3. Kişi Gözünden
"ÇALIŞ LAN KÖLE" diye bağırdı İpek, Elçine. Elçin ise ona kötü bir bakış attı ve Emreye yardım etmeye gitti.
Tüm ekip evlerde koşuşturuyordu. En çokta Elçin. Çünkü bugün İpek ve Emrenin düğünü vardı, ama nedense İpek yatıyor ve tüm hazırlıkları Elçine bırakıyordu.
Elçinde buna ses çıkarmıyordu, heyecanı seven biriydi. O yüzden yapmaya karar vermişti. İpek ise şuan evinde gelinliğini giymeye çalışıyordu. Evet çalışıyordu, çünkü 2 saattir rastgele konular açarak etrafta dönüyordu. Çalışan ise bir türlü gelinliği giydiremiyordu.
Emre o sırada da yan odada kıyafetini giyiyordu. Aynada kendine baktı ve pozlar verdi.
Adal ve Elçin ise düğün yerinin hazırlıklarını gözden geçiriyorlardı.
"Her şey hazır olması lazım." Dedi Adal.
"Evet, her şey hazır. Tek pasta kontrolü kaldı, gel hazır mı diye bakalım." Dedi Elçin, Adala.
"Sen git bak ben şu Kaanı bir arayayım, hazırlamışmı arabaları diye."
Elçin tamam dedi ve Adalda telefon konuşması için uzaklaştı.
Elçin ise hızlı adımlarla aşçının yanına gitti. İçeri girdiğinde manzara gerçekten acıktırıcıydı.
"Aa hoşgeldiniz efendim." Dedi kadın.
"Hoşbuldum, pasta çok güzel görünüyor." Dedi Elçin. Kadın bu yoruma mutlulukla gülümsedi.
"Teşekkür ederim, özel olarak yaptım. Her düğün için ayrı ayrı yapmaya çalışıyorum, bazen işe yarıyor ve eşsiz oluyorlar." Dedi kadın pastayı süzerek.
Gerçekten mükemmel yapmıştı, tamda İpek ve Emrenin sevdiği tarzdan. Herkez buna bayılacaktı.
Kaan ve Mert ise arabaları ayarlamış bekliyorlardı.
"Amk nerede kaldı bunlar ?" Diye sordu sıkılmış olan Kaan.
"Birazdan gelirler sabret azıcık sende." Diye onu yerinde tutmaya çalıştı Mert.
Daha sonra binanın kapısı açıldı ve ikili oraya baktı.
İçeriden gelinlikle İpek çıktı, gerçekten harika görünüyordu. Tek saçının yapılması için kuaföre gitmek lazımdı ama onsuz bile güzeldi. Daha sonra içeriden de Emre geldi, kıyafetleriyle yakıyordu ortalığı.
Hepsi hafif sohbetin ardından arabalara bindiler ve bir yoldan sonrada çift ayrıldı. Emre düğün yerine giderken, İpek ise saçlarını yaptırmaya gidiyordu. Herkez çok heyecanlıydı.
İpek sonunda varmıştı ve içeri girdi. Kısa bir sohbetten sonra koktuğa oturdu ve saçları yapılmaya başladı. Sonuç gerçekten höz kamaştırıcıydı. İpek resmen mükemmel olmuştu, kim görse aşık olurdu. İpek fotoğrafını Elçine attı.
"Amk Emre bırak şu kızı ben evlenecem." Dedi Elçin. Emre buna kahkaha attı. Adal ise Elçine ters bir bakış attı ve içeri girdi.
"Adal birini öldürmeden tutsan iyi edersin." Dedi Emre gülerek, yani kimse düğünde kan dökülmesini istemezdi. Elçin tabiki de Adalın peşinden koştu. Ama tabiki Adal şaka olduğunu bildiğini söyledi, o yüzden her şey güzel durumdaydı.
Koltuklar yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Arabalar uzaktaki bir yere park ediliyordu. Tüm dostlar ve yakınlar gelmişti. Ömer ve Hürkan konukları geçiriyordular. Gerçekten sohbetleri sardığı için biraz uzun sürüyordu ama oluyordu.
Kan ve Mert ise, içeride yemekleri konuklar için hazır ediyordular. Bugün harika olacağından, kimsede şüphe yoktu. Her şey hazır olduğunda, konukların da hepsi gelmişti.
