ÖNCE YUKARIDAKİ SESİMİZİ AÇALIM VE HUZURLA YENİ BÖLÜME GİRİŞ YAPALIM. KEYİFLİ OKUMALAR ,🌧
Hiç nefesiniz kesildi mi? Eminim kesilmiştir. Peki açık havada boğuldunuz mu? Kalbimize kan akışı sağlayan damarlardan biri tıkanmış gibi Kalbiniz dondu mu?
Tek bir sesle, minicik bir demir parçasının el kadar silah denen makineden çıkarken ayaklarınızın yerden kesilmesi o merminin size değil de en yakınınıza isabet ettiğini bir video aracılığıyla görmeniz.
Ellerinizin titremesi sol gözünüzden akan bir damla yaş. Bu zamana kadar asla ağlamadım. Tek bir gözyaşı dâhi dökmedim .
Neden? Neden gözyaşlarını hep içine akıttın Ada? Sizde benim gibisiniz değil mi? Sende Seda, sen de Hilal, sende Eylül, sen de yiğit. Evet sende bu satırları okuyan arkadaşım SENDE!
Gözyaşlarımızı hep güçsüzlük zayıflık olarak sakladık. Belkide kendimize sakladığımız en acı en kaldırılamayacak hafifliktir aslında.
Ne saçma nasıl kaldırılamayacak hafifliktir ki ağlamak dediğinizi duyar gibiyim. Ağlamak bizim kaldırabileceğimiz bir şey değildir.
İçe attıkça ağırlaşan dışarıya akıttıkça hafifleyen yaşlardır. Aslında en büyük güçtür ağlamak.
Ben Ada bu gücümü ilk kez biri görüyor. Ben ağlıyordum. Gözyaşlarım tüm yüzümü yakarak telefonuma düşüyordu. Sanki gökyüzü içimdeki çığlıkları duymuş gibi güneş yerini kapkara bulutlara bıraktı.
Etraf gece gibi zifiri karanlığa gömüldü. Sanki içimdeki karanlık derin derin nefes alıp veren ağzımdan dökülüyordu.O kurşun kime isabet etti bilmiyorum fakat Ilgaz yanı başımda duvarın dibine çökmüş kafasını beton zemine çarpıyordu.
Sedef elini omzumda tutuyor, Ayça ise ağzı açık videoyu tekrar tekrar izliyordu. Güçlükle toparlanarak kalktım zayıflık gözyaşlarımı gözümden sildim. Bir anda kulaklarımda Ayçanın telaşlı sesi yankılandı
- K- konum
- Ne? Ne konumu?
Ilgaz hızla ayağa kalkıp telefonu Ayçanın elinden kaptı. Gerçekten ne konumundan bahsediyorlardı. Ilgaz ın yanına gidip hızımı alamayıp telefona resmen kafamı soktum biraz daha uğraşsam bu gerçekleşecek gibi duruyor.
" Bu depoyu biliyorum"
Videonun hemen altına bir konum gönderilmişti Neden birini kaçırıp onu tuttuğun yeri gönderirsin ki? Aklımda 40 tilki dönüyordu. Ama umurumda değil çünküm kalbim beynimden hep 1 adım öndeydi.
" Ya tuzaksa polisi mi arasak "
" Allah belanızı versin klozet bokları ! abi kafayı yicem Elif ve Anıl ne halde bilmiyoruz ne yapacağız onu bile bilmiyoruz"
" Aramayacağız "
" Ne "
Tüm bakışlar bana dönmüştü
" Sizce önlemini almamış mıdır? Ya daha kötü bir şey olursa. Bu bizim meselemiz polisi bekleyemem"
" Ada haklı bekleyin hemen geliyorum "
Ilgaz kısa bir telefon görüşmesi yaparken ayça, sedef ve ben birbirimize sığınırcasına sarılıyorduk. Sedef öyle çok titriyordu ki elleri bacakları en çok da çenesi..
" Elif ölürse ben yaşayamam "
Elimle ağzını kapattım
" Şşt Öyle bir şey olmayacak"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GÖLGELERİN İÇİNDE( ARA VERİLDİ )
RomanceOkulunuzda çıkarılan yangının hedeflerinden biri olmak mı? o gizemli çocuğun kim olduğunu biliyor musunuz? Bu karmakarışık olayların içinde yanınızda kim olacak? Düşmanınız karşınızda mı yoksa arkanızda mı?