_________________
"JAY BUNU NASIL YAPARSIN?"
Jake sabahın köründe annesinin telefonu ile uyanmıştı. Ve annesi nasıl olduğunu bile sormadan direk iki ayın borcunun ödendiğini ama kendilerinin ödemediğini anlatmıştı. Jake ödeyen kişinin kim olduğunu zaten çok iyi biliyordu. Bu yüzden o gün yaşadıklarını yarım yamalak anlatıp -zorbalık kısmını özellikle atlamıştı- o kişinin bir arkadaşı olduğundan bahsetmişti.
"Lütfen Korece! Ve ne yapmışım?"
Jake sinirle iç çekti. Eğer ayağa kalkabilse onu sinirden boğabilirdi muhtemelen.
"Sana karışma demedim mi ben?"
Jay olayı ne kadar iyi bilse de bilmemezlikten geliyordu. Jake'i sinir etmek hoşuna gitmeye başlamıştı.
"Sana o kadar ödeme dememe rağmen... Neden beni dinlemiyorsun?"
"Jake, biz artık arkadaşız. Arkadaşların arasında paranın lafı olur mu?" demişti gülerek.
"Olmaz, ama bu kadar büyük miktar söz konusu ile olması gerekir."
Jay onu takmadan uzandığı yatağından kalkmış ve odadaki pencereden dışarı bakmıştı.
"Kötü bir şey yapmadım Jake. Hem şu lanet param ilk defa iyi bir şeye yaradı. Hem bunu seni küçük düşürmek için falan yapmadım. Amacım sadece yardım etmekti."
Jake ona gülümseyerek bakmıştı. Öyle bir amacı olmadığını tabiki biliyordu.
"Teşekkürler, her şey için."
..............................
"Hyung, kan stoğu maalesef bitmek üzere. Ne yapacağız?" Niki çaresiz bir biçimde Heeseung'a bakmıştı.
"Bilmiyorum Niki..."
Heeseung boynunu yere eğip düşünmeye başlamıştı. Ne yapabilirlerdi? Okuldan çıkmalarına izin yoktu ve okulun içinde doğru düzgün hayvan yoktu. -Sunghoon'un ara sıra yakaladığı fareler hariç-
"Size daha fazla fare bulamam açıkçası." Çünkü okulda fare kalmamıştı.
"Ne yapacağız o zaman?" diye sordu Jungwon.
"Bence bir kere insan kanı içmekten zarar gelmez. Sizce?" Sunghoon'un rahatça söylediği şey ile hepsinin gözü şokla açılmıştı.
"Kafayı mı yedin sen?" dedi Sunoo.
"Ne? Sanki vampirler insan kanı içmiyor mu? Bir kere de biz içsek ölmeyiz bence. Hem bir insandan alacağımız kan herhangi bir hayvandan alacağımız kandan iki kat daha avantajlı. Çünkü insan vücudunda daha fazla kan var."
Hepsi ona göz devirirken Heeseung onun dediğine kahkahalarla gülmüştü.
"Bence bu çocuk doktor olmalı." Kolunu Sunghoon'un omzuna atmıştı.
"Eğlenceyi bir kenara bırakın! Burada ciddi bir sorunumuz var. Ve insan kanı işini de kafandan çıkar Sunghoon hyung. Bu imkansız. Çünkü bizi görebilirler." Jungwon kesinlikle içlerindeki en olgun kişiydi.
Sunoo başını Niki'nin omzuna yaslamıştı. Son zamanlarda kendini halsiz hissediyordu. Özellikle de insan içine çıkmaktan çok korkuyordu son dönemlerde. Nedenini kendisi de çözememişti.
"Keşke benimle arkadaş olmasaydınız. Sonuçta ben sizin gibi safkan değilim. İlla bir gün başınıza bela olacaktım."
Niki onun kafasına hafifçe vurmuştu.
"Kes sesini, boş yapıyorsun!"
Maalesef içlerinde safkan olmayan tek kişi Sunoo'ydu. Diğerlerinin soy ağacında bir tane bile insan bulunmazken Sunoo'nun bizzat amcası insandı. Tabi tek amcası değil birkaç uzak akrabası da insan kanındandı. Efsaneye göre safkan olmayan özel vampirler hayatının belli zamanlarında normal vampire dönüşürdü. Tabi Sunoo bu hâle gelene kadar efsane sayılırdı bu. Şimdi iş efsaneden çıkıp gerçeğe dönüşmüştü.
"Aslında benim bir fikrim var!" diye atladı Sunghoon. Planını kabul ettirmeye karalıydı.
"Şimdi Heeseung hyung zamanı durdurabiliyor veya zamanda geriye gidebiliyor değil mi? Heeseung hyung zamanda geriye gidip bir insanın kanını bize getirebilir. Tabi tatil zamanına gitmesi gerekiyor bunun içi-"
"Çok salaksın, biliyorsun değil mi?" dedi Heeseung onun dediklerine kahkaha atarak.
"Sen sanki çok zekisin..."
"Şaka yapıyorum be Hoon! Ama insan kanına ihtiyacımız olduğunu sanmıyorum. Annemlerin evine gidebilirim direk."
Sunghoon ilk başta demek istediğini anlamasa da sonradan jetonu düşmüş ve kafasını sallamıştı.
"Bunun tehlikeli olmayacağından emin misin hyung?" diye sordu Jungwon.
"Bilmiyorum. Ama Sunoo için denemek zorundayım. Yoksa yakında Jake'in güvenliğinden endişe edeceğim."
Bunları duymak Sunoo için biraz kırıcıydı. Ama haklı olduklarını biliyordu. Çünkü kana ihtiyaç duyduğunda hiçbir şekilde vücudunu kontrol edemiyordu.
"O değil de Jay hyung ile Jake hyung nerede?" Onların bu kadar uzun süre bir arada kalması kesinlikle hayra alamet değildi.
"Odalarındalar. Biliyor musunuz son zamanlarda çok iyi anlaşıyorlar." Sunghoon dedikodu yapmayı seviyordu.
"İyi bari. En azından artık diken üstünde değiliz Jay hyung konusunda." dedi Sunoo.
__________________
"Taki... Sizi çok özledim."
"Artık burada kalmak zor gelmeye başladı Taki. Hâlbuki siz olmadan yaşayabileceğime çok emindim."
Jay aniden uykusundan uyanmıştı. Halbuki rüyasının en heyecanlı yerindeydi.
Jake'in yatağına doğru vücudunu çevirdiğinde onun yatağında olmadığını farketmişti. Bacağı öncekinden daha iyiydi ama hâlâ düzgün yürüyemediğini biliyordu.
"Sizin yanınıza gelmek istiyorum Taki..."
Jay duyduğu tanıdık ses ile yatağından kalktı. Sesin yönünü bulmaya çalışıyordu. Odadan dışarı çıktı ve etrafa bakındı. Ortalıkta kimse yoktu. Kulağını Jake'in sesine odakladı. Yakında bir yerlerdeydi.
Yavaşça ortak salonu gezmeye başladı. Jake konuşmayı bırakıp ağlamaya başlamıştı. Bu da Jay'in onu bulmasını kolaylaştırmıştı işte. Hemen koltuğun yanında yere çökmüş, ağlıyordu. Ama gözleri ilginç bir şekilde kapalıydı.
"Uyurgezer..." Jay onu rahatsız etmemeye dikkat ederek yanına oturmuştu. Hem ağlıyor hem de Avustralya aksanı ile bir şeyler mırıldanıyordu. Eğer mırıldanmasa Jay bir şeyler anlayabilirdi, ama maalesef...
"Kahretsin ki bana eski beni hatırlatıyorsun..." Ona bakarken buraya geldiği ilk zamanları hatırlıyordu.
Başını karşı tarafa çevirdi.
"Ailem yanımdaydı ama senin kadar iyi bir aileye sahip olduğumu sanmıyorum. Çok şey çektim..."
"Seninle yakın olmak istemedim Jake. Çünkü eski beni görmekten nefret ediyorum..."
Şu an yaptığı tek şey içini dökmekti. Saçmalasa bile buna ihtiyacı vardı.
Jake'in mırıldanmaları kesilmişti. Muhtemelen şu anda uykuya dalmak üzereydi.
Jay ayağa kalkıp onu kucağına almış ve tekrardan odasına götürmüştü. Onu yatağına güzelce yatırdıktan sonra da üstünü örtmüş ve kendisi de yatağına yatmıştı.
"Merak etme. Yaşadıklarımı yaşamana izin vermeyeceğim."
•Bölüm Sonu•
Saçma bir bölüm daha... Ficin nereye gittiğinden emin değilim artık hfwiwosjxj
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Tamed-Dashed (Jayke)
FanfictionOkulun kaderini kökten değiştiren 6 'normal' genç. Sırlarını Jake gelene kadar kendileri hariç kimse bilmiyordu. Ama Jake'in okula burslu gelmesi ile hayatları kökten değişmişti... Cover Desing by:sakuranisy Başlangıç: 09.08.2023 Bitiş: 08.12.2023
