32 - SAR YARALARIMI

147 35 406
                                        

Berk Baysal - Yaralarını Ben Sarayım

Selamlarrrr!!

Yeni bölüme hoş geldiniz 🥳

Bölüm sonunda biraz şok olabilirsiniz ama uzatmadan iyi okumalar diyelim sizee 😚

Dehşete kapılmış bir ifadeyle Murat'a bakakalmıştım. Aynı şekilde Özlem de ağzı açık öylece kalmıştı. Murat ise ciğerleri sökülürcesine öksürüyorduk. Adam durdu durdu şimdi öleceği tuttu. Allah korusun, şom ağızlı iç sesim!

Hemen kapıya koşacağım sırada Özlem beni durdurup, "Sen dur ben çağırırım doktor," dedi ve hızla odadan çıktı. Ben de bir koca adımla Murat'ın yanında bitmiştim.

Oksijen maskesini çıkardığımda yüzü kanlar içerisinde kalmıştı. "Murat," dedim korkuyla. Hiçbir şey diyemeden öksürmeye devam ediyordu. Sonunda mavi gözlerini aralamıştı ve o mavileri görmüştüm. Elimi saçlarına götürdüm. Kalp atışları inanılmaz derecede hızlanmıştı. Öksürükleri dinmeye başladığında gözleri de kayıyordu. "Hayır... Kapatma gözlerini, lütfen." Hiçbir sözüm etki etmiyordu. Gözleri halsizce bana bakarken yavaş yavaş kapanmıştı. "Doktor!" diyerek çığlık attım.

Kapının açıldığını duyduğumda içeriye birkaç doktor koşar adımlarla gelmişlerdi. "Odayı boşaltalım. Lütfen acele edin!" dedi en önde duran doktor. Özlem direkt koluma girip beni odadan çıkarırken gözlerimden yaşlar intihar ediyordu. Doktorlardan biri, "Yarasını kontrol et, çabuk! Ciğerlerine kan dolmuş, durumu kötüye gidiyor. Acele edin, haydi!" diye bağırıyordu. Başka bir doktor, "Hocam refleksleri iyi görünüyor," demişti. Daha demin bağıran doktor, "Güzel," deyip tekrar komut yağdırmaya başlamıştı fakat biz çoktan odadan çıkmıştık.

Gözyaşlarıma hâkim olamıyorken Özlem'e sarılıp onunla sakinleşmeye çalıştım. Özlem de bana kollarını doladı. "Kız galiba ben adamı gerçekten öldürüyordum." Hafifçe gülümsemiştim ama bunu tabii ki görmemişti. Burnumu çekip, "Çok acıyor mudur canı?" diye sordum fısıltıyla.

Şaşırmış bir nida döküldü dudaklarından. "Aa! Ne dedin sen? Murat ve canının acıması mı?" Kahkaha atarak omzuma yavaşça vurdu. "İlahi Almina. Adam kurşunlanınca bile gülümsemiş, sen dedin ya. Metal kaplama bence o, artık şüphelenmeye başlıyorum."

"Saçmalamayı seviyorsun," derken gülümsemem büyümüştü. O da övünür gibi bir mırıltı çıkarmıştı.

Bize düşen yine beklemek olacaktı galiba...

🔹🔹🔹

Aradan beş saat geçmişti. Doktorlar Murat'ın biraz dinlenmesi gerektiğini söyledikleri için yanına gidemiyorduk. O beş saat iyi ki geçmişti. Direkt odaya ışınlanmıştım. Özlem ise Eren'in yanına gitmişti.

Odaya adımımı atar atmaz Murat'ın başucuna geçtim. Yüzünde yorgun bir ifade vardı. Tebessüm ederek ayağımdaki ayakkabılarımı çıkardım ve sedyenin bir ucuna, onun yanına kıvrıldım. Sağ tarafıma yatıp kolunu başımın altına koydum, ardından da başımı göğsüne yasladım. Kalp atışlarının güzel melodisi eşliğinde gözlerimi kapatmıştım fakat uyuyakalacağımı tahmin etmemiştim.

Gözlerimi açacağım sırada saçlarımda nazik dokunuşlar hissettim. O kadar hafif ve nahif bir dokunuştu ki bu dokunuş Murat'tan başka kimseye ait olamazdı, bundan emindim. Dudaklarım anın verdiği o hevesle gülümsememe neden olmuştu. Gözlerimi açıp Murat'ın yüzüne baktım. Mavi gözleri şefkatle beni izliyordu. Başımın altına aldığım kolunu kaldırmış saçlarımı okşarken, "Mu-" diyordum ki, "Şş," dedi kısık sesle. "Uyu. Gözlerin şişmiş, yorgunsun." Bir dakika, sesi şu an neden bu kadar etkileyici? Yeni uyanmış olabilirdi.

Sana Rağmen... Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin