yirmi üç

2.2K 297 352
                                        

benim porselen kalbim karanlık bir çağa düşmüş, tek başına savaşırken bir aşka esir olmuş

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

benim porselen kalbim karanlık bir çağa düşmüş, tek başına savaşırken bir aşka esir olmuş. yüz bin parça, hepsi sevgisiz.

Mutlu olmak bana yasak kılınmıştı. Bu zamana kadar gerçekliğinden emin olduğum tek şey buydu. Sanki benden önce var olan bir sızı vardı ve ben sadece o beden bulsun diye dünyaya gelmiş gibiydim.

Negatif biri değildim, sahiden. Pozitif kalabilmek için çok çaba harcıyordum çünkü diğer türlü yaşadığım hayata devam edebilmemin imkansıza yakın olduğunun farkındaydım. Ne kadar çamura batmış olsam da en ufak bir şeye tutunup ayakta kalabiliyordum. Fakat bu sıralar tecrübe ettiğim her şey diz kapaklarımdan vuruyordu beni.

Yolunda giden tek bir şey kalmamıştı elimde geriye. Dizlerimden vurulsam da beni kollarımdan yakalayıp ayakta tutan hiçbir şey yoktu.

"Jimin," diye sızlandı Roseanne kıvrıldığı ayak ucumdan. "Çık artık yataktan, olayları büyüttüğüne eminim."

"Büyüttüğüm falan yok."

Son yarım saattir dikizlediğim telefonumu kilitleyip yastığımın altına geri koydum. Yoongi'nin üzerinden biraz zaman geçmesine rağmen daha yeni paylaştığı mezuniyet fotoğrafını izlerken uzun bir süre harcamıştım. Kolundaki Yulhee'ye rağmen çok iyi görünüyordu ama benim canım neden yanıyordu?

"Sana işleri olduğunu söylemiş. Herif mezun oldu, meslek sahibi olmaya çalışıyor. Bir süre sana vakit ayıramaması senden rahatsız olduğu anlamına gelmez."

Söyledikleri kulağa mantıklı geliyordu ama hislerim aynı şeyi söylemiyordu. Benden uzaklaşmıştı, emindim bundan. Tam bir şeyler yaşanıyor derken bir anda mahvolmuştu. Elimde somut bir kanıt yoktu ama biliyordum işte.

"Kamptan döneli bir hafta olacak ama yalnızca üç kere konuştuk. Üçü de benim zorlamamla oldu. Ses tonu öyle mesafeliydi ki, anlatamıyorum işte."

Bacaklarını bacaklarımın üzerine atıp iç geçirdi. Ondan başka anlatacak kimsem yoktu ama bir başkasını aradığım da söylenemezdi. Bana her zaman bir erkek olarak kız kardeşe sahip olmanın çok zor olduğunu anlatmışlardı ama Roseanne bana sahip çıkıyordu. Birbirimize sahiptik ve bir yerden sonra o olmasa tamamen yalnız kalacağımı biliyordum.

"Çocukluğumuza dönmüş gibi hissediyorum. Yoongi yine öylece, hiçbir şey söylemeden hayatımdan çıkacak sanki. Öyle aptalım ki!"

Ayaklarıma sertçe vurup "Kendine neden yükleniyorsun bu kadar?" diye azarladığında ayalarımı dolan gözlerime bastırdım.

"Ona çok samimi davrandım. Çok -Sürekli dokundum, anlıyor musun? Eğer bir gün daha orada kalsaydık onu öperdim bile. Ağzının içine düştüm resmen. O kadar abarttım ki sonunda bunun arkadaşça olmadığını anlayarak benden uzaklaştı. Bir aptal gibi benden hoşlandığını düşündüm ve her şeyi berbat ettim."

flechazo | yoonminHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin