23.Bölüm

22 1 2
                                        


Umarım hepiniz iyisinizdir aşklarım.

İyi okumalar.




"Istırabım sonsuzdur, tarife sığmaz hüznüm, Ben ki yazık, mezara yaşarken gömülmüşüm..."

- Gustave Flaubert


23.BÖLÜM


İlahi bakış açısı...


İnsan içi yanarken nasıl hayatına devam ederdi?

Nasıl olurda hayat hiçbir şey olmamış gibi akar geçerdi?

Hayat kimisine ağzı kulaklarına varıncaya kadar güler, bütün imkanları ayaklarının altına sererek cömert davranırdı. Lakin kimisini de oradan oraya savurur, hiç bitmeyen acılar bahşederdi. 

Alçin, hayatın acılara savurduğu kadındı. Hiç dinmeyecek acılar bahşedilmişti ona...

Elinde duran günlüğün kapağını kapatarak göğsüne bastırdı. Hıçkırarak ağlıyor, yüreği paramparça olmuş bir şekilde haykırıyordu. Bir yandan kimsenin onu duymasını istemiyor bir yandan da kendisine mani olamıyordu.

Elinde, acısını dindirmek istercesine göğsüne bastırdığı günlük yüreğini paramparça etmişti. Hakan bey ve annesin ayrılışını, Çağan'ın nasıl annesinden koparılışını okumuştu...

Annesi Leyla hanımın yaşadıkları bir insanın taşıyamayacağı kadar ağırdı. O da hayatın savurdukları insanlardan biriydi! 

Alçin yere çöktüğünde aldığı nefesin ona yetmediğini hissetti. Aklına annesiyle yaşadığı bunca zaman geldiğinde ne kadar acı çekmiş diyerek daha çok ağlamaya başladı. Eliyle ağzını kapattığında kimsenin onu duymadığını sanıyor ancak yanılıyordu.

Kapının ardında yere çökmüş, kardeşinin sessiz yakarışlarını dinleyen Çağan vardı. Kardeşinin günlüğü okumak için yukarı çıkmasından bu yana iki saat geçmişti. İyi geceler demek için odasına yaklaştığında ağlama seslerini duymuş ama içeri girmeye cesaret edememişti. Tahmin ediyordu günlüğü bitirdiğini...

Hayat bu iki kardeşe de gülmeyi reddetmişti! İkisinin bambaşka hayatlarda, ayrı acılarla büyümüş olması şüphesiz herkesin içini acıtıyordu.

Çağan, kardeşinin kapsından ayrılmadan öylece yerde ağlıyordu. Alçin'in sesi yavaş yavaş kesildiğinde Çağan'da gözyaşlarını silip derin bir nefes aldı. Oturduğu yerden kalkarak sessizce odasına adımladı. Ne kadar kardeşinin yanında olmak istese de çekiniyordu.

O gece iki kardeşe de uyku uğramamıştı. Tabi uyumayan tek o değildi...

Hakan bey de içkisini yudumlayarak güneşi karşılamıştı. Leyla'ya duyduğu özlem içini cayır cayır yakıyordu. Şu hayatta ölmüş birini özlemek kadar can alıcı bir şey olamazdı. Keşke diye geçirdi içinden, keşke sıkı sıkı sarılsaydım ve onu hiç bırakmasaydım...

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: 6 hours ago ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Sonsuz KaranlıkBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin