmiştim.

''Yalan söyleme, bana sen yalan söyleme.'' diye fısıldadıktan sonra gözlerim durgunlaşmıştı. O kadar çok ağlamıştım ki, uykum gelmişti.

''Yalan söylemeyeceğim, Bora sözü sincabım.'' diyerek saçlarımı öptüğünde kendimi tamamen bırakmıştım.

Olduğum yer o kadar rahattı ki, vücudum bu rahatlık ile daha çok uykuya bağlanıyordu. Uyanmak istemiyordum.

''Hanımefendi, uyanmayı düşünüyor mu acaba?'' diyen Bora'nın sesi ile kafamı daha çok yastığa bastırdım.

''Oha kızım, içime gir bide.'' diyen ses ile kafamı kaldırdım ve etrafa baktım. Koltukta, Bora'nın göğüsünde uyumuştum.

''Günaydın güzel sincabım.'' dediği zaman gülümseyerek kafamı göğüsüne geri koymuştum.

''Uykum var desem, göğüsünde daha ne kadar uyumama izin verirsin?'' dediğimde saçlarımı okşamaya başlamıştı.

505/ TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin