Bakugou.. o da kim?

185 25 2
                                        

Olayın üstünden bir hafta geçmişti. Müdür Lilit'in yaptıklarını öğrendikten sonra onu U.A'den atmıştı ve sınıfla hala eskisi gibiydik kimsenin yüz çevirmediğine gerçekten çok sevinmiştim üstüne artık kabus görmüyordum bu her ne kadar iyi birşey olsada bir anda durması fazlasıyla garipti. Bu konu hakkında biriyle konuşmak istiyorum fakat.. böyle birşeyi kime söylesem doğru olur bilemiyorum. Todoroki bu aralar biraz yoğun bu yüzden onu da rahatsız etmek istemiyorum.

Zilin çalmasıyla düşüncelerimden sıyrılıp sınıfa göz gezdirdim. Sıkıcı bir dersin ardından çoğu kişi sınıfı terk etmişti. Kafamı dağıtmak için Kirishima'nın yanına gittim. Minayla kantine iniyorlardı. Arkadan yaklaşarak aralarında durdum ve kollarımı ikisinin ensesine indirdim.

"Naber çocuklar, nasıl gidiyor?" Diyerek sesimi olabildiğince neşeli çıkarmaya çalışmıştım.

Başta korkup irkilmişerdi bu tepkilerine sadece gülmekle yetinmiştim.

"İyi,bizde kantine gidiyorduk sende gelsene" dedi Kirishima, Minada bana bakıp gülümsedi. Gitmeyi istesem de onları rahatsız etmek istemiyordum.

"Aslında ben kahve alıp sınıfa geri dönücem o yüzden size afiyet olsun" tam gidecekken Minanın boynunda ki pembe kolye dikkatimi çekti oldukça hoş duruyordu.

Nazikçe kolyeyi elime aldım. "Çok güzelmiş, nerden aldın bunu belki mağazayı ziyaret ederim"

"Kirishima'nın hediyesi"

"Yoksa siz?"

Saniyeler içinde ikisininde kızardığına şahit oldum demek itiraf etmişlerdi.

"Sizin adınıza sevindim çocuklar umarım mutlu olursunuz" samimi ve sıcak bir gülümsemeyle tebrik ettim ardından bahçeye çıkıp banklardan birine oturdum.

Yarın cumartesiydi ve Aizawa sensei herkesin hafta sonunu evde geçirmesini söyledi sanırım yurtta yapılacak bir kaç tadilat var. Ah annemi özlemiştim zaten.

Başımı geriye yaslayıp gökyüzünü izlemeye başladım fakat bu durum pek fazla sürmedi zilin çalmasıyla homurdanarak yerimden kalktım daha yeni ders bitmişti neyseki bu sonucusuydu. Sınıfa çıkarken yanımdan Bakugounun geçtiğini gördüm.. bu gün garip davranıyordu bana bulaşmadı, laf atmadı hatta önünde durduğum için bana çarptığında bile "Önümde durarak ne yaptığını sanıyorsun domates kafalı?!" Diye gürlemedi bile...

Gidip nedenini de soramıyorum ki. Sınıfa girip Aizawa senseiye baktım.

"Geciktiğim için üzgü-"

"Bu gün erken çıkıcam bu yüzden evlerinize gidebilirsiniz" zaten yorgundum bu iyi olmuştu. Çantamı ve ceketimi alıp dışarı çıktım Bakugou gelsin diye biraz oyalandım 20 dakika geçmesine rağmen gelmemişti.

"Sofya-chan? Sen gitmiyormusun herkes çoktan çıktı"

"Ya Bakugou?"

"Ah o gideli baya oldu sanırım"

"Ne? Bende onu bekliyorum deminden beri.. hem ders bittiğinden beri çıkışta bekliyorum onu hiç görmedim"

"Hmm bu garip belki de dalgınlığına gelmiştir ayrıca genelde ayrı gitmez misiniz?" Bakışlarımı ayağımla iteklediğim küçük taştan ayırıp Jirouya çevirdim merakla cevabımı bekliyordu. Herkes Bakugou ile aramızın ne kadar kötü olduğunu biliyordu şu an yaptığıma şaşırması kadar doğal birşey yoktu.

"E-evet aslında öyle ama.. ee ona sormak istediğim birşey vardı"

"Peki öyleyse.. Eve güvenli bir şekilde git. Daha sonra görüşürüz"

~İkiz Alevler~Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin