Karan gülümsedi. Son günlerde sık sık gülümsüyordu. Şaşırtıcı fakat mutlulukla kabul ettiği bir yenilik daha. Elindeki boncuktan yapılma kolyeyi özenle paketledi. Bir bebeğe ilk kez hediye alıyordu. Yani daha önce de iş bağlantıları olan insanlar anne ya da baba olmuştu ama onların hediyelerini böyle özenle seçmemişti. Işık onun için ilkti.
Yakın bir gelecekte Boybeyi de baba olacaktı. Bu can sıkıcı herifin başına iyi şeyler gelmesini sevmiyordu. Aslında kötü şeyler yaşamasını da istemiyordu. Çünkü kendi mutluluğunun sebebi üzülebilirdi. Ama yani baba olmak ve Ömer Gazi Boybeyi mi? Doğacak bebek onun sınırlı düşünme kabiliyetini ve gelişmiş kaslarını alabilirdi. Bu durumda pek sevimli bir şey de olmazdı herhalde. Gerçi kendisine neydi yani? Senede bir iki kez yılışıklığına katlanmak zorunda kalacağı bir kayınço altı üstü. Yine güldü. Hakan duysa fena çarpardı. Kayınço. Belki de baldız olurdu.
Büyük sevimli peluş oyuncağı da paketleyip arabasına doğru ilerledi. İrfan ceketini ilikleyip, "Elif Hanım yalnız değiller efendim." dedi. "Hakan Bey ve Korkmaz Dağlı da yanında."
Karan yüzünü buruşturdu. "Zavallı kız" diyerek araca bindi. Hakan'ı yaklaşık bir haftadır görmüyordu. Bu güzel rastlantının keyfini çıkaracaktı. Akşam da Mahir'le takılacaklardı. Eşsiz. Mahir üstüne basa basa söylemişti. "Kasıyorum abi alışamadım. Hakan gelirse İpek de gelir. Küfür edemeyiz. Kaynanamı çekiştiremem. Siz bir aradayken kafanız duruyor. Özellikle sen askerden hemen sonra evlenmiş köy delikanlıları gibi paralize oluyorsun. Hiç çekemem. Gidelim esinti püfür püfür, pikaba Müzeyyen koyarız, inceden demleniriz." Karan kabul ederken hiç tereddüt etmemişti. Mahir'in hesapsız ve yalın dostluğunu seviyordu. Ne veya kim olduğuna aldırmadan ağzına geleni söyleyen komik, hazırcevap ve terbiyesiz bir arkadaştı. Tabi kendi aşk hayatı Mahir gibi geleneksel bir adam için zorlayıcı olabiliyordu. Farklılıklarına rağmen paylaştıkları yeni arkadaşlık ikisini birbirine karşı daha anlayışlı kılmıştı. Elif konusunda da içindeki öfkeyi susturmuştu. Kızın yenilgiyi hanımefendice kabullenmesi, Hakanı neredeyse hiç aramaması, Hakan onu aradığında da beraber olduklarını bildiği için hemen kapatması Karandan geçer not almıştı. Onunla yatmamış, öpüşmemiş ve Hakan'ın üzerinde kendisinden daha fazla parmak izi bırakmamış her arkadaşa göstereceği gibi sadece sabırlı davranacaktı.
Bir taraftan kızın içinde bulunduğu durumu düşünüyordu. Zeynep Boybeyi araya girmese daha pratik, Elif için daha doğru şekilde çözebilirdi. Ama o sarışın üvey anne hiç masallardaki gibi değildi. Elif için Hakan'ı kaçış rotasından çıkaracak hamleler yaparken kızı hiç düşünmemişti. Bir de kendisine kötü diyorlardı.
Çok iyi bildiği eve vardığında Hakan'ı Korkmaz Dağlı ile soğuk bir sessizliği paylaşırken buldu. Ve yirmi milyonuncu kez kalbinin ritminin değişmesine izin verdi.
Nasıl tatlıydı bu böyle ya? Elinde tuttuğu dergiyi kurcalarken bir taraftan adama şöyle bir bakıyordu. Dudaklarını ısırıyor, bir şey söylemesi gerekip gerekmediğini tartıyordu. Sol dizi sürekli sallanıyordu. Kumral kirpiklerinin altındaki elâ gözleri her zamanki sabırsızlıkla bakıyordu. Korkmaz Dağlıya bir şeyler söylemek istediği ama nasıl bir tepki alacağını bilemediği için kendini tuttuğu belliydi. Şimdi gidip o ağzı... Karan kafasını sallayıp kendine geldi.
Bahçenin havası girişiyle değişmişti. Korkmaz belli ki sürekli gelen İpek ve Zeynep'in varlığına alışmıştı ama Hakan'ı görmek ve hemen ardından gelen yeni bir yabancı adamı rahatsız etmişti. Yine de Hakan'a olmadığı kadar medeni bir şekilde ayağa kalkıp elini uzattı.
"Hoşgeldiniz. Korkmaz Dağlı." diyerek Karan ın elini sıkarken o alışık olduğu ifadeyle bakıyordu.
"Hoşbulduk. Karan Manas." Karan Hakan a dönmeden önce, "hayırlı olsun. Güzel günlerde büyütün." dedi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Karanlık
DragosteSusturma Kalbini Artık ile başlayan, Korunun Çocukları serisinde hikâyelerini yazdığım, Hakan&Karan için okurlardan gelen ricaları kırmak istemiyorum. Biraz onları yazayım. Neden bu kadar sevildiler, en homofobik tayfa bile onlarda ne buldu da "yia...