YAZAR: Bu hikayede daha çok Sofya ile Bakugou'nun sahnelerini yazmak istiyorum bu yüzden sınav kısımlarını yazmayacağım.
Sofya'nın bakış açısı:
Toparlanıp diğerlerinin yanına gittim. Kızlar havuzda top oynuyor erkeklerde kendi hallerinde takılıyorlardı.
Deku'nun yanına gittim. Beni görünce selam verdi biraz konuştuk falan zaman geçti. Artık sıkılmıştım.
"Hey buraya antreman yapmak için geldiğimizi sanıyordum ama tek yaptığımız boş boş oturmak"
"Sofya-kun doğru söylüyor" dedi Lida
Şimdiden -kun eki kullanıyorlar böylede olmuyor hani erkek bedeni kız ismi... off o boktan kötüyü gebertmeliydim
Düşüncelerimden sıyrılıp çocuklara baktığımda yarış yapmaya karar vermişlerdi.
Bende katıldım, sıram geldiğinde Kaminari ile yarışıyordum.
Alevimi su altında kullanamazdım bu yüzden su üstünde hızlıca kazandım.
Herkes yarışıp teker teker elendi. Geriye Todoroki, Bakugou, Deku ve ben kalmıştık.
Herkes yerini aldı.
Lida 3 deyince hemen zıpladım çünkü alevi ayağımda yoğunlaştıracaktım.
Aniden benliğim kayboldu ve suya düştüm.
Sudan çıkıp neler olduğunu anlamaya çalıştım. Aizawa sensei saçları havada o parlak kırmızı gözlere bize bakıyordu.
Bunun fiziksel yeteneklerimizi geliştirmek adına bir antrenman olması gerektiğini söyledi. Ayrıca zamanımız dolmuş.
Herkes soyunma odasına gitti. Bir kaç saat önce her ne kadar utanmıyor gibi dursam da kızarmadan edemiyordum herkesin çıkmasını bekledim daha sonra üstümü değişip eve gittim.
1 hafta sonra:
Tüm sınavları geçmiştik ve artık eğitim kampına gidiyorduk.
Otobüse zar zor yetişip bindim. İçeri göz gezdirip boş olan koltuğa yani Bakugou'nun yanına oturdum.
Otobüs hareket ettiğinde yola koyulmuş olduk. Herkes sohbet ediyor ve gülüyordu.
Bakugou'ya baktım kulaklıklarını takıyordu. Ben sanki hiç yanında yokmuşum gibi davranıyordu.
Aldırış etmedim (YALAN) ve bende kulaklıklarımı taktım.
1 saat sonra:
Omzumda ki ağırlık ve yüzüme deyen saç rahatsız etmeye başlamıştı gözlerimi açıp bana yaslanan Bakugou'ya baktım
'dostum cidden mi?'
Kafasını kaldırıp pencereye doğrulttum bu sırada otobüs döngüye girdi ve suratı oldukça sert bir şekilde cama deydi. İrkilerek açtı gözlerini ve kafasını tuttu... Burnu kanıyordu... Sanırım benim hatamdı ama o bunu bilmiyordu bu yüzden hiçbirsey söylemiycektim.
O henüz uyku sersemiyken çantamdan mendil çıkarıp burnuna tuttum. Bana anlam veremeyen ifadeyle baktı
"Hey napıyorsun?!"
"Burnun kanıyor"
Mendili elimden alıp kendisi tuttu hıh! iyilikte yaramıyor buna
Geri kalan zamanda pek birşey olmadı.
Sonunda otobüs durdu mola verdiğimizi sanarken çoktan gelmiştik karşımızda siyah bir araba durdu ve içinden kedi kostümü giymiş iki kadın indi onların burdan sorumlu kişiler olduğunu söylediler. En şok edici kısmı ise kampüse kadar kendimizin gidecek olmasıydı. Fazla uzaktı akşama anca varırdık.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
~İkiz Alevler~
AcakAnnesinin benliğini yani akıl okuma gücünü miras aldığı için arkadaşları tarafından dışlanan bir kız, 15 yaşına girdiği gün aniden ölen babasının benliğini kontrol dışı kullanır ve yanlışlıkla önce üvey kardeşini sonra ise üvey babasını öldürür. Kı...
