Bölüm 14

133 3 0
                                        

SEEEEELAAAAAAM❤️❤️ ben geldim. Hızlıca bölüme geçelim mi efendim? Tamam tamam bölüm sonu konusuruz🤠 iyi okumalar!!🙈
.
.
Ofisin kapısının açılmasıyla iki yandan konfeti patladı. Aniden çıkan ses ve alkışlamalarla ödüm koptuğu için yerimde zıpladım ama hızlıca toparladım. Etrafıma baktığımda insanlar hem alkışlıyor hemde iyi ki doğdun eflal diye bağırıyorlardı. Bu anı yaşamayalı beş yıl olduğu için açıkçası baya baya duygulanmıştım. En son kutladığım doğum günüm hem duygularımın öldüğü hem de yeni hayatımın başladığı gün olduğu için bir nevi realkarne olmuş gibiydim.(realkarne:yeniden doğmak) etrafıma baktıkça gözlerim doldu çünkü bu yapılan kutlamanın anlamı benim için çok büyüktü. Evet bu gün 3 ekim benim doğum günümdü. Varlığını benim bile unuttuğum doğum günümü hala hatırlayan birileri olması bana tekrar değerli hissettirdi kendimi. Tam karşımda elinde pastayla duran seda ablayı görünce her şeyi onun organize ettiğini anlamıştım. Sırasıyla herkesle sarıldıktan sonra sıra seda ablaya gelince elindeki pastayı işaret ederek üflesene dermiş gibi baktı. Yandan bir kız dilek tut dilek tut dedi. Dileğimi tuttum. Pastayı üfledim. Aslında dileğim çok basitti. Ömrümün kalanını sevdiğim insanlarla huzur içinde geçirmeyi diledim. Ama benim bu dileğim olmayacak duaya amin demek gibi bir şeydi sanırım. Seda abla elindeki pastayı yandaki kıza verince bana sıkıca sarıldı. Sanki anneme sarılmış gibi hissettirdi bana çünkü o da beni böyle sıkıca sarardı. Gözlerim iyice dolunca bir damla yaş aktı gözlerimden. Hemen sildim ve seda ablaya döndüm.

-ya ne gerek vardı çok teşekkür ederim her şey için. Hepinize çok teşekkürler arkadaşlar iyi ki varsınız bana kendimi tekrardan çok özel hissettirdiniz.

-kızım bir kere daha böyle cümleler duyarsam vurcam seni. Ne demek ya bu gün senin doğum günüün.

Ona gülümsedim ve yandaki kızın konuşmasıyla arkamı döndüm.

-yalnız şu kapının önündeki araba kimin ya sen geldiğinden beri orda duruyor.

-ay o hala gitmemiş mii? siz pastayı kesip yiyekoyun ben geliyorum hemen.

Hızlı adımlarla araca ilerledim.

-ya sen neden hala burdasın insanlar seni soruyor.

-bu gün doğum günün mü?

-evet?

-neden söylemedin?

-ben bile unutmuştum ama seda abla umutmamış.

- anladım. Tamam neyse ben gidiyorum.

-görüşürüz.

Arabadan uzaklaştım ve o da arabayı çalıştırım yola çıktı. Bende ofise döndüm ve herkesle pasta yemeye başladık. Pastalar bitince hediyeleşme faslına gelmiştik. Herkes sırayla hediye veriyordu. İçimden ohh beleş mal baldan tatlıdır diye geçirdim. Aslı diye bir kız hediyesini verince kutuyu açmamla karşımda ofisle beraber çekildiğimiz bir fotoğrafın basılı olduğu bir kupa vardı. Siyah beyaz olan bu resim o kadar güzeldi ki. Sanki kalabalık bir aileymişiz gibiydi. Teşekkür etmemle sırada bir çocuk vardı. Adını bilmiyordum adını sordum. Adının sıraç olduğunu öğrendiğim çocuk da bana hediyesini verdi ve hediyeyi açınca içinden çok güzel bir atkı çıkmıştı. Çok beğendiğimi söyledim ve teşekkür edip tokalaştım. Bir kaç hediye daha aldığımda seda abla beni odasına götürdü.

-benim hediyem odada

-yok artık bu gün daha fazla hediye kaldıramayacağım.

-hadi düş peşime.

Karamel +18Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin