3.0

306 38 54
                                        

Flashback

"Jay!"

Jay kafasını gömdüğü sıradan kaldırıp kendisine seslenen kişiye bakmıştı. Okuldaki en büyük zorbası tam olarak karşısında duruyordu.

"Efendim?"

Çocuk gülmeye başlamıştı. Muhtemelen yine bozuk aksanı yüzünden ona gülüyorlardı. Yine de umursamadı, çünkü alışmıştı.

Kore'ye geleli yaklaşık 4 ay olmuştu muhtemelen. Ve herkes onun çoğu şeyi anlamadığını biliyordu. Bu yüzden çocuk yanındaki arkadaşına bir şeyler fısıldayıp İngilizce bir şekilde çevirmesini istedi.

"Beden hocası seni spor salonunda bekliyor. Geçen sefer beden dersinde senden etkilenmiş galiba. Onun hakkında konuşacakmış."

Gözleri parlamıştı. Kore'ye geldiğinden beri duyduğu ilk iyi haber bu olabilirdi. Onların kendi zorbası olması umrunda değildi. Hocasının yanına gitmesi gerekiyordu. Bu yüzden onların peşine takılarak spor salonuna gitmişti.

İçeri girdiğinde etrafta kimsenin olmadığını görmüştü.

"Nerede?" diye heyecanla sormuştu.

"Bilmiyorum ama birazdan gelir."

Başını sallayıp öğretmenini beklemeye başlamıştı.

"Kapıyı kilitleyin." diye fısıldamıştı arkadaşının kulağına. O ise diğerine işaret vermişti.

"Ne-neden kapıyı kilitliyorsunuz?" Jay yavaş yavaş olacakları anlamıştı. Ona karşı asla iyilik yapmayacak 3 kişiye neden inanmıştı ki saf gibi? Korkmuş bir biçimde etrafa göz gezdirdi. Ve tahmin ettiği gibi bulundukları odada ikinci bir kapı vardı. Eğer biraz hızlı davranırsa kaçabilirdi.

Diğerlerinin konuşmalarını fırsat bilerek yavaşça o kapıya ilerlemeye başladı. İlerledi, ilerledi... Kapı ile aralarında 10 cm kala derin bir nefes alıp çaktırmadan arkasını dönmüştü. Ve arkasını dönmesi ile karnına tekme yemesi bir olmuştu. Güçsüz bir yapıya sahip olduğundan anında yere düşmüştü. İşte yine başlıyordu işkence.

"Ciddi ciddi bize inandın ha? Bu kadar zavallı olduğunu bilmiyordum." deyip güldü. Ardından da diğer ikili güldü.

Aralarında en iri yapılı olan onu tuttuğu gibi acımadan duvara ittirmişti. Kafasını duvara vurmasının verdiği acı ile tekrardan yere düşmüştü. Direnmek istedi, onların kendisine yaptıkları gibi onları ölesiye dövmek istedi. Ama düşündüğü hiçbir şeyi eyleme dökmedi. Çünkü kazanamayacağını biliyordu. O bu hayata mahkûmdu.

Üçü birden kendisini tekmelemeye başlamıştı. Canı yanıyordu. Acıdan haykırmak, haykırarak ağlamak istiyordu. Ama onu da yapamamıştı. Çünkü ne kadar istese de sesi çıkmıyordu.

..........................

Gözlerini açtı. Vücudu donmuş gibiydi. Titrediği hissediyordu. Ama bunun acıdan mı yoksa soğuktan mı olduğunu kestiremiyordu. Sahi ne kadardır buradaydı?

Ayağa kalkmaya çalıştı. Ama beceremedi ve geri dizlerinin üzerine düştü. Vazgeçti ve sürünerek duvara yaklaştı, kendini duvara yasladı ve kendine gelmeye çalıştı. O sırada gözüne yerdeki kırmızı lekeler çarpmıştı. Bunlar kendi kanı olmalıydı. Vücudu süzdü. Gerçekten berbat görünüyordu. 

Bağırmayı denedi ama yapamadı. Sesi dahi çıkmıyordu. Oda her geçen saniye daha da soğuyordu. Daha fazla buna dayanabileceği ise şüpheliydi. Elinden bir şey gelmeyeceğini farkedince sessizce Tanrı'ya yalvarmaya başladı.

Tamed-Dashed (Jayke)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin