Krobak - Broken
Selamlarrr!!
İlk kurgumla karşınızdayım... Umarım sevdiğiniz bir kurgu olur. Yine de ön bilgi olarak bu kitabın biraz fazla masum olduğunu belirtmek isterim. Tabii ilk bölümlerin masumluk seviyesini belirlemek size kalmış 😉
Şunu belirtmek isterim ki, bu kitaba yapılan veya yapılacak olan her türlü yorumunuz gerçekten benim için çok değerli. Sizlerden sadece şunu rica ediyorum, yorumlarınızda bu kitap dışındaki hiçbir kitap ile ilgili benzetme olmaması, siyasi içerikli yorumlar ve bu kitapta geçen her bir emeğe edilen hakarete lüzum yoktur. Dikkatli davranacağınızdan şüphem de yok zaten.
Umarım kitap boyunca karakterlerime en az benim kadar değer verir, onları seversiniz. Belki ikinci ricam da bu olabilir... Onları sevin, hayallerinizde siz de benimle beraber yaşatın.
Başlama tarihinizi hemen sağ tarafa alalım ☺️
Başlamadan önce küçük bir spoiler, ilk üç bölüm ana karakterimizin çocukluğuyla başlıyor, dördüncü bölümden itibaren yeni bir ana karakter kızımız giriyor.
Umarım beğenirsiniz. 💕
Herkese iyi okumalarrr!! 😍😍
Takvimler 5 Mayıs'ı, cehennemin doğuşunu gösteriyordu. Cehennem, yaşanacak olan hayattı, bir hayat doğuyordu. Hastane koridorlarını sadece bir kadının acılı çığlık sesleri dolduruyordu. Doğum yapmasına belki de dakikalar veya saniyeler kalmıştı. Sancılar ona o kadar acı veriyordu ki bu avaz avaz bağırmasına neden oluyordu.
Bebeği ona acı vermişti, o ise bebeğine acının en kötü haliyle geri dönecekti.
Doktorlar hemen onu ameliyathaneye alıp doğuma başlamışlardı. "İsminizi öğrenebilir miyim, hanımefendi?" diye sordu içlerinden biri.
Kadının gözleri kapanmak üzereydi, hastaneye zor gelmişti. 10 dakika öncesi gözlerinin önünde canlandı. Kocası yanında değildi, yolda yürürken arabanın çarpmasıyla yere yığılmıştı. Bebeği henüz 8 aylıktı.
Arabayı süren ise tanıdığı bir simaydı fakat o imkânsızdı onun için... İmkânsızıydı. Sapsarı saçları ve masmavi gözleriyle dikkat çeken bir adamdı. En kötüsü ise aşklarının imkânsız olmasıydı.
Kadın kendine gelince, "Perihan," diyebildi zor bir şekilde. Birden gelen sancıyla tekrar inledi. "Ah!" Daha doğmadan çocuğundan nefret etmişti. Neden onun yüzünden bu acıya katlanıyordu?
Doktor onu rahatlatmak ister gibi gülümsemişti. "Perihan Hanım, lütfen derin derin nefes alın. Bebeğinize bir şey olmadığını umut ediyoruz. İkiniz de sağlıklı bir şekilde çıkacaksınız buradan." Perihan, doktorun dediklerini yarım yamalak anlamıştı. Doktor ekledi. "Oğlunuzun adını ne koyacaksınız?" diye sordu ona acısını unutturmak için. Fakat Perihan oğlu olacağını bilmiyordu, daha doğrusu öğrenmekten korkuyordu. Eşi, erkek çocuk istememe konusunda kararlı ve bir o kadar da katıydı. Şimdi ise doktor, erkek çocuk olacağı haberini vermişti ama bunun Perihan için ne kadar yıkıcı bir haber olduğunu bilmiyordu.
Yine de Perihan hiç bozuntuya vermeden, "Murat..." diye mırıldanıp sustu ve tekrar aynı ismi yüksek sesle söyledi. "Adı Murat olacak." Doktor gülümseyerek başını aşağı yukarı salladı. Bir yandan da doğum için hazırlıkları tamamlıyordu. Perihan yorgunluktan ve ilaçlardan bitkin düşüp uyumuştu.
Ameliyathanedeki cihazların sesleri ve doktorun aniden gelen telaşlı sesi duyulmuştu. "Hızlı olun, bebeği kaybedeceğiz!" dedi asistanlarına bakarak. Bebeğin kalbi her geçen saniye daha da yavaşlıyordu. Doktor hemen işe koyuldu. Adeta zamanla yarışıyorlardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sana Rağmen...
Teen FictionBiri, dünyanın henüz kirletemediği saf bir sevgiyle, her fırtınadan saklanarak büyütülmüş masum bir kız... Diğeri ise hayatın en erken yaşta bıçak gibi bilediği, acının ve şiddetin gölgesinde büyümüş yaralı bir adam: Murat... Lisenin o gürültülü, te...
