herhangi biri

397 56 22
                                    

Karan elini kasıklarında gezdiren kadına ters ters baktı. Aslında tatlı kızdı. Ama şu anda sadece süs olsun diye masasındaydı. Kadının kendi dilinde konuştu böylece gururu kırılmayacaktı. "Etkilenmiyorum güzelim. En ufak bir oynama yok. Çek elini."

Kadın mahcup ve ürkek bir şekilde elini çekti. Adamın şanını duymuştu. Sadece deneyimlemek istemişti işte. Ama gerçekten tık yoktu. Bir erkeğin böyle kontrollü olması mümkün değildi. Demek ki söylentiler yalandı. Bu akşam burada olma nedeni de belki adamın bu kompleksini yenmek için yeni bir paravana ihtiyaç duymasıydı.

Karan kadının bir şeyler düşündüğünün farkındaydı. Gerçi çok umursamıyordu. Birilerine kendisi hakkında yalan yanlış şeyler söyleyebilirdi. Bunu da dert etmiyordu. Şu anda tek derdi shot bardaklarını taşıyordu. Üzerinde siyah dar bir tişört ve altında yasaklanması gereken bir Jean le.

Bu çocuğun sorunu neydi? Zaten güzeldi bir de saçlarını tepesinden toplayıp, ağzındaki lastiği eline alışı falan. Sanki herkes bana baksın, sonra olduğu yere aksın der gibi. Şapşal yaylanan yürüyüşü de sinir bozucu oluyordu. Üstelik tüm bunları aptal şişelerin yansımasından izlemek zorunda kalmak... Karan böyle yapmazdı ki. O zaman neden göz göze gelmemek için çaba sarf ediyordu? Ne zaman ihtiyacı olmuştu yani? Tepkilerini gizleyebilirdi. Biliyordu. Kimse anlamazdı. Sinirle elindeki bardağı masaya çarptı. Ne vardı da anlamazlardı ulan? Dönüp direk baktı. Kimse umurunda değildi.

Hakan o sırada mesaiye geç kalan bir servis elemanının ricasını kıramamış onun yerine çalışıyordu. Daha önce de benzer işlerde çalışmıştı. Güzel Honda arabasını garsonluk yaparken çok fazla aldığı bahşişlere borçluydu. Az önce hoş bir kadının arka cebine sıkıştırdığı yirmi doları ortak tip kutusuna attı. Yanına gelen Demir, "At cebine. Mesai dışında çalışıyorsun hakkın." dedi ama olmazdı. Arkadaşlarına ayıp olurdu. Hepsinin ve ailelerinin hakkı vardı. "Abi Şenol düğün yapacak. Bu ay tip onun." diye cevapladı. Bilerek söylemişti. Demirbey bonkör bir patrondu. Sanki bu işlerin dışında bir para kaynağı daha varmış gibi ne kazanıyorsa ya büyümek için ya da çalışanları için kullanıyordu. Şenol un desteğe çok ihtiyacı vardı.

Demir çocuğun omuzunu sıktı. "Ulan sen var ya. Aslansın aslan. Seni Ömer Gazi ye ya da başkasına bu yüzden gönderemiyorum işte. Adamın hasısın sen. Şenol a hak ettiği desteği tabi vereceğim ama sözüm olsun evlenirken senin düğününü ben yapacağım."

Hakan sırıttı. "Aman Demirbey sanki benimle evlenmek isteyen bir kız bulurum da." Kendini küçük görüyordu. Kimi kimsesi olmayan üstelik berbat bir sicile sahip serseri bir mahlukat. "Eğer o kadar düşeceğim biri olursa sözünüzü hatırlatırım abi. Düğün falan çok masraflı işler bunlar. Malum bende de destek çıkacak bir aile yok. Hatta oğlanın sünnetine de sponsor olabilirsiniz." dedi.

"Olurum tabi koçum. Seve seve. Sen yeter ki o çok istediğin ailene kavuş. Oğlanların kirveliği, kızların nişan merasimi hepsi bende." Demir Hakan ın gözlerine baktı. "Bence sen de düşeceksin. İnanıyorum. Yani onu bulduğunda bu çiçekler, cananlar bu artık isimleri her neyse onlar hiçbirini gözün görmeyecek. O da senin nasıl bir adam olduğunu anladığında sen istesen de yakanı bırakmayacak. Biraz kendine güven. İnsan aşıksa hiç bir haltı görmez." dedi.

Hakan elini kaldıran bir müşteriyi fark ederek o tarafı işaret etti. "Ben gideyim abi" dedi. "Sağ olun. İyi geldi bu motivasyon konuşması." diye ekledi. Ama Demir in yüz ifadesi değişmişti. Tehlikeli görünüyordu. Bir süredir buralarda takılan şahane arabaları olan esmer adama pis pis bakıyordu. Adam da onların olduğu tarafa bakıyordu. Keşke bakmasaydı. Hakan ın fazla kanı yine boynuna kadar çıkıyordu şu anda. Hakan bu işlerde yaşından beklenmeyen bir ustalığa sahip olsa da böyle insanlardan kaçınırdı. Onun kalibresi belliydi. Daha iddiasız kızlar ve erkekler. Bu adamın her hücresi aktifti. Her anlamda. Hakan'ı onun istediği gibi tam arkasında istemezdi muhtemelen. Kafasını salladı. Neler düşünüyordu? Adam onun kulvarında değildi ki. Dahası kulvar dışıydı. Ciddiyetle, "Abi ne oldu?" diye sordu. "Şu Karan denen beyefendi canını mı sıkıyor?"

KaranlıkHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin