Gerçekleşen Hayaller-Bölüm 12

48 7 0
                                    



Bir yılı geride bıraktım, bir yıl boyunca bu anı bekledim. Evet emeğimin sonucu bir tık uzakta. Ekranın açılmasıyla çığlığımı tutamadım... Dokuz Eylül Hukuk Fakültesi... Hayellerim ve emeklerim şuan gözümün önündeydi başarmıştım...


Derin başarmıştı, canım kardeşim Dokuz Eylül Psikoloji'yi kazanmıştı. Sidelya da İzmir'i kazanmıştı: Ege Üniversitesi Tercümanlık. Sale ve Erva istedikleri gibi Bursa Uludağ Üniversitesi'ni kazanmışlardı. Sale Psikoloji, Erva da hemşirelik... Dahası Mert ve Taha da Bursa Uludağda mühendislik kazanmışlardı, Sale ve Erva ile ayrı kalmayacaklardı. Ve tabiki Efil, zeki, çalışkan kızımız, GATA'da tıp okuyacaktı...


Rüya değildi gerçekti. Ama gerçek olamayacak kadar güzel...


***

"Kızım arabada bize yer kalmadı, yeter artık."


"Tamam babacım, son bir bavul daha..." Aslında babam haklıydı, eşyalarım hiçbir yere sığmıyordu. Allah'tan yurdu ayarlamak için babam götürüyordu. Yoksa bu bavul ve valizleri hiçbir otobüs şirketi almazdı... Derin bir hafta önceden gitmişti. Sidelya ise benim gibi bugün çıkacaktı. Kampüslerimiz arasında baya bir mesafe vardı ama aynı şehirdeydikdik. Üstelik de ilk dönem yurt sözüm bitince eve çıkacaktık...


Telefondan gruba mesaj attım.


Evet canlar durum değerlendirmesi yapıyoruz. Nerdesiniz, yerleşebildiniz mi?


İlk mesaj tabiki Efil'den geldi. Şuanda kampüs sınırları içindeyim Narin.


Daha sonra Sale'den: Maviş, bende yerleştim. Hatta birazdan Mert ile kampüs turu atacağız.


Erva'nın sesi soluğu çıkmıyor!


Şeyy, prenses ben Taha'nın yanındayım, sorun yok yerleştim.


Sidelya da aramıza katıldı. Beni biliyorsun birazdan çıkacağım bebeğim.


Biliyorum canım. Derin de malum geçen hafta gitmişti, şimdi de uyuyor anlaşılan uykucum. Ben de birazdan çıkacağım, en yakın zamanda plan yapıp sizi bilgilendireceğim canlar. Öpüyorum...


Yurda yerleşmem uzun sürmese de eşyalarımı taşımak baya bir zaman aldı. Odalar iki kişilikti. Oda arkadaşım yerleşmişti ama şuan ortalarda yoktu. Babam ile biraz gezip, biraz da annemi konuştuk. Nasıl ağlamıştı çıkarken, duygusal sultanım benim... Babamı uğurlarken benim de içim burkuldu bide nedense babam giderken "Artı teşekkür için akşam ararsın."dedi. Ne dediğini anlamadım ama içimden bir ses akşam anlayacağımı söylüyor...


Yatağa uzanmış telefonuma gömülmüştüm ki kapı birden açıldı. Kese kağıdı mı? Aman Allah'ım şansa bak o da arkadaşım mı şu karşımdaki?


"Me-meraba. Bir sorun var?" Bana doğru yavaş adımlarla geliyordu, yatağımın yanına geldiğinde kafasındakini çıkarıp, yatağa atlaması bir oldu. İstemeden çığlık attım. Ama korkudan değil sevinçten.

BEYAZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin